Eğitim aşığı muhtar: Şahap Canoğulları

Eğitim aşığı muhtar: Şahap Canoğulları

Yüreğir’e bağlı Haydaroğlu Mahallesi Muhtarı Şahap Canoğulları, Gazette’ye konuştu. Mahalle olarak eğitim düzeyinin yüksek olduğunu dile Canoğulları, “Kurduğumuz kütüphanemizde şu anda 3 bine yakın kitabımız var. İnsanların hepsini okuyup kendi iradesiyle seçim yapabileceği veya eleştiri yapabileceği bir ortam sunuyoruz” dedi. Öte yandan mahallelerinde liselerinin olmadığını belirten Canoğulları, yetkilileri göreve çağırdı.


İşte Haydaroğlu Mahallesi Muhtarı Şahap Canoğulları ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportaj;


Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Şahap Canoğulları kimdir?


Şahap Canoğulları 1962 yılında Haydaroğlu Mahallesi’nde doğdu, hala doğduğu evde yaşamakta. Karşıyaka Lisesi mezunuyum. Evliyim, 3 tane çocuğum var. İkisi mühendis, bir kızım da işletme mezunu. Muhasebecilikle başladım hayata. Daha sonra pazarlama üzerine ticarete başladım. Bir müddet ihracat, bir müddet yurt dışında bir firmanın yöneticiliğini yaptım. Şu anda da emekliyim ama tarımcılığa da devam ediyorum.


Neden muhtar olmayı düşündünüz?


Yerel yönetimin en küçük birimi muhtarlık. Aynı zamanda en çok değer verilmesi, en çok değer görmesi gereken birim. Neden? Haydaroğlu Mahallesi yaklaşık 7 bin nüfusa sahip, 5 bine yakın bir seçmeni olan, önümüzdeki seçime kadar da 10 bin bandını bulacak potansiyeli olan bir mahalle. Şu anda Karataş yolu üzerinde verilen imar durumundan ötürü dikey yapılaşmalar son derece arttı. Dikey yapılaşmalardan dolayı nüfus yoğunluğu her gün artıyor. Kaymakamlıktan takip edebildiğimiz kadarıyla her gün yerleşim yerlerine gelen insanlarımız var. Haydaroğlu Mahallesi Adana’nın en eski mahallelerinden biri. 1800’lü yıllardan beri var olan bir mahalle. Haydaroğlu’nun da gereken önemi, gereken hizmeti göremediğinden dolayı aday oldum. Elimden geldiği kadar eğitimli insanların mahalleden göç etmesini önlemeye çalışacağım. Çünkü şu anda Haydaroğlu Mahallesi’nin eğitim düzeyi çok yüksek. Ancak maalesef göç veriyoruz, kendi mahallemizde tutamıyoruz. Bu göçlerin başlıca sebebi de, mahallemizde okulun olmaması. Lisemiz yok. Bir tane Anadolu Lisemiz var, o da yeterli değil. Lisemizin olmaması da göçün daha çok verilmesine sebep oluyor. Çünkü insanlar, çocuklarının gelecek kaygısıyla taşınmak zorunda kalıyorlar.


Peki, bu konuda gerekli girişimlerde bulundunuz mu Sayın Canoğulları?


Bu konuda gerekli girişimler mutlaka yapılacaktır, yapılıyordur. Biz de yapacağız. Çünkü bu bizim kanayan yaramız. İkinci konumuz, imar. İmar şu anda Karataş yolunun doğusunda kalan tüm mahallelerde orta ölçekli imar yoğunluğu 1,4, 1,6 verilmişken, bizim Seyhan ve Haydaroğlu mahallelerinde 1,0 olarak verildi. Şu anda bu konu da masamızda. Mutlaka bu konu için de girişimlerde bulunacağız. Geçtiğimiz günlerde Yüreğir Belediyesi’nin imar müdürü ve başkan yardımcısı ile bu konuyu konuştuk. Bu büyük bir eksiklik ve o eksikliği gidermeye çalışacağız. Üçüncü konumuz da, Karataş yolunun tamamen bitmemiş olması. Zaten ölüm yolu olarak adlandırılmıştı bir dönem. Valimiz Sayın Mahmut Demirtaş’ın girişimleriyle bir toplantı yaptık. TEDAŞ da bu yolun aydınlatmasını yaptı. Bu konuda da hem Sayın Demirtaş’a hem de TEDAŞ yetkililerine teşekkür ediyorum. Ama tabi yeterli değil. Çünkü dönecek hiçbir yer yok. Karataş yolu, yaklaşık olarak Havutlu’dan regülatör köprüye kadar, yani yaklaşık gidiş-geliş 16 km boyunca trafik kurallarına uygun dönecek hiçbir yer yok. Bu eksikliğin de bir an önce giderilmesi lazım. Çünkü hem zamandır hem de milli servettir. Dolayısıyla vatandaş, trafik kurallarına aykırı hareket etmek zorunda kalıyor.


Sayın Canoğulları projeleriniz nelerdir? Göreve geldiğiniz günden beri ve geleceği yönelik ne gibi çalışmalar yapacaksınız?


Ben seçim sürecinde mahalle sakinlerinin rahat edebileceği bir muhtarlık binasına taşınacağımı söyledim. Nitekim seçimden sonra da hemen taşıdık muhtarlığı. Yüreğir Belediyesi’ne ait bir yer, Haydaroğlu Aile Sağlık Merkezi’nin hemen üstünde. Bundan 10, 15 sene öncesine kadar halk eğitim merkezi olarak kullanılan bir yer. Bunun sözünü verdik ve hemen seçimden sonra hemen sözümüzü tuttuk. Tabi birkaç olumsuzluk vardı ve bunları hallettik. Bu konuda da hem Yüreğir Belediyesi’ne hem de Adana Büyükşehir Belediyesi’ne teşükkürü borç bilirim. Buraya taşınırken kütüphane sözü de vermiştik. Ki okumak en büyük faydadır insanoğluna. Öncelikle kendi kütüphanemi getirip, bağışladım Haydaroğlu Mahalle Muhtarlığı’na. Daha sonra da mahalle sakinlerinden çok sayıda bağış geldi. Şu anda kütüphanemizde 3 bine yakın kitabımız var ve çok çeşitli kitaplar. Yani belirli bir düşünceye veya belirli bir ideolojiye hizmet eden değil, aksine her düşünceden her ideolojiden kitabın mevcut olduğu, insanların hepsini okuyup kendi iradesiyle seçim yapabileceği veya eleştiri yapabileceği bir ortam sunuyoruz. Romanlardan, tarihten, din kitaplarından, siyasetten hatta tıp öğrencilerinin faydalanabileceği ders kitapları dahi var. Diğer arkadaşlarımız da yaklaşık 60, 70 öğrencinin faydalanabileceği bu seneye ait ders kitaplarını gönderecekler. Mahalle meclisi oluşturacağız dedik, meclis oluştururken çok amaçlı toplantı salonunu düzenleyeceğiz dedik ve onu da yaptık. Çok da güzel bir yer oldu. Aynı zamanda orada 12 yaş üzerine okuma – yazma kursu veriyoruz. Hatta ilerleyen dönemlerde daha başka kurslar açma niyetindeyiz. Bunlar bizim çok kısa vadede yapabileceğimiz şeylerdi ve bunları yaptık. Tabi uzun vadede yapılacak bir şeyler var ve bunları da zamana yaymak zorundayız.



İleriye dönük projeleriniz nedir peki Sayın Canoğulları?


Mahalle olarak çok eksiğimiz var. Taziye evlerimiz, kreş, spor alanlarımız, kapalı semt pazarımız, yaşlı bakım yurdumuz. Hepimiz yaşlanıyoruz, hepimizin ihtiyacı var. Özellikle kreş ve yaşlı bakım yurtlarımız çok önemli. Tabi biz tek başımıza yapamayız, bizi aşar bu konular ama ben inanıyorum ki; hem Adana Büyükşehir Belediyesi hem de Yüreğir Belediyesi bizden bu konularda desteklerini esirgemeyeceklerdir. Tabi bunların Türkiye genelinde ele alınması gerekiyor ama bu bizde biraz daha aciliyet istiyor. İnşallah bu 5 yıllık süreçte bütün projelerimizi hayata geçireceğiz. Ben mahalle sakinlerinden bu konularda biraz daha zaman istiyorum. Bize biraz daha zaman tanısınlar. Mahallemizdeki bütün yollarda asfaltma ve yamalar yapılacak. Sokaklarımızda çukur kalmayacak. Kaplama yapılması gereken iki tane sokağımız var. Onları da bildirdik, sanırım asfalt ihalesi bittikten sonra yapılacak. Altyapı sorunlarımız da var. Sağolsunlar ASKİ de onu çözüyor. Mahallemizin sokak aydınlatma lambalarının hemen hepsi yanıyor. Yanmayan olursa da anında müdahale ediyoruz. Muhtarlıklar siyasetin en küçük birimi ama belki de en değerli birimi. Çünkü yukarılara mahalle ile ilgili en iyi bilgiyi, en sağlıklı, hakkaniyetli bilgiyi muhtarlar iletir. Bu konuda bizim belediye başkanlarıyla veya meclis üyeleriyle ilgili hiçbir sorunumuz olmaz, olmamalı. Bu konulara gereken önemi kendilerinin de göstermelerini rica ediyorum.


Sayın Canoğulları, bu konu hakkında yukarı mercilere ne iletmek istersiniz?


Yerel yönetimlerde gerek ilçe belediyeleriyle, gerek büyükşehirle biraz daha istişare halinde olunursa, yönetimler daha hızlı ve daha sağlıklı olacaktır. Biz bu konuda bizi yönetenlerin liyakat sahibi olduğuna inanıyoruz. Liyakat sahibi yöneticilerimiz ile bu işleri çok daha rahat halledebileceğimizi düşünüyorum. Liyakat aslında genel siyasete de lazım. “Ekmeği fırıncıya verin” diye bir deyim vardır. Yani o ekmeği fırıncı yapmazsa, o ekmekten tat alamazsınız. Hata üstüne hata yaparsınız. Hatalar, başarısızlığı getirir. Başarısızlık ise ülkeyi olumsuz etkiler. Burada ortak akıl da çok önemli. Bütün düşüncelerin yapıcı bir şekilde tartışması lazım. Hiçbir düşünceyi aşağılamadan, birbirimizi anlayarak aslında iyiyi, doğruyu, en iyi yönetim şeklini bulabiliriz. Mustafa Kemal Atatürk, ulus devleti yarattı. Ulus devlet, feodal bir yapıya sahip olmayan bir devlettir. Çok ulusludur. Dolayısıyla bu ortak yaşamak anlamına gelir. Bakınız ulus devletler dışındaki bütün devletler çatır çatır çatlıyor. Özellikle son 20 – 25 senede dünyada olanları gördük. Doğu Bloğu’nun yıkılması, Libya ve Ortadoğu’nun Arap Baharı adlı projeden dolayı geldiği durum belli. Dolayısıyla bunlar ulus devlet olamayan devletlerin varacağı sonuçlar. Bizim ulus devletimiz de büyüklerimiz tarafından hazırlandı, verildi bize. Biz sadece onu korumaya çalışmalıyız. Şu anda görünen o ki; ulus devletler dışında hiçbir ülke başarılı olamayacak.



Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir Sayın Canoğulları?


En büyük problemlerimiz, mahallemizde yeni yapılan imar durumuna göre en azından bir Anadolu Lisesi’nin açılması. Kapalı semt pazarının olması. Mesela biz bunu Adana Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığından da talep ettik. Kapalı otobüs duraklarımız yok. Maalesef yazın güneşin altında, kışın yağmurun altında beklemek zorunda kalıyoruz. Bunlar aciliyet isteyen konular. Çünkü biz mahalle olarak Adana’nın dışında kalıyoruz. Sadece 170 numaralı otobüs geliyor, onun dışında bir vatandaş o otobüsü kaçırdığı zaman tekrar onu beklemek zorunda kalıyor. Adana Devlet Hastanesi yerinden kaldırıldı. Bu hastane Yüreğir’in güneyine hizmet eden en büyük hastaneydi. Şu an Yüreğir’in güneyinde bulunan ve aciliyeti olan bir hastanın, tam teşükküllü bir hastaneye ambulansla ulaşması yaklaşık 20 – 25 dakika. Bunu köylerden veya Karataş’a yakın yerlerden aldığınız zaman 40 – 45 dakika sürer. Bize en yakın hastane Adana Şehir Hastanesi fakat şehir hastanesine giden bir otobüsümüz yok. Çukurova Üniversitesi’ne, Balcalı Araştırma Hastanesi’ne, askerlik şubesine, Yüreğir Başkent Hastanesi’ne yok. Hiçbir yere otobüs yok. Mahalle olarak biz bunların talebini ilgili mercilere yaptık. Bu konuların da takipçisi olacağız. Hepimiz bu konularda ortak akılla çalışmalıyız. Birbirimizi anlayarak çalışmalıyız.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER