Sahte dolar müzisyenliği bitiriyor

Sahte dolar müzisyenliği bitiriyor

Mubahirlerimizden Hüseyin Gül, Adanalı müzisyenler İzzet Bayrak ve Sonay Ağaçdiken ile röportaj gerçekleştirdi. Düğünlerde atılan sahte dolarların düğün müzisyenliğini bitirdiğini belirten müzisyenler, “Birçok arkadaşımız müzisyenliği bırakmak zorunda kaldı. Bu işi devam ettirmeye çalışan arkadaşlarımız da ek iş yapmak zorunda kalıyor. Anlayacağınız durum çok vahim” dedi.


İşte Bayrak ve Ağaçdiken ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportaj;

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ben İzzet Bayrak. Yaklaşık 34  - 35 yıldır müzisyenlik yapıyorum. Ama hobi olarak müzikle uğraşıyorum. Çünkü bende yüksek şeker var. Günde 4 adet insülin iğnesi vurulmak zorundayım. Bu bağlamda müzik de beni rahatlatıyor. Yani bir nevi terapi gibi geliyor.

Ben Sonay Ağaçdiken. Yaklaşık 23-24 yıldır müzisyenlik yapıyorum, bu şekilde geçimimi sağlamaya çalışıyorum. Öncelikle müzik bizler için bir ticaret kaynağı değil ama geçim sıkıntısından dolayı hem sevdiğimiz işi yapıyoruz hem de ailemizi geçindirmeye çalışıyoruz.

Müzisyenlerin genel olarak sıkıntısı nedir, anlatır mısınız?

Yaklaşık 15 yıl önce müzik işiyle uğraşan insanlar maddi açıdan çok rahat bir şekilde geçiniyordu. Bereket vardı, müzisyene sevgi – saygı vardı. Çünkü bizim kültürümüzde düğün yapan insanların akrabaları, misafirleri gelin ve damadı onore etmek için para atar. Bu bizim kültürümüzde kalıplaşmış bir şeydir. Önceden gerçek para atılırdı ama şimdi “sahte dolar” dedikleri şeyi atıyorlar. Bundan dolayı da biz müzisyenler olarak çok büyük sıkıntı yaşıyoruz. Çünkü düğünlere gelen herkes bunu kabullendi. Evlerinde stok yapan insanlar var. Yaz başlamadan 10 – 15 TL’ye on deste alıyorlar, düğün zamanı atıyorlar. Müzisyenlerin bir başka sıkıntısından biri de, kullandığı cihazlar. Gerçekten çok pahalı cihazlar. İthal edildikleri için hepsi döviz üzerinden geliyor. En ufak bir bakım için 300 – 500 TL para veriyoruz. Şu an bir ses sistemi kurmaya kalktığımızda en az 15 bin TL’yi gözden çıkarmamız gerekiyor ve bu sadece ses sistemi. Bunun bir de klavyesi, davulu falan var. Bizler de düğünlerde, dışarıdaki etkinliklerde bizi geçindirecek parayı kazanamadığımız için alternatif olarak içkili mekânlarda çıkmak zorunda kalıyoruz. Çünkü yetersiz kalıyor. Bu şekilde hayatımızı da riske atıyoruz. Ayrıca şu an düğünlerde, “İki tıngırdattı da parayı götürüyor” algısı oluşmaya başladı. Biz emek veriyoruz. Yeni çıkan bir eseri alabilmek için saatlerce çalışıyoruz ve bir müzisyen kolay yetişmiyor. Klavyeyi, piyanoyu veya makamları öğrenebilmek için 6 – 7 yıl çalışıyoruz. Sürekli etüt yapıyoruz. Yeni bir şarkı çıktığında onu öğrenmeye çalışıyoruz ama karşılığını alamıyoruz. Bir sürü müzisyen arkadaşımız ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyor. En büyük sorunumuz da sahte dolar.



Peki, sahte dolar ne zaman piyasaya çıktı?

Yaklaşık 7 – 8 yıl önce piyasaya çıktı. Bu sahte dolarlar dışarıdan temin edileceğini orkestradan alınsa, orkestra da para kazanır. Onu yaptığınız zaman da orkestranın çalma potansiyeli daha çok yükselir. Sahte dolar atılırsa orkestra da sahte çalar. 4 saat sürecekse o düğün 3 saat sürer. Bir gelinle damada sahte takı takıldığı zaman hoşlarına gider mi? Elbette gitmez. İnsanlar da müzisyenleri öyle düşünsün. Bir de genel olarak Türkiye’nin her yerinde bu sorun var. Ayrıca müzisyenlerin sabit bir yevmiyeleri yok. Yüzde 60’ı, yüzde 70’i düşen paraya çalıştırılıyor. Daha da kötüsü; düşen paranın yüzde 50’sini – 60’ını düğün salonunun sahibi alıyor, yüzde 40’ını orkestra paylaşıyor. Yani sahte dolar atıldığı zaman mekân sahibinden para alamıyorsunuz. Yani bunu öyle bir kişi, iki kişi olarak düşünmeyin. Klavyecisi, perküsyoncusu, solisti ve bu paraları mutlaka toplayacak kardeşlerimiz var. Birçok müzisyen işini bıraktı. Çünkü mide bulandırıcı bir durumda. Her bir müzisyen düğün başına belki 500 – 600 parça okuyor. O atılan sahte dolarlar, sanki bize hakaret etmek için atılıyor. Gelip peçete atsalar daha iyi. Böyle giderse de en fazla 5 – 6 yıl sonra insanlar canlı okuyan bir müzisyen bulamayacak. Her şey DJ sistemine dönecek. Bir müzisyen nereye giderse gitsin, böyle komik rakamları görünce müziği bırakacak, müzik aletini satacak ve başka bir işle uğraşacak. Fiyatlarda da çok ciddi bir düşme oldu. O kadar düştü ki, resmen gülünç fiyatlara çıkmak zorunda kalıyoruz. 90’lı yıllarda 500 – 600 TL’ye çaldığımızı biliyoruz ama şu an o fiyata dahi çalışamıyoruz.

Müzisyenlerin bağlı bulunduğu bir oda, dernek vb. bir kurum var mı?

Bizim bağlı bulunduğumuz bir oda yok. Çünkü bize hiçbir çözüm üretmiyor. Üye olduğumuz bir dernek de var ama hiçbir derdimizi anlatamıyoruz. Sorunumuza çözüm üretilmiyor, çözüm için adım atılmıyor. Şu an hiçbir etkisi yok. Yani bizim derdimize derman olacak hiçbir yer yok.



Daha önce sahte dolara karşı müzisyenler olarak bir eylem yapmıştınız. Bunun geri dönüşü nasıl oldu?

6 yıl önce Adana’daki bütün müzisyenler Atatürk Parkı’nda sahte dolara karşı eylem yaptı. Çünkü müzisyenlerin bu dolarların kalkmasına ihtiyaçları var. Bizden sonra İzmir de yaptı bu eylemi. Bir sürü ulusal, yerel basın – yayın organı geldi. Hatta Beyazıt Öztürk’ün, Okan Bayülgen’in programında yayınlandı. Yaptığımız eylem kısa süreli ses getirdi ama saman alevi gibi geri söndü.

Peki, insanlar bu sahte dolarları nereden temin ediyor?

Önceden Mısır Çarşısı’nda bulunurdu ama şu an Adana’nın hemen her yerinde var. Kırtasiyelerde, büyük AVM’lerde, süpermarketlerde bile var. Anlayacağınız durum çok vahim.

Bazı düğünlerde yasak olmasına rağmen hala havaya ateş açılıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Düğünlerde ateşli silah kullanmak bizim milletimizin geleneğinde yok. Bu çok kötü bir şey. Hemen her düğünde ikaz etmemize rağmen hala yapılıyor. Orada çocuklar var, yaşlı insanlar var. Allah korusun birisini vurmazsanız bile korkutup kalp krizine falan neden olabilirsiniz. Bu konu da bizim bir kanayan yaramız. Emniyetten izin aldığınız zaman polisler iyi niyetli davranıyor bu konuda ve izin veriyor. İzni verirken de uyarıyor. Bizler de her düğünden önce en az iki üç kez anons yapıyoruz ama bazıları hala ateşli silah kullanıyor. Devletimizin tüm iyi niyetini, merhametini suiistimal ediyorlar. Geçtiğimiz aylarda İstanbul’da küçücük bir çocuk öldü bu yüzden. Yazık, günah değil mi? Kimsenin bir başkasının hayatını bitirmeye hakkı yok.



Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Sizin şahsınızda Gazette’ye çok teşekkür ediyoruz. Bizlere derdimizi anlatma imkânı verdiniz. Umarız bu problem bir an önce çözülür. Çünkü ciddi anlamda evimize ekmek götüremez olduk. Birçok arkadaşımız işini bıraktı, biz bırakmak istemiyoruz. Ayrıca müzik bizim için aynı zamanda moral – motivasyon kaynağı. Dolayısıyla yetkililerden bir an önce bu konuda yardım istiyoruz.


 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER