Yaşamsal bir ihtiyaç: Peyzaj

Yaşamsal bir ihtiyaç: Peyzaj

İnsanlar olarak doğayı tahrip ettikçe, kendimize doğa isimli siteler yapıp yaşamaya başladık. Yaşayacağımız bir ev ararken ilk baktığımız şey de doğanın dışında ve doğaya hasret duyan insanlar olarak, evlerin bahçeleri, yeşil alanları oldu… Bu noktada hepimiz, eskiden tanımıyor da olsak yaşamsal bir ihtiyaç olarak “Peyzaj Projeleri ve Uygulamaları” ile tanıştık… Doğru ilişkilendirilmiş sert zemin ve bitkisel uygulamalardan yana yoksun kalmış AVM ’ ler, siteler, halka açık alanlar ve parklar gözümüze eksik görünmeye başladı. Sevgili arkadaşım Peyzaj Mimarı Sibel Senna Yılmazer ile bitkileri, bahçeleri ve yeşil dünyayı konuştuk.


Peyzaj mimarlığı ve uygulamaları son yıllarda daha çok hayatımızda sanki duymayanımız kalmadı ama bir de işin uzmanından dinlemek isteriz. Peyzaj nedir?


Peyzaj kavramı, doğayı insan ihtiyacına göre kültürlemek anlamı taşıyor. Tabii ki her dönem değişen insan ihtiyacına paralel olarak peyzaj kavramının içeriği de değişiyor. Örneğin bulunduğumuz dönemdeki peyzaj kavramının anlamı ‘Doğanın sürdürülebilir ilkelerini koruyarak kültürlemek’ olabilir.


Bazılarımız doğayı diğerlerinden çok seviyor. Bunun nedenini merak etmişimdir hep. İçgüdüsel bir durum mu, yoksa sonradan kazanılmış bir his mi?


İnsanın doğa sevgisi yani “Biyofili” bir his, bir duygu. Doğuştanmış gibi görünen bu olumlu tutum bana göre insanın doğanın rahatlatıcılığı farkındalığına göre sonradan da ortaya çıkabiliyor.



Peyzaj Mimarisi nasıl doğmuş dünyada?


Peyzaj mimarlığı mesleği 1800’lü yıllarda Frederick Law Olmsed’in mesleği biçimlendirmesi ve tanımlamasıyla başlasa da aslında bu tarihten çok önceleri insanlığın göçebe yaşamı terk edip yerleşik düzene geçmesiyle başlar.


Günümüz dünyasının da ihtiyaçları tabii ki sorunlarına göredir, nedir şu an ihtiyacımız olan yaklaşım?


Şu anda en fazla önemsememiz gereken ve benim de çok önemsediğim iki konu; iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularında duyarlı peyzaj planlama dokunuşları… Peyzaj projelendirme süreçlerinin salt estetik ihtiyacın ötesinde olması gerekliliğini düşünüyorum. Esasen estetik anlayış her zaman işlevsel gerçeklikle birliktedir. Artık bu olgunluğa ulaşmalıyız.



Hayalimizdeki bahçeli eve kavuştuk diyelim. Peyzajda da vicdanlı davranmak istiyoruz. Kişisel tercihim bahçede var olan hiçbir ağaca kıymamak elbette, bahçemize nasıl davranalım?


Kişisel estetik ve zevklere saygı duymakla birlikte koruma kavramının öncelikli değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Peyzaj sadece bitki kullanımından ibaret değil tabii ki ama soru gereği bitki planlama örneği üzerinden ilerlersek; peyzajı mekânsal istek ve bilime teslim etmemiz gerektiğini düşünmekteyim.


Anladığım kadarıyla doğrusunu uygulamak için kendimizi bilime teslim etmeliyiz değil mi?


Peyzaj mimarlığı hem çok ara hem de çok bütünleştirici bir disiplin. Elbette bu disiplinin bilimsel kısmını fazlaca önemsemeliyiz. Altyapı, sert zemin, toprak, drenaj, bitki, donatı, aydınlatma gibi çok katmanlı bir birlikteliğin iyi işlemesi için bilimsel veriler ve yaklaşım projeyi doğruya götürür görüşündeyim.


Geometrik ya da hayvan vb. şeklinde budanan bitkilerin peyzajda yeri nedir? Mutlaka ortaya çıkma sebebi vardır böyle bir tarzın?


Budanmış canlı ya da nesne figürleri esasen Eski Roma döneminde ortaya çıkmış olan “Topiary” budama sanatının eserleri. Peyzajın estetik ve figüratif kısmının önemsendiği tematik projelerde kullanım olanağı olabiliyor. Bir mesleğin materyalle ilişkisi çok farklı şekilde ortaya çıkabiliyor. Kişisel algı önemli. Peyzajın bir sunu, bir görsel şölen olarak kullanıldığı durumlarda bu şekilde planlamalar olabiliyor. Tabii ki bunların sürdürülebilirliği, bakımı daha zor ve maliyetli oluyor.



Bütün insanlar kendini özel ve iyi hissetmek ister, doğayla iç içeyken rahatlıkla bu hisleri yaşarız fakat özellikle doğanın olmadığı yerlerde iyi yapılmış Peyzaj bize iyi hissettirir aynı fikirde miyiz?


Peyzaj mimarisinin ana hedefi söylediğin gibi tam da bu hisse hizmet etmek. Doğanın bize iyi hissettirmesi tesadüfi değil. Muhteşem bir harmoni ve denge var. Müzikteki esler gibi boşluklar tanımlamak çok önemli. Bu hissin algılanabildiği ölçüde tasarlanmış mekânlar için; peyzaj bize iyi hissettirir denebilir. Hemfikiriz…


Ülkemizde çok yaygın olan “Ağaç Manzarayı Kapatır” görüşünü nasıl değiştirebiliriz? Ağacın aslında manzaranın ta kendisi olduğunu algılamamız için ne yapmamız gerekiyor?


Burada planlama önem kazanıyor. Ağacın hem manzaranın kendisi olduğunu kabul etmemiz hem de farklı manzara ihtiyacı içeren durumlar için dikim yerinin gelecekte ulaşacağı boy-çap’a göre hassas bir kurgu içermesi sağlanabilir.


 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER