• USD 4.0332
  • GBP 5.6613
  • EUR 4.9670

Kremanın en tatlı hali

Kremanın en tatlı hali

Butik pastane kültürü Adana’da günden güne yaygınlaşmaya devam ediyor. Şehirdeki bu yeni akımın öncülerinden sayılan Fransız Patisserie’si ‘La Creme’, Türk damak tadına uyarlanmış lezzetleriyle, Şinasi Efendi Sokağı’nda her gün yüzlerce kişiye farklı bir mekan tecrübesi yaşatıyor. Patisserie’nin işletmecisi ve şefi Olgu Sarı, müşterileri arasında daha çok, doğallığı ve tazeliği ön planda tutan anlayışıyla tanınıyor. Yıldönümü, doğum günü gibi özel günlerinizi Fransız pastacılık geleneğinin en leziz örnekleriyle taçlandırmak, sevdiklerinize rengarenk makaronlarla tatlı sürprizler yapmak, güne kahve ve kruvasan keyfiyle başlamak için, “La Creme” ideal bir seçim.


GAZETTE – Fransa'nın pastane kültürü bambaşkadır. Pastanelerinin ambiyansı, çikolata kokan caddeleri ve pastacılık alanında uzmanlaşmış şefleriyle öne çıkan Fransa'nın tatlı mı tatlı patisserielerini, Adana’da da deneyimlemek mümkün. Şinasi Efendi Sokağı’nda, butik tarzda hizmet veren bir Fransız Patisserie olan “La Creme”; Dantel perdeleri, gümüş şekerlikleri ve nadide porselen takımları ile Fransız pastacılık geleneğini devam ettiren, Türk damak tadına uyarlanmış lezzetleri sunarken, konuklarına çok özel bir mekanda olduklarını hissettiriyor. Yıldönümü, doğum günü gibi özel günlerinizi Fransız pastacılık geleneğinin en leziz örnekleriyle taçlandırmak, sevdiklerinize rengarenk makaronlarla tatlı sürprizler yapmak, güne kahve ve kruvasan keyfiyle başlamak için, “La Creme” ideal bir seçim. Pastanede müzik olarak genellikle Fransızca şarkılar çalınıyor. İnsanların sohbet edebilecekleri müziklerin seçilmesine önem veriliyor. Bu yüzden daha sakin, hem eski hem yeni klasik müziklerle caz radyoları tercih ediliyor.

HEM EĞİTİMLİ HEM ALAYLI

“La Creme”nin mutfağında yaratılan harikalar ise Olgu Sarı’ya ait. 1978 doğumlu olan Olgu Sarı, pastanenin aynı zamanda işletmecisi ünvanına sahip... İlk eğitimini annesinden aldı. Annesinin sürekli değişik şeyler denemesi için kendisine imkan vermesi ve zorlaması ile bu işin temelleri atıldı. Mutfak Sanatları Akademisi’nde eğitim aldı. Pastacılığın kendisiyle bütünleştiğini ifade eden deneyimli şef, hem eğitimli hem de alaylı olmanın keyfini çıkarıyor. Oldukça samimi bir ortama ve az yerde rastlanan tatlara sahip “La Creme”de gerçekleştirdiğimiz sohbet, umarım hepinize farklı bir yer keşfetme duygusunu yaşatır. Eminim ki buradaki lezzetlerin tadına bir kere baktınız mı, bir daha vazgeçemeyeceksiniz. “La Creme”ye, böyle güzel tatları bizlerle paylaştıkları için teşekkür ediyoruz…

‘La Creme’ ne anlama geliyor?

Türkçe’ye çevirdiğiniz zaman ‘Krema’ olarak karşılık buluyor. Kremanız gerçekten güzel ise üzerine inşa ettiğiniz herşey güzel olacaktır. Çocukluğumdan hatırladığım, bana ilham veren annemin pastalarındaki krema tadını yakalamaktı bütün amaç. Annemin yaptığı o güzel pastaların tadına yaklaşabilirsem, herkesin de seveceğinden emindim. Bir sonraki aşama ise o lezzeti daha profesyonel hale getirip reçetelendirmek ve uzun süreli aynı performansı almaktı. Orda da aldığım eğitimler ve bu yola beraber çıktığım chefim çok önemli rol oynadılar.

Ne zamandan beri sektörde faaliyet gösteriyorsunuz?

Geride 7 yılı bıraktık. Açıldığımızdan bu yana aynı mekandayız. Başarılı bir marka olduk. İnsanlara olan sevgimin, mesleki eğitimimle yoğrulması üzerine, edindiğim tecrübe doğrultusunda başarıyı yakaladığıma inanıyorum. Bence en önemli şey o dilinizin üzerinde biriktirdiğiniz lezzetlerde saklı. Mutfak sanatları akademisinde gördüğüm eğitim en düzenli aldığım eğitimlerden biriydi. Yurt içinde ve yurt dışında gerek beğendiğim okullarda gerekse sevdiğim cheflerin birçok eğitimine katıldım ve hala da katılmaya devam ediyorum. Bir noktadan sonra zehir o kadar vücudunuza işliyor ki, arkadaşlarınızla gittiğiniz tatilde bile biraz kaybolup hemen o şehirdeki bir mutfağa kendinizi atıyor oluyorsunuz. Tabi ki divan işletmelerinin ana mutfağında yaptığım stajımı da unutamam. O da benim için inanılmaz bir eğitim olmuştur. Ve tabi ki yol arkadaşlarım. La Creme’in inşaat işleri bitti ve açılış için hazırlık yapıyorum. Bir tanıdığım, bir chef getirdi bana yardımcı olması için. O gün yıldızların durumunu falan bilmiyordum ama yıllar geçince anladım ki kesinlikle ilahi bir şeyler olmalı o buluşmada. İkimiz de o an birbirimiz için bizim ilişkimiz fazla sürmez diye düşünmüşüz ama 6 yıldır beraberiz. Ve her gördüğümde yüzümü bu kadar güldüren biri olmamıştı kesinlikle. Sonra büyüdük, kalabalıklaştık. Bir sürü insan eklendi ya da eksildi. Ama hep bir hikayemiz oldu. Her insan bize bir şeyler kattı.

‘La Creme’nin diğer pastanelerden farkı nedir?

Gerçekten pasta yemeyi çok seviyorum ve kendime pasta yapmak istedim. Hiçbir zaman yemediğim, yemekten hoşlanmadığım bir şeyi satmadım. La Creme’in en büyük müşterisi hep ben oldum. İşimi gerçekten seviyorum ve bu hep ürünlerime, insanlar ile olan ilişkilerime yansıdı. Olayın için de samimiyet de olunca insanlar da Creme’i sevdiler, tercih ettiler.

Üretimde en çok neye dikkat ediyorsun?

Hammadde konusunda çok hassasım. Çünkü ürünlerin doğallığı ve tazeliği çok önemli. Günlük olarak çıkardığımız tatlılar 2 günden fazla vitrinde tutulmuyor. Bunun nedeni, vitrinde hem taze ürün olması hem de ürün içindeki meyvenin ya da başka bir maddenin ikinci gün sonunda formunu kaybetmesi.

Şu an Adana’da butik tarzı pastaneler revaçta. ‘La Creme’ bunun öncülüğünü gerçekleştirdi diyebilir miyiz?

Buna katılıyorum. ‘La Creme’den sonra butik pastaların sayısı daha da arttı. Piyasa da oyuncu olarak hep büyük ya da ulusal markalar vardı. Bence insanlara bu şekilde de yatırım yapabilecekleri cesaretini verdim. Değiştirip değiştirmediğim tartışılır ama; açtığım günden bu yana tedarik zinciri; personel ilişkileri; rakiplerimizle olan diyaloglarımız konusunda hep düzene kafa tuttum. Tabi ki doğallık olayı en büyük kozumuz oldu.

Doğal ürünlere ayrı bir önem veriyorsunuz değil mi?

Biz hep doğal ürün dedik. Sütü süt, yumurtayı yumurta gibi yediğiniz zaman bundan keyif alacaksınız. Daha önce de bahsettiğim sizin dilinizin üzerindeki lezzet annenizin yaptığı yiyeceklerden gelen doğal ürünler. ‘La Creme’ başladığında sektörde bunu kaybetmiştik. Ulusal markalar ya da kar amaçlı güçlü pastaneler hep hazır ürünlere, mixlere, katkı maddelerine yönelmişti. Ustaların bile ağzındaki söz; ürünlerinin reçetesi değil hangi markanın hangi ürününü kullandığın yönündeydi. Şimdi insanlar bu konuda çok daha bilinçli. Başlarda ‘La Creme’i lezzetinden dolayı tercih ediyorlardı ama şimdi lezzetin doğal ürünlerden geldiğini anladılar. Bu bizi daha da güvenli yedikleri ve tercih ettikleri bir marka haline getirdi.

Tasarım pastalara çok ilgi çekiyor. Siz de yapıyor musunuz?

Evet yapıyoruz. Tabi ki bu kadar doğal ürünün üzerine şeker hamurundan bahsetmek ayıp ama ben o tarz pastaları çok pastacılık olarak görmüyorum. Onlar bizim çılgın, deli dolu, party kızlarımız, Zaten bu tip pastaların en iyi uygulayıcıları ya da şu an sektörde başarılı isimlere bakın heykeltıraş, güzel sanatlar kökenli insanlar. Bu pastalar görselliğin daha önemli olduğu ürünler. Tabiki herkes de doğum gününde, kutlama yaptığı anlarda görselliğin ön planda olduğu ürünler istiyor. Ama ben yine de çizgimi korumaya çalışıyorum. Her zaman olabildiğince şeker hamuru az kullanarak nasıl yapabileceğime bakıyorum. Hiç bir zaman da bu şeker hamuru kaplı pastaların La Creme in gerçek pastalarının önüne geçsin istemiyorum.

Sizin bir de atölyeniz var sanırım

Evet; geçen sene ‘La Creme Atölye’yi açtık. Toros Caddesi’nde bir yer. Küçük bir mutfak oluşturduk ve orada da çeşitli konularda eğitimler veriyoruz. Ben bilginin kesinlikle saklanmaması taraftarıyım. Bir şeyleri paylaşmazsak daha iyiye daha ileriye gidemeyiz. Ben en azından bildiğim ve geçtiğim yollar konusunda konu ile ilgilenen arkadaşlara yol göstermeye çalışıyorum ki; onlar bunlar ile vakit kaybetmeyip bizi daha da ileri taşısınlar diye. Sadece pastacılık ile ilgili de değil konusunda uzman başka arkadaşlar da burada dersler veriyor. Çocuklar party veriyor. Önce kendi doğum günü pastalarını mutfakta kendileri yapıyor sonra da eğlence kısmı başlıyor. Hatta benim eğitim aldığım msa bile atölyemize geldi. Tanıtım gününü burada yaptı. Okulu hakkında bilgi verdi atölyede.

Hiç destek verdiğiniz projeler var mı?

Sosyal sorumluluk projeleri konusunda La Creme olarak her zaman çok istekli olduk. İmkanlarımız doğrultusunda her geçen yıl artarak inandığımız her projeye destek olmaya çalışıyoruz. Yenilerini kovalıyoruz. Bu işte bence en önemli olan şey süreklilik. Elimizden geldiğince de projelere destek vermeye çalışıyoruz.

Gelecek ile ilgili planlarınız nedir?

Valla gelecek şu an hepimiz için bir gizem. Ülkemiz bence uzun bir süredir garip bir girdabın içerisinde. dünya ekonomisi; savaşların hep yanıbaşımızda olması; Suriyeli göçmenler; önümüzdeki referandum…. Gelecek hepimiz için gelecek. Ama her zaman için umutluyuz; her zaman için çalışmaya devam. La Creme’in yerinden taşınmasını ya da daha hareketli bir sokağa geçmesini düşünmüyorum. Burası hayallerimin gerçekleştiği yer. O yüzden duygusal bir bağım var. Daha büyük bir yer hiç fena olmaz artık; mutfakta çok sıkışıyoruz ama yine de şu anki yerimden çıkmam. İlk kazmayı vurduğum anı hatırlıyorum ya da dükkanı gördüğümde “keşke burası olsa” dediğim zamanı; nasıl çıkarım ordan. Hayat süreklilik arz eder bir olgu. Bir başarı ya da iyi yapılan bir şeyin üzerine ömür boyu yatmak asla olmaz. La Creme ve Olgu Sarı evet iyi bir çıkış yaptı ama sadece bunun üzerine yatarak bir ömür geçiremeyiz. Sürekli yeni projeler ve yeni oluşumlara devam. Çalışmak ben ve ekibimin en sevdiği ve en iyi motive eden özelliği.

Başarmış biri olarak gençlere tavsiyen olacak mı?

Çok çalışın. Yaşam her geçen gün daha da zorlaşıyor. Özellikle sorunun olduğu yere gidin: sorunun olduğu yerde bilgi de vardır. Artık herkes işin kolayına kaçmaya çalışıyor; kolay olan şeyin kıymeti de olmaz. Güzel günler gençleri bekliyor ama ödülü kesinlikle çalışanlar alacaklar; iş beğenmeyip kendini geliştirmeyenler değil.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER