Çıraklıktan başkanlığa; Hacı Emin Ünal

Çıraklıktan başkanlığa; Hacı Emin Ünal

Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma İnci Gül’ün hazırlayıp sunduğu, İnci Gül’le Gazette Manşeti’nin konuğu Adana Kuaför Ve Manikürcüler Odası Başkanı ve Almira-Deluxe Salonun sahibi Hacı Emin Ünal oldu. Günümüzde moda olan saç renklerinden tüyolar veren Ünal, “Ben  yaşa, cilt rengine, çalıştığı ortama bakarak yapmaya dikkat ediyorum. Örneğin çok frapan bir model istiyor müşteri. Acaba o frapanlık makyajsız nasıl duracak ya da iş yerinde bunu kaldırabilecek mi taşıyabilecek mi önce düşünür ve fikir veririm” dedi.

Sizleri yakından tanıyabilir miyiz? Aslında benim çok merak ettiğim eminim müşteriliniz de sizleri yakından tanıyanlar da merak ediyordur. Ben sizi Ali Bey olarak biliyorum kimlikteki isminiz Hacı Emin Ünal. Neden size Ali Bey diyorlar?


Ustam Vedat Sanrı çırak olarak ilk gittiğim zaman o da yaklaşık 1970’li yıllarıydı. İsmimi sordu ‘Hacı Emin Ünal’ dedim. ‘Bundan sonra sen Ali olacaksın’ dedi. Ustamın vermiş olduğu bir isim yani. Hacı Emin’i empoze etmek için çok çaba sarf ettim. Seçimlerde bil hassa insanlar Ali olarak biliyor. Kendimi tanıtmak gerekirse Yumurtalık’ın Kuzupınarı Köyü doğumluyum, 1973 yılında mesleğe başladım ve bu meslekten emekli oldum. 58 yaşındayım. Bizim meslek gurubu görüntü olarak daha farklı olmak zorundayız ve hakikaten yorucu bir mesleğimiz var ama çok da aktif olan bir meslek, çok çabuk karar verebilme yeteneğine sahip olmak gerekir. Çıraklıktan bugünlere geldik.


Çıraklık dediniz de çıraklık ile ilgili bir sorum olacak. Çırak bulmakta zorluk yaşıyor musunuz? Çünkü bir çok meslekte artık bu sorun var.


Bizlerde de aynı sorunlar var. 4+4+4 ilköğretim sisteminin değişmesi  biraz sıkıntı yarattı. Şuanda kanunlarımız çok değişiyor. Çıraklık eğitim merkezi kanunları değişti. Çıraklık eğitim merkezlerimiz lise kapsamına aldı. Dolayısıyla oradan gelen stajyerlerle işi yürütmeye çalışıyoruz. Stajyerlerin de sınırları var biz çocukluğumuzda çok zor zamanlar yaşadık. Sabahın 6’sında kalkardık, akşam 9’a kadar çalışırdık. Bazen öğle yemeği bile yiyemezdik. Şimdi stajyer arkadaşlarımız şanslı. Onların kanun hakları farklı. Devlet güvenceleri var, sigortaları var, her şeyden faydalanabiliyorlar. Biz çok eziliyorduk.


Aslında böyle olması da doğru değil mi? Siz ezilmekten ziyade mesleğinizi seviyordunuz.


Tabi. Zaten sevdiğiniz zaman bu mesleğin içerisine girmiş oluyorsunuz. Hala da mesleğimi seviyorum. Allah sağlık verdikten sonra mesleğimize de devam edeceğiz.

Meslekte yaşadığınız sıkıntılarla ilgili bir anınız var mı?

Sıkıntılar tabi oluyor. Çalışan bir elemanın hatası bize mal oluyor. Çok bir sıkıntı yaşamadım. Tüm meslektaşlarımda da oluyordur.

 

Kuaförlük mesleği Adana’da ne durumda?


Adana’da standart düştü. Neden düştü? Meslektaşlarımızla da alakalı sıkıntılarım var. Kuaförlük mesleği derken önce meslektaşlarımızın bu mesleği bakış açısı çok önemli.  Çok üzülerek söylüyorum, esnaflığı, kuaförlüğü hak etmeyen meslektaşlarımız var haksız rekabet konusunda. Çok değerli kardeşlerimiz, arkadaşlarımız var. Bizden çok çok küçük olmalarına rağmen bakış açıları çok iyi. İyi bir ustanın yanında yetişen, iyi meslektaşlarımız var. Kötü bir ustanın da yanında yetişen kötü meslektaşlarımız da var. Kimsenin hakkını gasbetmeden çalışmamız lazım fakat şuanda öyle bir nesil geliyor ki ‘diğer esnaf bitsin, ben öne çıkayım’ diyor. Ama neyle sanatla değil, fiyat politikasıyla. E bunlarda sıkıntı yaratıyor.

 

Adana’da fiyat aralığında bir sıkıntı var. Her kuaför, Kuaför Ve Manikürcüler Odası’nın   belirlemiş olduğu tarifeyi uygulamıyor. Çok fahiş fiyatlar sunuyor müşteriye. Müşteri de bu durumdan çok şikâyetçi olmuyor.

Müşterinin memnuniyet duyması şöyle örnek vereyim 5 liraya bir manikür yaptıran bir müşteri sağlığını hiçe sayıyordur. Acaba o müşteri hastalık kapar mı? Onu düşünmüyor. Sağlık acısından ciddi sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Hiçbir antibiyotiğin tedavi edemediği enfeksiyon hastalıkları var. Kaliteyi kimler yaratıyor dersek kuaförler mi? hayır. Müşteriler kendi kalitesini yaratıyor.  Sorgulayan, kaliteli bir müşteri kuaförüne güvenmeyi de bilir.  Fiyat politikası bizim Adana’nın sıkıntısı değil, tüm Türkiye’nin sıkıntısı. 5362 sayılı kanun çerçevesinde tarifemizin azami fiyatları var. Kanuna tabii olarak azami hadları gösteriliyor. ‘Üste çıkmazsın ama alta sıfıra kadar inebilirsin’ cümlesi olduğu sürece bu Türkiye’nin sorunu olmaya devam edecek. Konfederasyondan ve bakanlıktan bununla ilgili çalışma bekliyoruz. Böyle bir çalışma olursa çok iyi olur çünkü esnafı zor durumdan kurtarır. Meslektaşlarım bir fön çekmeyle, bir saç kesmeyle bu işler olmuyor. Bu işin arka planında sağlık, kimya, sanat var. Bu mesleğin arka planında sanat olmazsa ben şahsım bu mesleği yapmam. Neden bırakamıyorum, kanıma işlemiş sanattan dolayı.


Amerika ve Avrupa’daki meslektaşlarınızla kendinizi kıyasladığınızda Türkiye ne durumda?

Amerika’yı bize eş değer bulmuyorum. Bizim yetişme tarzımız ayrı. Almanlar, Fransızlar ve İtalyanlar bu işin duayeni. Amerika ise altyapısı yok yani onların bir belgesi  yok sertifika tarzı belgeleri var. Onların çalışma stilleri de farklı. Biz ikisi bir arada çalışmayız. Önce zemin sonrasında da uygulamaları yaparız. Onların sistemlerinde ise zamanla bir yarış olduğu için çalışma tarzları da aynı. Koltuk kiralama olayı mesela.  İkisini bir arada çok kuvvetli volumlerle çalışıyor. Balyajı yapıyor, aralarını boyuyor yarım saatte ısıyı veriyor, yıkıyor, bitiriyor. Saçta şöyle bir sorun vardır saçta ne kadar hızlı çalışırsan o kadar çok zarar verirsin. Hızlı çalışan volümler saça her zaman zarar verir. Saç oryal işleme girdiğinde saçın yapısından bazı şeyleri ister istemez götürüyor ve bunun sonucunda kuruluk yapabiliyor. Saç sıfıra gidiyor ve o sıfırdan sonra zaten saçı zorladığında saç kırılıyor. Saçlardaki kırılmayı, kopmayı alacak ürünler var ama çok sıfıra kadar. Bir de öyle bir şey var genç kızlarımız bile platin yaptırıyor. Eskiden daha doğal tonlar kullanılırdı. Sarının başka bir güzelliği var ama aşırı sarı, platin sarı dediğimiz daha kadınsı gösteriyor.


Günümüzde moda saç tonları hangileri?

Aslında bakarsanız moda saç tonları diye bir kavram kalmadı. Kişi geliyor, sosyal medyadan bir fotoğrafla ‘ben bunu istiyorum’ diyor. O saç rengini isterken saçın bu rengine uygunluğu var mı, olur mu dikkat etmiyor. Bunlar önemli şeyler. Ben  yaşa, cilt rengine, çalıştığı ortama bakarak yapmaya dikkat ediyorum.  Örneğin çok frapan bir model istiyor müşteri.  Acaba o frapanlık makyajsız nasıl duracak ya da iş yerinde bunu kaldırabilecek mi taşıyabilecek mi önce düşünür ve fikir veririm. Balyajlar devam ediyor zaten. İnce gölgeler hem saça parlaklık vermek amacıyla herhangi bir renkte olsa yani koyu renk de olsa kestane de olsa içinde bir yansıma verecek çok ince çizgi halinde gölgeler var bu önümüzdeki dönemde.


Kuaför Ve Manikürcüler Odası’na kayıtlı kaç üye sayısı var? Kayıtlı olmayan kaç iş yeri var?

1400’e yakın üyemiz var. Kayıtlı olmayan iş yerleri ile mücadelemiz devam ediyor. Belediyeler ile ortak çalışıyoruz belediyelerle kol kola olmaz güzel. Ama o konuda da sıkıntılarımız oluyor. Benim şikâyetçi olduğum konular oldu. Benim antetli kağıdımla zabıtalar iş yerlerine gidiyor. Üye olan iş yerlerine de uğramak zorunda kalıyorlar. Bu sefer ben üyelerimle sıkıntı yaşıyorum. Benim antetli kağıdımı alıp gezmenize gerek yok.  Belediye olarak siz bir liste hazırlayıp öyle gezin. Benim antetli kağıdımla geziyorlar bizi başkanınız gönderdi gibi lanse ediliyor. Zaten kayıtlı olan üye bu sefer kırılıyor. İş yerleri oda kaydı olmadan ruhsat alamaz. Kanunlara göre ustalık belgesiyle de iş yeri açamaz. Ama maalesef maliyemiz kişiye vergi levhasını verdiği için bizde işlem bitiyor. Bağlayıcı belediye oluyor. Oda kaydı olmadan da belediye ruhsat veriyor. O bizi biraz rahatlattı.


Güzellik salonlarının da ayrı bir odası yok Kuaför Ve Manikürcüler Odası’na kayıtlılar değil mi?

Güzellik salonları, dövme stüdyoları NACE kodundan dolayı hatta halı yıkamacılar bile bize kayıtlı. Hiyjen kelimesinden kaynaklı sağlıkla alakalı olarak bize kayıt yaptırıyorlar. Güzellik salonları da bize kayıtlı grup. İsmi değiştirmek için görüşmelerimiz devam ediyor. Onlar da meslek grubu bize yakınlar Oda olabilmeleri için 500’ün üzerinde üyeye sahip olmaları lazım. Diğer dernek başkanlarıyla görüşüp isim değişikliğine inşallah geçeceğiz.


Oda olarak sıkıntılarınız var mı, varsa neler?

Var ama bunlar kanunla alakalı sıkıntılar. Bize uygun kanunların çıkması lazım. Üç tane ana sıkıntı sıralayayım size. Bunlar tüm Türkiye’nin sıkıntısı. Bir fiyat politikası. Tatil günlerimiz iki. KDV’miz üç.

Bir kuyumcu gidiyor elmas satıyor 0 KDV, biz yüzde 18 KDV. Hizmet sektörlerinde biraz daha KDV indirimi olabilir. Bir kanun çalışması olmadığı takdirde bizlerin elinden bir şey gelmiyor. Bunu da üyelerimiz bilsin. Bizler elimizden geldiğince bu işe gönül koyduk ama elimizin kolumuzun bağlı olduğu zamanlar da oluyor. Dün akşam bir arkadaşım aradı. Bir meslektaşımız indirim afişi asmış. Bu benim değil, belediyelerin işi. Orada bir fiyat afişi varsa onu indirmeniz lazım. Adana’da görüntü kirliliğine neden oluyor. Adana’yı çok kötü gösteriyor. Adana sanatsal anlamda çok iyi bir konumda ama gel gelelim bazı şeyler bizi çok zor durumda bırakıyor.


Adana’da bir güzellik fuar’ı düzenlediniz. İstanbul’da da katılmıştınız. Önümüzdeki Günlerde de yeni bir projeniz olacak mı?

İstanbul’a misafir olarak katıldık. Oda başkanına destek olarak katıldık fakat Adana’da Fuar yoktu. Adana’da ilk güzellik fuarı yapıldı. Biz bu sefer ev sahibiydik. Güney, Kayseri, Malatya, Diyarbakır, Antep, Antakya buralardan otobüs kaldırarak buraya misafirler davet ettik. Fuar çok iyi geçti. Adana olarak biz, elimizi taşın altına koyduk. Derneklerimiz  Adana’lı firmalarımız keza öyle. Buradan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Herkes sahiplendi. Adana Kozmetik fuarında Ankara’yı geçtik. Adanalı meslektaşlarımıza da sesleniyorum senede bir gününüzü, bir saatinizi ayırın. Adana’yı  ne kadar güçlendirirsek Adana’ya katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum.


Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

En güzel şey esnaf olabilmek. Esnaf olalım, Adana’mıza mesleğimize sahip çıkalım.

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                                  


 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER