Prof. Dr. Timuçin Çil: Kanserden tamamen kurtulmak mümkün

Prof. Dr. Timuçin Çil: Kanserden tamamen kurtulmak mümkün

Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma İnci Gül’ün hazırlayıp sunduğu İnci Gül’le Biz Bize canlı yayın programının bu haftaki konuğu, Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Adana Şube Başkanı ve Adana Şehir Eğitim Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timuçin Çil oldu. Mart ayı Kolon Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Çil, “Uyguladığımız birçok yöntemle erken dönemde hastalıktan tamamen kurtulmak mümkün” dedi.



İşte İnci Gül’ün konuğu Prof. Dr. Çil ile gerçekleştirdiği o keyifli program;



Kalın bağırsak kanseri nedir?


Çok teşekkür ederim bu çekimi yaptığınız için. Her yıl mart ayı kalın bağırsak kanseri farkındalık ayı olarak değerlendiriyoruz veya o çerçevede düşünüyoruz. Bu yıl da kalın bağırsak kanseriyle ilgili birçok organizasyon yapıyoruz. Kalın bağırsak kanseri insanlarda çok görülüyor. Görülme oranı da artıyor. Dolayısıyla hem kadınlarda hem de erkeklerde artan bu kanseri çok iyi bilmemiz, farkında olmamız, taramamız, erken yakalamamız ve tedavi etmemiz gerekiyor. Oluşmasını da engellememiz gerekiyor. Kalın bağırsak kanserinin özellikleriyle ilgili olarak temel amacımız bu. Kalın bağırsak kanserinin başlangıcından tedavi sürecinin hepsini detaylı olarak mutlaka konuşalım diye bir araya geldik.


Türkiye kalın bağırsak kanserinde kaçıncı sırada ve görülme oranı nedir?


Tüm kanserler arasında baktığımız zaman, kalın bağırsak kanserinin görülme oranı artıyor. Aslında batı toplumlarında daha fazla. Geçen yaptığımız programda da “beslenme ve kanser” ilişkisini detaylı olarak konuşmuştuk. Kalın bağırsak kanseri de beslenme ve kanser ilişkisi açısından çok önemli bir kanser türü. Beslenme şeklindeki değişiklikler, gelişmiş toplum olma özelliklerinin artması kalın bağırsak görülme oranını artırıyor. Doğu toplumlarında daha çok mide kanseri var iken, batı toplumlarında daha çok kalın bağırsak kanseri görülüyor. Nasıl meme kanserinde erken dönem batıda fazlaysa, kalın bağırsak kanseri de batıda fazladır, doğuda azdır. Bu, yeme alışkanlıklarıyla alakalı bir durum ama kalın bağırsak kanseri için bir tarama yöntemi var. Taranıp, erken dönemde yakalanıp tedavi edilen bir hastalık. Çoğunluğun da bu hastalığa erken dönemde yakalandığını görüyoruz.


Peki, erken dönemde yakalandığında tedavisi de o oranda başarılıdır değil mi?


Kalın bağırsak kanserinde, erken dönemde yakalanıldığında lokal tedavi seçeneklerimiz var. Cerrahi olabilir, kalın bağırsağın rektum kısmı için uyguladığımız radyoterapi şansımız var. Bunlar uygulanabilir. Üzerine de verdiğimiz kemoterapi, akıllı ilaçlarla erken dönemde hastalıktan tamamen kurtulmak mümkün.


Oluşum nedenleri nelerdir hocam?


Oluşum nedenlerini iki ana kısımda topluyoruz. Bir; genetik altyapılar. Bu ailesel genetik bir yatkınlık olabilir, bireysel olarak olabilir. Bireysel olarak o kişinin genetik yapısında kalın bağırsak kanserine yatkınlık olabilir. Bu, önleyebileceğimiz bir durum değil ama bir de önlenebilir nedenleri var. Önlenebilir kalın bağırsak kanseri nedenlerinin en önemlisi; şişmanlık. Yeme alışkanlığındaki değişiklikler çok önemli. Bunun yanında alkol, sigara gibi faktörler de var tabi. Bunlara çok dikkat etmemiz lazım. Çünkü bunlar bizim önleyebileceğimiz nedenler. Bunlar, kanser oluşum sürecine çok katkı yapıyor. Genetik yapıyı değiştiremeyiz, genetik yatkınlığı olan kişileri erken yakalayabiliriz, oluşum sürecinin önüne geçebiliriz ama diğer faktörleri saf dışı bırakırsak.


Türkiye’de tüm kanser vakalarına baktığımızda, kolon kanseri hangi yaş grubunda ve hangi cinsiyette?


Erkek ve kadınlarda birbirine yakın ama erkeklerde biraz daha fazla. Diğer kanserlere bakarsak, kadınlarda meme, akciğer kanserlerinden sonra. Belki mide kanserinden de sonra olabilir ama genelde üçüncü sırada ya da dördüncü sırada görülen bir kanser. Erkeklerde de aynı şekilde dördüncü sırada görülüyor. Kadın – erkek dağılımı bu şekilde ama en önemlisi özelliklerinden biri, erken dönemde yakalanma oranı hem kadınlarda hem de erkeklerde ileri dönemde yakalanma oranından daha fazla. Bu da sevindirici bir şey.


Anladığımız kadarıyla kalın bağırsak kanserinin en önemli etkeni, beslenme alışkanlıkları. Akdeniz mutfağı dünyanın en sağlıklı mutfağı olarak kabul edildiğine göre, Türkiye’de kolon kanseri vakaları nispeten az olması gerekmiyor mu?


Akdeniz beslenme tarzı Türkiye’nin her yerinde homojen olan bir şey değil. Daha çok Ege’de ve Akdeniz’de bir miktar etkili olan bir beslenme tarzı. Zaten Türkiye’de veya beslenmenin daha dengeli olduğu yerlerde daha az görüyoruz.  Aslında tüm kanser türleri için böyle bir şey var. Hayat aslında bir denge üzerine kurulmuştur. Sadece karbonhidrattan uzak durmak, sadece yağlarla beslenmek, sadece protein ile beslenmek her hastalığın artmasına neden olur. Her şeyi dozunda, yerinde, dengeli kullanmak gerekiyor ve bütün besinlerin bir homojenite içerisinde olması gerekiyor. Bugün birçok beslenme tarzı olduğuna da görüyoruz. Ketejonik beslenme tarzı denilen bir şey var. Doğru, kilo verdiriyor ama çok sağlıksız bir beslenme tarzı. Sürekli kişilere protein vererek, kilosundan bir miktar kurtulmasını sağlayabilirsiniz ama sürekli protein yüküne maruz bırakarak birçok organda hasar oluşmasına neden olursunuz. Kalın bağırsak kanserini de tetikleyen bir durumdur. Dolayısıyla Akdeniz mutfağında tipik olarak zeytinyağlı ve sebze ağırlıklı bir beslenme tarzı vardır. Bu da kalın bağırsağın içerisindeki o toksit maruziyeti azaltıyor çok doğru ama tek bu tip beslenme tarzı değil, dengeli beslenme tarzı gerekiyor. Bunu da bireysel olarak belirlemek lazım. Her kanser hastasının ana tedavisinin yanında bir beslenme tedavisi olması gerekir. Kanserin tedavi süreci içerisindeki beslenme süreci yönetmemize birçok katkı sağlıyor ama o kişi kansere yatkın bir kişi olduğu için o hastalıktan kurtulsa bile beslenme tarzını değiştirerek, başka bir kanser olmasının önüne geçmeye çalışıyoruz. Örneğin; mide kanseri bir hastamız yetersiz protein alıyorsa, proteini artırarak bir beslenme tarzı öneriyoruz. Ya da kadın hastamız meme kanserine yakalanmışsa ve kiloluysa, onu yağdan kurtarabilmek için Akdeniz mutfağı tipi beslenmeye yönlendiriyoruz. Bu bireyselleştirilmiş beslenme tedavisi her kanser hastası için, bireyselleştirilmiş beslenme yöntemi de her birey için yapılması gereken bir durum. Yoksa herkes Akdeniz beslenme tarzıyla beslensin veya herkes ketejonik beslenme tarzıyla beslensin demek bireysel bir yaklaşımdır. Dolayısıyla her kişiyi bireysel olarak değerlendirmek gerekir.


Size gelen hastaları orana vurduğumuzda kolon kanseri ne düzeyde?


Bizim kolon kanseri için bir tarama yöntemimiz var. Büyük abdestte gizli kan bakılıyor. Pozitif gelen kişilere tarama yapılıyor. Son yıllarda özellikle ailesinde kalın bağırsak kanseri olmuş kişilerde risk faktörü taşıyan kişilerin taranmasıyla erken dönem kalın bağırsak kanserinin daha çabuk yakalandığını görüyoruz. Bunlara lokal tedavi yapılıyor, cerrahi yapılıyor ve başarı oranı da çok yüksek. Bizim hastalarımızda da ilerlemiş hastalığı olan hasta sayısı yaklaşık olarak başlangıçta yüzde 25 civarıdır. Yani en fazla 4 hastanın 1’indedir ama ileriki dönemde erken dönemden nükseden hastalığı oluyor ve yüzde 40 civarına çıkıyor ama totale bakarsak, diğer kanserlere göre çok daha erken dönemde yakalanan hasta var.


Kolon kanserinin belirtileri nelerdir? Bir hasta size gelmeden önce şüphelendiğinde nelere dikkat etmesi gerekiyor?


Bu çok geniş bir spektrum. Büyük abdestte kan gelme şikayetiyle başvuran hasta var, bağırsak alışkanlıklarında gaita yapma alışkanlığındaki değişkenlikle başvuran hasta var. Kilo kaybıyla başvuran hasta var, karnında şişkinlikle başvuran hasta var. Hasta size sarılıkla gelmiş ise kalın bağırsak kanseriyse bu çok geç bir dönem. Ama hasta bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, büyük abdestini yaparken kabız, ishal atakları şeklinde geçirmek gibi şikayetleri çok sık yaşanıyorsa bunları mutlaka ciddiye almak gerekiyor. En önemlisi de taramak. Bağırsak alışkanlığınızda kalıcı olarak değişiklik veya büyük abdestten kan gelmesi veya hemoroid olsalar bile mutlaka bir gastroenteroloğa ya da genel cerrahi uzmanına başvurması lazım. Mutlaka kolonoskopi gibi bir incelemeyle bağırsağın incelenmesi gerekiyor ve özellikle 40 yaş üstü herkese biz taramayı öneriyoruz. Bu tip şikayetler varsa ve risk grubu varsa bu kişilerin mutlaka incelenmesi gerekiyor. KETEM’de bakılıyor. Şu anda büyük abdestte gizli kan KETEM’de rutin bakılan bir durum.


Erken teşhis can kurtardığına göre kolon kanseri nasıl teşhis edilir, diğer kanser türlerinde olduğu gibi kolon kanserinde de rutin checkup mı yaptırmak gerekiyor?

Rutin checkup diye bir yöntem biz önermiyoruz. Bizim önerdiğimiz şey; tarama. “Ben gittim checkup yaptırdım, her şeye baktırdım” mantalitesi doğru bir mantalite değil. Çünkü taramanın ucuz, ulaşılabilir ve duyarlılığın yüksek olması lazım. Akciğer kanserinde tomografi çektirip, doğru bir yöntemle taranmamış olabilirsiniz. Çünkü çok fazla ışın alırsınız, gereksiz bir işlem yapılmış olabilir. Birçok faktör var. Dolayısıyla kalın bağırsak kanseri için gaitada gizli kan yapıldıktan sonra pozitifse veya şikâyetiniz varsa o zaman mutlaka kolonoskopi yapılması gerekiyor. Hiçbir problemi olmasa dahi kişiye 40 yaşından sonra biz yine kolonoskopi öneriyoruz. Kalın bağırsak kanseri olup tamamen düzelmiş hastaya biz yine yılda bir kolonoskopi yaptırıyoruz ki, bir daha başka bir yerden kalın bağırsak kanseri olmasın diye. Bunları çok iyi bilip, değerlendirmek lazım. KETEM’deki kişiler de bu konulara çok vakıf ve gerekli taramayı yaptırıyorlardır.


Sizin konunuz değil belki ama şu an dünyayı kasıp kavuran Korona virüsü ile ilgili bir şey söylemek ister misiniz? Dünyamız bir yok oluşa doğru mu gidiyor? Bu konuda ülkemizin durumu nedir, korkmalı mıyız?


Mikrobiyologların, enfeksiyon hastalıklarının belki biraz da göğüs hatalıklarının uzmanlarının konuları ama Korona virüs çok önemli. Sağlık bakanımızın da söylediği bir şey var; bu global bir olay ama önlemleri çok basit ve savaşılabilecek bir hastalık. En önemli şeylerden biri koronaya karşı önlemlerin bireysel olarak oluşturmamız gerekiyor. El yıkama alışkanlığından, bulunduğunuz yerdeki yaşamınızı dizayn etmeyi bireysel yapmanız gerekiyor. Yurtdışına gidip geldiyseniz 14 gün kendinizi izole etmeniz gerekiyor. Bu sadece kendiniz için olan bir şey değil, insanlık için olan bir şey. Siz yurtdışına gidip geldiyseniz ve risk oluşturuyorsanız bunları toplum için yapmanız lazım. Bu mental bakış açısı isteniyor işte Sağlık bakanımızın da söylediği bu işte ki çok doğru. Her yurtdışına gidip gelen kişiyi biz izole edemeyiz, kendisinin biraz vâkıf olması lazım. Maske konusu var, çok popüler bir konu. Kim maske takacak takmayacak? Şu anda korona hastalığı, korona virüsü ile enfekte olmuş biriyle muhatap değilseniz ya da yakın değilseniz takmanıza gerek yok. Kalabalık yerlerde bulunuyorsanız, o şehirde görülmüşse veya riski varsa düşünülebilir. Rutin olarak yolda sokakta yürürken takılmasına gerek yok. Şu anda da Türkiye’de görüldü bir vaka olabilir, başka vakalar da çıkacaktır. Global bir olay bu çıkması çok normal. Bazı risk grubunda olan kişiler var. Bakın dikkat ederseniz çocuklarda ölüme neden olmuyor neden çünkü çocuklar enfeksiyona, viral enfeksiyonlara daha dirençliler. Bağışıklık sistemleri daha güçlü. Özellikle ileri yaş 60,70 yaş üzeri, kronik hastalık çok önemli risk faktörleri oluşturuyor. Eğer bu risk faktörleriniz varsa çok fazla çok dikkat etmeniz gerekiyor. Kendinizi biraz daha izole etmeniz gerekebilir. Ama bu yaşanacak, belli bir oranda görülecek biz de bunu yaşayıp önlem almamız lazım. Olay global, mücadelemiz ulusal. Korona için ben şöyle düşünüyorum hem bakanlık politikaları hem de bu konuyla ilgili olan politikalar çok başarılı. Kanser hataları en yüksek risk gurubundaki hastalar. Bu dönemi biz de biraz daha uygun yaklaşımlar göstererek mücadele ediyoruz.


Kalın Bağırsak Kanseri ile ilgili olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Ben kalın bağırsak kanseriyle ilgili şu şekilde bir ifade kullanacağım önce ileri dönem hastalığı olan hastalar için bir şeyler söylemek istiyorum. Kalın bağırsak kanseri Karaciğere, akciğere, karnın içerisine yayılabilen bir hastalık. Bizim ileri dönem haslağı olan hastalarımız için söylediğimiz bir kavram var, artık bu hastalık kronik bir hastalık gibi bakmamız gerekir. Ben 10 yıl önce onkolojiye başlamıştım. O dönemde ileri dönem hastalığı olan hastalarımız için 18 ay yaşıyor diyebiliyorduk. Biz buna çok başarılı bir tedavi diyorduk. Şu anda 55 ay yaşıyor hastalarımız, inanılmaz bir süre. Bunu sağlayan şey biyolojik tedavi. Biz, kemoterapinin yanına artık biyolojik tedaviler uyguluyoruz. Bir de tabi immünoterapi var. Bu tedaviye uygun hastamız çok fazla olmayabiliyor. Biz moleküller bir tedavi yapıyoruz. Erken dönem hastayı da çok erken dönemde yakalayıp, erken dönemde lokal tedavilerle üzerine gerekirse kemoterapi ya da takipte tutup başarımızı o şekilde iki yönde de yükseltmeye çalışıyoruz. Kalın bağırsaktaki serüven bu şekilde.


Son olarak vatandaşlarımıza vermek istediğiniz mesajınız var mı?


Şu şekilde söyleyebilirim, her hasta çok değerli kalın bağırsak kanseri hastalarımız da o şekilde. Erken dönemde olanları hastalıktan kurtarmak, ileri dönem hastalarını da mümkün olduğunca bu yöneterek hayatta tutmak istiyoruz. Bütün sağlık çalışanlarımız, toplumumuzun, basının da birlikte kişilerin bu hastalığa yakalanmaması için uğraşmamız lazım. Bunu da toplumu bilinçlendirerek, yöneterek başarı sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Beslenme çok önemli. Biz topluma da kanser olunmaması için beslenme önerileri bulunuyoruz. Sadece kişileri tedavi etmekle yükümlü değiliz. Onları yapacağız en iyi tedavileri, en başarılarını yapacağız ama bunun yanında toplumun kanser olmaması için de bir mücadeleyi sürdürmemiz gerekiyor. İşte bunu da sosyal, toplumsal veya birçok etkinlikle, farkındalık yaratarak, bilinçlendirerek, kişileri yönlendirerek yapmaya çalışıyoruz. 

 


  


 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER