Türkiye’de hayvancılık dışarıya bağımlı olmasın

Türkiye’de hayvancılık dışarıya bağımlı olmasın

Çukurova Üniversitesi  Zeotekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof Dr. Nazan Koluman, Metro RTV’de Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi F. İnci Gül’ün sorularını yanıtladı. Prof Dr. Koluman, Türkiye’de hayvancılığın hiç de iyi bir  düzlemde seyretmediğine dikkat çekti. İthalata ağırlık verilmesinin sorunları artırdığına vurgu yapan Koluman, çözüm olarak doğru projlerin doğru yöntemlerle hayata geçirilmesini göstererek ithal ürünlerden,devlet desteğine kadar birçok konudaki görüşlerini paylaştı.



Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?  Nazan Koluman kimdir?

“Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi  Zeotekni bölümü öğretim üyesiyim. Yakın  zamanda 1. yaşını kutladığımız Koluman Genetik Ar-ge şirketinin kurucusuyum .Orjinim Mardinli olup 30 yıldan bu yana da Adana’da yaşıyorum. Bir nevi Adanalıyım denilebilir. Doğal ortamın olduğu,doğal üretimin olduğu her yerde bulunmakta olup doğal ürünlerin tanıtımını yaparken de beni görmeniz mümkün.”

Alanında uzman olduğunuz zeotekni nedir? Bizlere bu konuda bilgi verir misiniz?

“Zeotekni’nin işi insanlara hayvansal protein üretmektir. Bunu yaparken de insanlara zarar vermeden doğru bir şekilde yapmaktır. Bizim veterinerlerden ayrıldığımız nokta şu; bizler bir çiftlikteki hayvanın sağlıklı yaşamasını sağlarız. Daha fazla verim alabilmek adına bunu yaparken de insan sağlığı açısından doğru yöntemler uygulamak bizim asli görevimizdir. Veteriner hekimler ise hayvanlarımızın tedavisini yapmak, onları iyileştirmek ve ileride oluşabilecek hastalıkların önüne geçmek adına hizmet yaparlar. Farkları olsa da zeotekni ve veterinerlik iç içe geçmiş meslek dallarıdır aslında.”

Peki, hayvancılık Türkiye’de ne düzeyde?

 

“Çok iyi bir düzeyde denilemez. Bunun bir çok etmeni olmakla birlikte en büyük etmen; çok fazla ithal yapmamızdır. Üzücü bir durum ve eminim ki bununla ilgilenen tüm kurumlar ve işin başında bulunan herkes bu duruma aynı şekilde üzülüyorlardır. Piyasada bir şeyleri dengelemek gerekiyor diye düşünüyorum. Bir tarafta et fiyatları yükselirken , insanların o eti tüketmesi için eğer devlet  bir şey yapmazsa bir takım kişiler bundan yararlanamıyor. Devletin bir takım müdahaleleri oldu. Mesela ucuz et satımının önüne geçti ama benim düşüncem uzun vadeli çözümler üretmektir. Tarım Bakanlığı’nın sürdürülebilir politikasının olmadığını söylediğim zamanlarda çok  eleştiri almıştım. Bu devleti suçlar gibi bir algı yarattı ama vurgulamak istediğim nokta; bakanlıkta değişen bir kadro ile birlikte yarım kalan ya da yeni baştan yapılmaya çalışılan projeler oluyor ve bu da ilerlemeyi , çözüm üretmeyi aksatıyor. Sürdürülebilir politika olmalı ve bölgesel çalışmalar yürütülüp gerektiği takdirde ithalet yapmalıyız.İthal ettiğimizülkelere göre daha kaliteli ürünlere sahip olduğumuza inanıyorum. ”

Diğer ülkelere nazaran hayvancılıkta gelişememe sebebimizi neye bağlıyorsunuz? Neden ithale bu kadar bağımlı hale geldik?

“Yanlış projeler ve yanlış yöntemler, yanlış çözümler doğurmaktadır. Benim bir fikrim var ve bunu projeye dökmek istiyorum. Şöyle ki; topraksız yem bitkisi yetiştirme taraftarıyım. Yapabiliyorsak bu yöntemi deneyelim. Ülke olarak, tarım arazilerinin imara açılması büyük bir problem arz ediyor. Hayvanlara sağlayacağımız alanlar kısıtlandıkça dışa bağımlı hale geliyoruz. İhraç edebilecek konumda olmamak için hiçbir engel yok aslında. iklimden toprağa kadar her türlü imkanlara sahip bir ülkeyiz. Sadece doğru projeksiyonlara ihtiyacımız var. Bu yönde verilen destekler, krediler, hibeler  gerçekten bu işten anlayanlara verilmeli  ve kaynaklar boşa harcanmamalı diye düşünüyorum.”

Türkiyenin Hollanda ve İsrail gibi ülkelerden damızlık hayvan ithal etmesini doğru biliyor musunuz?

“Ülkemize çok fazla sayıda kaçak hayvan giriyor. Bu da çeşitli hastalıklara neden oluyor. Bazen denetimi yapıldığı halde ülkemize getirilen hayvanlar oluyor onlar da taşıyıcı olduğundan tehlike arz ediyor. Hem bu açıdan ithalata karşıyım hem de kendimize yetecek kadar hayvanımız olduğunu düşünmekte olup temelde de ithalata karşıyım.”

Koluman Ar-ge ne iş yapıyor? Çalışma alanları nelerdir?

“1.yılını dolduran Ar-Ge şimdiye kadar 2 proje üretti. Bu projelerden biri Kosgeb projesi diğeri de Avrupa Birliği projesiydi. Başka Ar-Ge çalışmalarımız da var. Bir çiftlikte yetiştirilen hayvanın sürecini takip ediyoruz ve ondan verim elde edene kadar takibini yapıyoruz.  Bizler sürekli icat çıkaran dinamik ve aktif çalışan bir firmayız.”

 

Devletin vatandaşları özendirmek için teşvikleri oldu. Bu teşviklere ne oranda uyuluyor?

“Bu teşviklerin yeterli ve doğru adreslere ulaştığını söyleyebilirim. Sadece süt konusunda eksiklikler var. Çünkü yem fiyatları olabildiğince yüksek. Sütten gelir elde edemeyenler de hayvanlarını kesime göndermek zorunda kaldı.  Et üretmek kolaydır ama süt üretmek zordur ve biyolojik süreç gerektirir. Kesimhaneler konusunun çok hassas olduğunu düşünüyorum. Teşvikler yapılırken çok dikkat edilmesi bir konu olduğunu ve bu teşviklerin devlet tarafından hassasiyetle yapıldığını düşünüyorum.”

 

Devletimizin Türkiye için hazırladığı hayvancılık master planı var mı? Varsa bu plana hangi oranda uyum sağlanıyor? Yoksa da böyle bir planın hazırlanması elzem mi?

“Bildiğim 5 yıllık kalkınma planları var. Ama bunların çok yüzeysel olduğunu düşünüyorum. Master planı il müdürlükleri tarafından bölgesel olarak çıkarıldı. Ama uygulamalar konusunda sıkıntılar olduğuna dair duyumlar alıyoruz. Hayvancılık sektörleri tarafından açıklamalar da yapılıyor aslında. Açıklamalara da gerek yok aslında. Hayvan sayısına bakılıp, ardından üretim sayısına bakılınca bunun bağlantısı olan ithalata bakılınca master planlarının uygulanıp uygulanamadığını görmek mümkündür. “

Hayvancılığa başlamak isteyen vatandaşlarımıza bu işe başlamadan önce nasıl bir yol izlemelerini önerirsiniz?

“Çok meşakatli bir yol. Öncelikle bunu bilmeleri gerekiyor. Üretim yapmak için o işin başında bilgili biri ve az da olsa bu işten anlayan güvenilir birinin durması gerektiğini tavsiye ediyorum.”

 Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?

“Fırsat verdiğiniz için teşekkür ederim öncelikle. Konuşmamın başında dediğim gibi doğru yöntemler ve devletin desteklediği projeler ile ithal eden bir ülke durumundan ihraç eden bir ülke durumuna gelmemiz mümkündür. İhraç edebilmek için her türlü donanımlara sahip olduğumuzu düşünüyorum.”

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER