“TECAVÜZCÜYLE EVLİLİK TECAVÜZ KADAR AĞIR BİR TRAVMA”

“TECAVÜZCÜYLE EVLİLİK TECAVÜZ KADAR AĞIR BİR TRAVMA”

Aile Terapileri ve Terapistleri Derneği (TERAPİDER) Genel Başkanı, Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şube Başkanı Uzm. Dr. Taner Canatar, bırakın küçük yaştaki kızların tecavüzcüleriyle evlendirilmesini, hiçbir kadının böyle bir evliliğe zorlanamayacağına dikkat çekti. Canatar, bu tür evliliklerin “tecavüz kadar ağır” bir travma olduğunu kaydetti.


TECAVÜZ KABUL EDİLEMEZ

Gazette’ye röportaj veren Uzm. Dr. Taner Canatar, “Tecavüz kime karşı olursa olsun asla kabul edilemez, onaylanamaz. Bunun dışında erken yaştaki evliliklere ülkemizde çocuk gelin deniyor. Dünya ise pedofili diyor, sübyancılık diyor. Ülkemizin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine göre 18 yaşını doldurmamış herkes çocuktur ve biz TERAPİDER ve CİSED olarak18 yaş altı bütün evliliklerin yasaklanması gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

EVLİLİKLER SORUNLU GİDİYOR

Canatar, ülkemizde boşanmalar konusunda da çarpıcı açıklamalar yaptı. Canatar, 2014 yılı Türkiye istatistik verilerine göre evlenen çiftlerin yüzde 22’sinin boşandığını (her 5 çiftten biri) belirterek, Peki ne oluyor da bu 5 çiftten biri ayrılıyor ki bu orana mutsuz evlilikler, boşanmayı düşünenler ya da resmen boşanmayıp da ayrı yaşayanlar dahil değil. Bu verilere baktığımızda evliliklerin genele yakınının sorunlu gittiğini görüyoruz” dedi.

2015 yılı Haziran ayında “Aile Terapileri ve Terapistleri Derneği”ni (TERAPİDER) kuran Uzm. Dr. Taner Canatar, halen bu derneğin genel başkanlığı görevini yürütüyor. Aynı zamanda Cinsel Sağlık Enstitüleri Derneği Adana Şube Başkanı da olan Canatar, 2015 yılında da CANATAR Terapi Enstitüsü’nü hizmete sundu.

Uzm. Dr.Taner Canatar, aile terapisi ve cinsel sağlık konularında, Gazette’ye özel bir röportaj verdi.

İşte o röportaj:

Kendinizden bahseder misiniz?

Öncelikle bu yoğun gündeminizde bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. 1970 doğumluyum en çok merak edinilen konulardan biri yaş oluyor. 1996 yılında tıp fakültesinden mezun oldum ve tıp hekimiyim. 2001 yılında tıpta uzmanlığımı aldım ve 2002 yılından bu yana da aile ve evlilik terapileri, bireysel terapiler, bilişsel davranış terapileri, duygusal özgürleşme teknikleri adını verdiğimiz EFT eğitimleri, cinsel terapiler ve bu alanlarda süpervizyon almaktayım, eğitimin sonu yok felsefesi herhalde bizim mesleğimiz için söylenmiş, hala ısrarla eğitimlerimize devam ediyoruz.

Bunların dışında da uzun yıllardır kendi kliniğimde terapi hizmeti vermekteyim. Kendi kliniğimi 2009 yılında kurmuştum o zamana kadar diğer kurumlarda çalıştım, 2015 yılında Canatar Terapi Enstitüsü halinde büyüdük, 2009 yılın içerisinde Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Adana şubesini kurduk, 2015 yılında da yine Aile Terapileri ve Terapistleri derneğini kurduk ve halen genel başkanlığını yapmaktayım. Birçok derneğin de üyesiyim, sosyal sorumluluk projelerinde yer almakta, bireysel, ailesel ve kurumsal eğitimler vermekteyim.

Aile Terapisi, Aile Danışmanlığı nedir?

2014 yılı Türkiye istatistik verilerine göre evlenen çiftlerin yaklaşık yüzde 22’si boşanıyor yani her 5 çiftten biri ayrılıyor ki bütün evlilikler mutluluk üzerine kurulur herkes aşkının sonsuza kadar gideceğine, evleneceği kişiyle problem yaşamayacağına ya da yaşasa bile bunun üstesinden gelebileceğine inanarak evleniyor. Peki ne oluyor da bu 5 çiftten biri ayrılıyor ki bu orana mutsuz evlilikler, boşanmayı düşünenler ya da resmen boşanmayıp da ayrı yaşayanlar dahil değil. Bu verilere baktığımızda evliliklerin genele yakınının sorunlu gittiğini görüyoruz. İşte aile danışmanlığı da burada devreye giriyor, aile evlilik terapilerinde aslında aile ve evlilik terapisi iki ayrı kavram, burada evlilik terapisinde bir çiftin bozulan evlilik dengesini yerine oturtmak üzere yürütülen psikolojik destek olarak tanımlanabilir, evlilik içinde yaşanan, çiftin üstesinden gelemediği her türlü problemin çözümünde kalıcı şekilde yol gösterebilmek ya da çatışmalardan dolayı bozulan ruhsal dengeyi yeniden sağlayabilmek varsa evlilik içinde cinsel sorunların üstesinden gelebilmek ve benzeri tüm çatışmaları ortadan kaldırmak üzere yürüttüğümüz profesyonel psikolojik desteğin adına evlilik terapisi diyoruz.

Aile ve çift terapisi hangi durumlarda uygulanır?

Aile terapisi ise bu çiftin içine diğer aile bireylerini de kattığımız zaman buna da aile terapisi diyoruz. Burada çok önemli bir faktörün altını çizmem gerekiyor bireysel terapilerde bireyin kendine odaklanmışken evlilik ya da çift terapisi adını verdiğimiz terapilerde çiftlerin arasındaki ilişkiye odaklanırız birinde kişiyi çalışırken diğerinde aradaki ilişkiyi çalışırız ki aradaki en büyük farklılık budur.

Aile terapisinde çocuklar da terapi görüyor mu?

Bir ailenin içinde bir problem olduğunda bundan etkilenmeyecek bir aile ferdi olamaz. Aile içindeki problemden etkilenen herkesi kapsayacağı için aile terapisini öneriyoruz. Zaten ama maalesef çoğunlukla aileler çocuklarında bir problem gördüğünde çocukları getirme eğiliminde oluyorlar, kendilerinde hiçbir kusur aramıyorlar, çocuklarının problemli olduğunu söyleyip onları düzeltmemizi istiyorlar, bunlarla çalışmak biraz daha zorlayıcı oluyor ki tabi çocuk derken ben kendi pratiğimde 12 yaşın altındaki çocuklarla çalışmıyorum.  Genelde bu çocuk psikiyatristi arkadaşlarımızın alanına giriyor, ben daha çok çalışırken 12 yaş üzerindeki ergen gruplarla çalışıyorum ama yine de birebir sadece ergenlerle çalıştığımız durumlar olduğu gibi bütün aileyle beraber çalıştığımız birçok durumda var.

Tedavi alanlarınız nelerdir?

TERAPİDER VE CİSED dışında Ben de kişisel olarak cinsel terapi, aile evlilik terapisi ve bireysel terapiler, 12 yaş üzerinde ergenlerle ve bireylerle çalışmaktayım ama bunun dışında kliniğimizde psikolog ve psikolog danışman arkadaşlarımız var ben 12 yaş altındakilerle çalışmıyorum diyorum ama bu işlerle ilgilenen başka profesyonel arkadaşlarımız var.Derneklerden bahsetmemin sebebi, bize herkes buradan ulaşabilir bütün sorulara ücretsiz cevap veriyoruz. Çünkü ana amaçlarımızdan bir tanesi halkımızı bu konularda eğitmek, bütün sorulara ben bizzat kendim cevap vermeye çalışırım, veremediğim yerde diğer arkadaşlarımdan destek alırım, sadece tedavi için buralara gelmeleri gerekiyor ama bir mail ile çözülebilinecek birçok sorunu cevaplayarak yardımcı olmaya çalışıyoruz. biz bu hizmeti seve seve ve gönülden veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Bu konuda da sizin aracılığınızla tekrar bunu vurgulamak istedim.






Ülkemizde insanlar cinsel sorunlarını dile getirebiliyor mu?

Ülkemizde her 10 erkeğin 7’si, her 10 kadının da 8’i hayatının bir döneminde tedavi gerektirecek bir cinsel sorun yaşıyor ama doktorlardan çekindikleri için bunu dile getiremiyorlar. Problem yaşadığınızda bunun başka bir tedavi yolu yok zaten. Problem yaşayanlar çaresiz kaldıklarında gidecek kapı arıyorlar, biz genelde en son başvuru noktası oluyoruz, kadınlar genelde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı arkadaşlarımızı, erkekler ise genelde ürologlara gitmeyi tercih ediyorlar ama cinsel işlev bozukluklarının hemen hemen tamamına yakını cinsel terapi ile tedavi edilebilir. Sorun yaşayanların oranları çok yüksek ama terapi merkezi ülkemizde az o yüzden de bir çıkmaz var. Problem yaşayanlar evet utanıyorlar ama çözüm gördükleri zaman da hayranlıkla ve şaşkınlıkla hani ne oldu da diyorlar, erkek olduğum için elimi sıkmayan bayan danışanlarım var ve ilginç bir şekilde şöyle tanımlar duymuştum ‘ya inanamıyorum elimi sıkmayan birine en mahrem problemimi anlattım ve o da bana hiç dokunmadan problemimi çözdü, nasıl oldu da konuşarak nasıl çözdü anlayamadım’ burada özellikle hiç bize dokunmadan lafının altını çiziyorum ki cinsel problem yaşayanların kafasında genelde doktorun ona dokunacağıyla ilgili bir kaygı ve endişe de vardır, ısrarla söylüyoruz ve yeri gelmişken bir kere daha söyleyeyim cinsel terapiler sadece konuşarak tedavi etme sanatıdır. Biz klinikte hiçbir zaman danışanlarımıza dokunmayız, onları burada asla gerdeğe sokmayız. Cinsel terapinin tek tedavi yöntemi konuşma yollarıyla iyi etme tekniğidir. Hastalar genelde cinsel sorunlarını çözmek için hocalara, büyücülere falan gitmeyi tercih ediyorlar bu tamamen kandırmaca şeylerdir, biz TERAPİDER ve CİSED olarak cinsel eğitimlerin tüm okullarda, üniversitelerde daha bilinçli olarak verilmesini istiyoruz ve bununda yasalarda yer almasını bekliyoruz. Biz daha huzurlu bir evlilik yaşantısı ve sağlıklı bir cinsellik için cinsel eğitimin şart olduğunu ısrarla vurguluyoruz ve vurgulamaya devam edeceğiz.

Ülkemizi diğer ülkelerle kıyasladığımızda karşımıza bu alanda nasıl bir tablo çıkıyor?

Oranları diğer konuşmalarda da verdim, bu oranların bizden daha fazla gelişmiş ülkelerde daha düşük olduğunu görüyoruz. Bizdeki problemlerin büyük bir kısmı psikojenik dediğimiz yani eğitim eksikliğine, tabu olmasına bağlı, ayıp, yasak ve günah diye bilindiği için ve halkımız yeterli düzeyde bilinçlendirilmediği için bizdeki oranlar diğer gelişmiş ülkeye göre daha fazla. Cinsel eğitim denince bunu seks eğitimi ile karıştıran bir grup var, cinsellik ve seks çok başka iki kavram ve hemen hemen her röportajda bunun altını çiziyorum. Cinsellik, doğuştan bize ait olan özelliklerimiz yani erkek ya da kadın olmamız ama seks bir eylemdir bizim bahsettiğimiz kesinlikle bu değildir.

Küçük yaştaki kızların evliliğine ilişkin yasa tasarısı yoğunlaşan tepkiler üzerine geri çekilmesine karşın, gündemdeki sıcaklığını koruyor, siz bu konuda neler söylersiniz?

 

Çocuklara cinsel istismar durumunda mağdur veya failin evlenmesi halinde, hatta capsler vardı kocanızla nasıl tanıştınız valla tecavüz etti öyle tanışmıştık şeklindeydi, bu bizim açımızdan kesinlikle kabul edilebilir bir şey değil. Tecavüze ve cinsel istismara uğrayan bir çocuğun bunu kendisine yapan bir kişiyle çocuk olması gerekmiyor, yetişkin içinde bu aynı mağdurun evlendirilmesi tecavüzün kendi kadar ağır bir travmadır. Bu nasıl gözden kaçıyor nasıl yasa olarak çıkartılıyor bunu anlamak çok zor. Tecavüz kime karşı olursa olsun asla kabul edilemez, onaylanamaz hele ki bu küçük çocuklara karşı yapılmışsa haddimi aşmak istemiyorum ama belki bunu duyduğumuzda içimizden çok şey söylemek geçiyor. Biz buna çocuk gelin diyoruz. Dünya pedofili diyor, sübyancılık diyor, ülkemizin de taraf olduğu birleşmiş milletler çocuk hakları sözleşmesine göre 18 yaşını doldurmamış herkes çocuktur ve biz yine terapistler olarak18 yaş altı bütün evliliklerin yasaklanması gerektiğin inanıyoruz. Çocuk sıfatının kaybolmasından sonra  kendi rızasıyla evlenmesinden yanayız ama bu nasıl düzelir bilmiyorum yasa tasarısı geri çekildi ama gündeme bakarsak geri gelecek gibi gözüküyor.

Aile ve evlilik terapileri sosyal güvence altına alınmalı, cinsel terapiler de sosyal güvence altına alınmak zorunda artık. Bu kadar yaygın ve bu kadar büyük bir problemi göz ardı edemeyiz. Devletimizin yasa yapıcılarımızın bu konuda daha duyarlı olmasını arz ediyorum.

Ülkemizde 15 Temmuz’da hain bir darbe girişimi oldu bu konuda değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Zaten sorunuzun içinde cevabı var HAİN saldırı dediniz. Hain lafının dışında başka ne denilebilir ki, kabul edilemez. Tecavüze uğrayan kişinin tecavüzcüsüyle evlendirilmesi asla kabul edilemez. Bu da aynı şekilde kabul edilemez. Allah devletimizi ve milletimizi korusun diyorum. Umarım bir daha aynı şeylerle karşılaşmalıyız ve topyekun buna karşı durmak zorundayız. Bize de düşen roller olduğunda elimizden geleni yapıyoruz. 15 Temmuz mağdurlarından da destek isteyenler olduğu zaman ki isteyenler oldu bunları hep söylüyoruz ücretsiz hizmetlerimiz var. Bize telefon ya da mail yoluyla ulaşırlarsa bu konuda elimizden geldiğince destek olmaya çalışırız.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Umarım arzu ettiğimiz sağlık ve refah düzeye hep birlikte el ele vererek, bu tür hain saldırıların üstesinden gelerek birlikte millet olarak varacağız diyorum. Umudumuzu kaybetmeyelim ama sağlıklı ve daha ferah toplum yapısına kavuşabilmek için de herkesin üzerine düşen görevi eksiksiz yapması gerektiğini bir kez daha vurguluyorum.

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER