• USD 3.8098
  • GBP 5.2838
  • EUR 4.6647

Aslan payını Suriyeli alıyor

Aslan payını Suriyeli alıyor

Kent merkezinde yaşanan trafik sorununun birinci derecede sorumlusu olarak gösterilen dolmuşçu ve otobüsçü esnafı, her tıkanıklıkta günah keçisi ilan edilirken, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Nihat Sözütek, özel ulaşım kooperatiflerine yapılan haksızlığın, bir hafta sürecek bir uygulamayla anlaşılabileceğini söyledi. Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulunan Sözütek, “Ali Münif Yeğenağa Caddesi, sadece minibüsler için trafiğe açılırsa, sorunun çözüleceğine eminim. Bir hafta deneme yapılsın, şehiriçi trafiğinin tamamen rahatladığı görülecektir” dedi.


GAZETTE - Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Nihat Sözütek, şehir içinde arapsaçına dönen trafik sorunuyla ilgili Büyükşehir Belediyesi’ne bir hafta deneme süreli çözüm önerisinde bulundu. Otobüs ve dolmuşçu esnafının haksız yere eleştirildiğini, uygulama hatası nedeniyle trafiğin içinden çıkılmaz bir hal aldığını belirten Başkan Sözütek, “5 Ocak Vergi Dairesi’nden, Seyhan Kaymakamlığı binasına uzanan Ali Müfit Yeğenağa Caddesi, sadece minibüsleri kapsayacak şekilde trafiğe açılırsa, şehir merkezi tamamen rahatlar. Bu söylediklerimde iddialıyım ve sonuna kadar arkasındayım. Bir hafta denensin, doğruluğu ortaya çıkacaktır” dedi. Kent trafiği kadar büyüyen Suriyeli sorununa da değinen Sözütek, mültecilerin daha fazla haklara sahip olduklarını ifade ederek, eşitlik istediklerini belirtti. Sözütek, “Vergi vermiyorlar, sigorta yatırmıyorlar. Fakat primi biz ödüyoruz, SGK’dan onlar pay alıyorlar. Bu da haksızlığın başka bir boyutu. Bir işi çok ucuz fiyata yapıyor veya bir şeyi piyasadaki fiyatın yarısından aşağıya satıyorlar. Haksız rekabet yaratıyorlar. Devletimizin acilen yapması gereken şey, bunları eğitimden geçirmektir. Bizim kültürümüzle yaşamayı öğrenmek zorundalar” diye konuştu. Konuşmasında, ‘Güney Adana Kalkınma Projesi’ne tam destek verdiklerini de belirten Sözütek, “Proje kapsamında, döşemeci, kaportacı, mermerci, ayakkabı imalatçısı gibi küçük esnaflarımıza küçük sanayi sitelerinin yapılması çok önemli. Bu da TOKİ’nin önderliğinde gerçekleşebilir. Hem ucuza mal olur, hem zamanında teslim edilir” dedi.

Geçen günlerde, ‘Güney Adana Kalkınma Projesi’nin hayata geçirilmesi için düğmeye basıldı. Proje hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Adana ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda çok geri kaldı. Öyle ki; İnsanlar adeta çıldırma noktasına geldi. En küçük anlaşmazlıkta bile sorunu iletişim kurarak çözmek yerine direk kavgaya gidiyorlar. Haklı ne anlaşış göstermeyi, haksız ise ne özür dilemeyi biliyor. Kenar mahalleleri kapsayan Güney Adana Kalkınma Projesi, asayiş, eğitim, sağlık yönünden entegrasyon sağlayacak. Burada yaşayan insanların refah seviye yükselecek. Haliyle toplumun yapısı da değişecek. Bununla beraber Adana’nın çehresi de bir görsellik kazanacak. Bu projede emeği geçen kim varsa, bir Adanalı olarak teşekkür ediyor, üzerimize düşen bütün konularda tam destek vereceğimizi belirtmek istiyorum. Özel olarak Emniyet Müdürümüz Sayın Osman Ak’a da teşekkür etmek istiyorum. Güney mahallerinin birkaç tanesi, bilindiği üzere terör olaylarıyla anılmaktaydı. Buralarda yollar trafiğe kapatılıyor, müdahale eden polisimize taş ve molotof kokteylleriyle koordineli saldırılar düzenleniyordu. Terör örgütü üyeleri ve sempatizanları, silah ve el yapımı bomba kullanacak seviyeye kadar gelmişlerdi. Emniyet Müdürümüz kararlılıkla üzerlerine giderek, eylemcileri tek tek yakalayıp adalete teslim ederek, bu tip olayların tamamen önüne geçti. Kendisi Adana için bir şanstır. Aynı şekilde Sayın Valimiz Mahmut Demirtaş’ı da, Adana için bir şans olarak görüyoruz. Güney Adana Kalkınma Projesi kapsamında, döşemeci, kaportacı, mermerci, ayakkabı imalatçısı gibi küçük esnaflarımıza küçük sanayi sitelerinin yapılması çok önemli. Bu da TOKİ’nin önderliğinde gerçekleşebilir. Hem ucuza mal olur, hem zamanında teslim edilir. Bunu Valimize arz ettik. Kendisi de bu işe gönüllü. Adana için çok çalışıyor ve çok yoruluyor. Özellikle devletimizin ve hükümetimizin Adana’da daha yapacağı çok iş var. İnsanlara yaşanılabilir bir kent yaratmak, kamu kurumlarının ve devletimizin görevi. Ellerinden geleni de yapıyorlar ve yapmaya devam edecekler. Kentsel dönüşüm aciliyet bekleyen çalışmalar arasında. Örneğin, Kocavezir bölgesi bir tekstil vadisine dönüştürülebilir. Şu an mevcut atölyelerde 10-15 kişi ilkel şartlarda çalıştırılıyor. Güney Adana’ya cazibe merkezleri oluşturulursa, gençlerimizin yanlış ortamlara girmesi engellenmiş olur. Topluma faydalı bireyler yetişmesine de katkı sağlanır.

Peki, güney bölgesinde faaliyet gösteren esnafımızın durumu nedir?

Açıkçası durumları hiç iyi değil. Önemli oranda bir esnaf kitlesi, kayıt dışı çalışıyor. Bu da haksız rekabete yol açıyor. Suriyeliler ise başlı başına bir sorun teşkil ediyor. Tamamı kayıt dışı. Bu zamana kadar, 24 tane Suriyeli esnaf kayıt yaptırmış. 4 tanesi ise sonradan terk vermiş. Suriyeliler’den sadece 20 kayıtlı üyemiz var. Birlik binamızın çevresi dahi kuşatılmış durumda. Yolda araçla ilerlemeyi bırakın, yürüyerek bile istediğiniz yere gitmekte güçlük çekiyorsunuz. Her yeri kaplamışlar. Bunlar ekmek parası kazansınlar elbette. Ama bunu düzenli bir şekilde yapsınlar. Şehir estetiğini bozmasınlar. Kedi geldikleri yerlerde kuralları bu kadar ihlal etmiyorlardır. Kanunsuzluk yapıyorlar kimse bir şey demiyor. Önceden toplu taşıma araçlarına para da ödemiyorlardı. Herkes eşitlenmeli ki, haksız rekabet ortadan kalkmalı. Vergi vermiyorlar, sigorta yatırmıyorlar. Fakat primi biz ödüyoruz, SGK’dan onlar pay alıyorlar. Bu da haksızlığın başka bir boyutu. Bir işi çok ucuz fiyata yapıyor veya bir şeyi piyasadaki fiyatın yarısından aşağıya satıyorlar. Sarıçam’da konteyner kent oluşturulacağı ve Suriyeliler’in orada yaşayacağı söyleniyor. Umarım bu doğru çıkar. Devletimizin acilen yapması gereken şey, bunları eğitimden geçirmektir. Bizim kültürümüzle yaşamayı öğrenmek zorundalar. Sağlık taramaları ihmal edilmemeli. Hijyenik koşullara uygun olmayan dükkanlar açıyorlar. Gıda ürünlerini yerlerde hazırlıyorlar. Bunlara tanık olduk. Evvelinde Suriyeliler birbirleriyle alışveriş yapıyorlardı. Fakat fiyat ucuzluğuna aldanan kendi vatandaşımız da bunlardan alışveriş yapmaya başladı. Son iki yıldır aralarında çete ve mafyavari oluşuma gidiyorlar. Bunları duyuyoruz. Emniyet Teşkilatımız da mücadele ediyor fakat gereken neticeyi alamıyoruz. Kapkaç, tehdit, gasp, hırsızlık gibi olaylar arttı. Altını çizerek tekrar söylüyorum. Benimle eşit şartlarda yaşadıktan sonra Suriyeliler’e hiç bir sözümüz yok. Ekmeklerini kazansınlar. Ancak ilk geldiklerinden daha fazla sorun çıkarmaya başladılar. Arapça tabelaları esnafımız içine sindiremiyor. Burası Türk yurdu. Arapça’yı çağrıştıran Türkçe isimler var. Bunları kullansınlar. Büyükşehir Belediyesi, Arapça tabelaları kaldırdı ama bir süre sonra yeniden astılar. Birbirlerinin ihtiyçalarını karşılayacak işyerleri açıyorlar. Hiç bir Suriyeli Türk esnaftan alışveriş yapmıyor. Mesela kuyumcu açanlar bile var. Bunların disiplin altına alınması gerekir. Biz nasıl yasanın dışında hareket edemiyorsak ve en küçük bir ihlalde ceza alıyorsak, aynı uygulama Suriyeliler için de geçerli olmalı. Sayın Valimizin bu konuda çalışmaları fakat bize göre yeterli değil. Daha fazla mücadele edilmeli ve daha fazla disipline edilmeliler.

Biraz da çok tartışılan bir konudan bahsetmek istiyorum. Trafik sorununun tek sorumlusu otobüs ve dolmuşlar olarak gösteriliyor. Siz ne diyorsunuz?   

Kenti içi trafiği karmakarışık durumda. Saydam Caddesi’nden tutun, Obalar, Bakımyurdu caddelerine kadar karman çorman bir hal var. Hatta D 400 Karayolu üzerine araçlarını bırakıp gidenler var. Bana göre bunun tek sorumlusu Büyükşehir Belediyesi’dir. Buradan gazeteniz aracılığıyla Büyükşehir Beelediye Başkanımız Sayın Hüseyin Sözlü’ye çağrıda bulunuyorum. Ali Münif Yeğenağa Caddesi’ni, özel araç girmeksizin sadece minibüslere açarsa, sıkıntı büyük oranla azalır. Bir hafta deneyelim. Beklenen sonuç çıkmazsa cadde yeniden trafiğe kapatılsın. Ayrıca cadde üzerinde bulunan esnaflar da tedirgin. İş yapamıyorlar ve bu yüzden caddenin trafiğe açılmasını istiyorlar. Tutturmuşlar bir statik rapor diye. Araçlar geçerse güzergah üzerinde ki tarihi dokular yıkılırmış. Buradan tır veya kamyon geçmeyecek ki. Neden yıkılsın? Önerdiğimiz formülü çok değil bir hafta denesinler, şehiriçinde trafik sorunu kalmayacaktır. Bazıları diyor ki, ‘dolmuşlar caddede hızlı gider.’ Buna katılmıyorum. Ali Müfit Yeğenağa gibi caddelerde hız limiti 50’dir. Biz 40’a indirelim ve denetleyelim. Bunu biz yaparız. Birkaç ay önce, bahsettiğim cadde trafiğe açıldı. Kim açtı belli değil. Hemen ardından Büyükşehir Belediyesi trafiğe kapattı. 5-6 saatlik zaman diliminde, Adana trafiği inanın rahatladı. Normalde Adana’nın caddeleri oldukça geniştir. Fakat caddeler adeta açık otoparka dönmüş vaziyette. Taşköprü’nün de tek yönlü olarak binek tipi hafif araçlara açılması gerektiğini düşünüyorum. Hem Taşköprü şenlenir, hem trafik bir nebze rahatlar.


 


 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER