• USD 4.8000
  • GBP 6.2404
  • EUR 5.5924

Sabri Kartal yüksek uçuyor

Sabri Kartal yüksek uçuyor

GAZETTE - Adanalı yerel sanatçılar, karşılarına çıkan her türlü zorluğa rağmen kendi çabalarıyla ayakta kalarak müzik piyasasında ilerlemeye devam ediyor. Kentteki farklı eğlence mekanlarında sahne alarak içli sesiyle ulaştığı kitlelerin ruhunu mest eden Sabri Kartal da, kıt imkanlara rağmen kaliteli müzik üretmenin peşinde olan bir sanatçı olarak dikkat çekiyor. 15 gün sonra üçüncü albümü piyasaya çıkacak olan Kartal, işportacılık yaptığı günlerden müzisyenliğe uzanan yaşam serüvenini Gazette okurları için anlattı.


SABRİ KARTAL’I TANIYABİLİRMİYİZ?

Adıyaman’ın Gerger ilçesinde 1981 yılında dünyaya geldim. 4 kardeşin en büyüğüyüm. İlkokul eğitimimi Gerger’de tamamladıktan sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle aile bütçesine katkı sağlamak zorunda kaldığım için okulu bırakmak durumunda kaldım. Ben 13 yaşındayken ailece Adana’ya yerleştik. Burada kısa bir süre işportacılık yaptıktan sonra İstanbul’a gitmeye karar verdim. Orada da işportacılık yaparak hayatımı kazanıyordum. Belirli bir birikim sağladıktan sonra 5 yılın ardından yeniden Adana’ya döndüm.  Adana’da tüccarlık yapmaya başladım. Evliyim, 3 çocuk babasıyım.

MÜZİK HAYATINIZ NASIL BAŞLADI?

15-16 yaşlarındayken müziğe karşı bir ilgim olduğunu farkettim. Dinlediğim şarkıları kendimce yorumluyor ve çevremden takdir topluyordum. Sesimin güzel olduğu söyleniyordu ve bu da bana cesaret veriyordu. Besteler yapmaya başlamıştım. Düğünlerde şarkı söylemem için davetler geliyordu. Sahne aldığım düğünlerde ise insanlar beni tanımaya başladılar. Akabinde bir isim yapınca, eğlence mekanlarından da teklifler almaya başladım. Adana’nın çeşitli kulüplerinde şarkılar söyledim, konserlere katıldım. İlgi yoğun olunca bir albüm yapmaya karar verdim.

İLK ALBÜMÜNÜZ NE ZAMAN ÇIKTI VE KAÇ ALBÜM YAPTINIZ?

2013 yılında ‘Kara tren’ isimli ilk albümüm Kasetçi Kerim etiketiyle piyasaya sürüldü. Albüm çıkarmakta biraz geç kaldığımı kabul etmeliyim. Albümlü bir sanatçı olduktan sonra daha geniş kitlelere ulaşmaya başladım. Programının yoğunlaştı. Bun nedenle aradaki açığı kapatmak yeni albüm için kolları sıvadım. İkinci albümüm ‘Söyle ağam’ büyük ilgi gördü. Albümde ‘Ağladım’ ve ‘Gurbet ellerinde süründüm’ adlı iki şarkının sözü ve bestesi bana ait. Bu albümü oluşturmak için birbirinden değerli müzisyenlerle çalıştık. İlk albüm kadar ilgi gördü. Üçüncü albümüm ise 15 sonra piyasaya çıkacak.

HAYRAN KİTLENİZİ NASIL OLUŞTURUYORSUNUZ?

Bizler yerel sanatçılar olarak sponsor bulmakta güçlük çektiğimiz için şarkılarımızın tanıtımını yeterince yapamıyoruz. Kalıcı olacak eserler üretmemize rağmen, tanıtım yetersizliğinden dolayı kaybolup giden şarkılarımız oluyor. Çeşitli televizyon programlarına katılıyorum. İzleyenler gerçekten yaptığımız sanatı beğeniyor. Radyolarda çalınan şarkılarımız daha sonra yoğun istek alıyor. Teveccüh gösteren herkese buradan sizlerin aracılığıyla teşekkür ediyorum. Aslında Türkiye’nin bir çok şehrinde hayran kitlemiz var. Bizleri sosyal medyadan, internet üzerinden de takip ediyorlar. Kliplerimiz paylaşılıyor. Bu da bizleri mutlu ediyor.

ARABESK MÜZİĞİN BİTME NOKTASINA GELDİĞİ SÖYLENİYOR. GÜNÜMÜZDE ARABESK FANTAZİ TARZINDA MÜZİK YAPMANIN DİĞER TARZLARA GÖRE BİR ZORLUĞU VAR MI?

Arabesk müziği bir kültürdür. Hiç bir zaman yozlaşacağını veya tükenme noktasına geleceğini tahmin etmiyorum. Mesela günümüzde 15-16 yaş grubundaki gençlerin önemli bir kesimi hip-hop tarzı şarkılardan hoşlanıyor. Ancak bu tarz müziği bile arabesk müziğiyle harmanlıyorlar. Yani yeni çıkan tarz şarkıların temelinde arabesk yatıyor. Geçmişte, yani 1970 veya 80’li yıllarda arabesk müzik furyası varken, dinleyici kitlesine ulaşmak daha kolaydı. Şimdi halkımız biraz daha seçici. Arabesk hastası müziksever bile kaliteye önem veriyor. O nedenle en iyisin yapmak zorundayız. Başka türlü başarılı olamayacağımızın farkındayız. Pop gibi müzik türlerinin arabeske oranla daha yoğun ilgi gördüğü bir gerçek ancak arabesk müziğinin yeri her zaman ayrıdır. Örneğin caz müziği Amerika’nın arabeskidir. Bugün dünyanın pek çok ülkesinde caz konserleri düzenlenmektedir. Bu da bir bakımdan Amerikan kültürünün dünyaya tanıtımıdır. Kendi arabesk müziğimize ne kadar sahip çıkarsak, Türk kültürü de dünya genelinde o kadar tanınır diye düşünüyorum. Neden bir arabesk sanatçımız dünyanın farklı ülkelerindeki entellüktel insanlara şarkılar söylemesin ki?

MÜZİK SEKTÖRÜNÜN ÜLKEMİZDE GELMİŞ OLDUĞU NOKTAYI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? POP MÜZİĞİ DIŞINDAKİ ŞARKI TÜRLERİ MEDYA TARAFINDAN YETERİ KADAR DESTEKLENMİYOR MU?

Müzik camiası bence kötü bir zaman yaşıyor. Yapımcılar, sanatçılar, müzisyenler hepsi birbirine bağlı oldukları için bir kısırdöngü içindeler. Fast Food müziği yapıyoruz çok çabuk harcanıyor yapılan müzikler. Devletimizin bir an önce yasalarla bu sistemi koruma altına alması gerekiyor. Müzik camiasında oldum olası pop müziğine bir ilgi vardı zaten bu yeni değil ki. Ama bizim halkımızın içinde bir arabesk duygusu var. Arabesk yada fantezi müziği hem tv kanalları hem de radyolar isteseler deli gibi çalıyorlar. Ama kişisel ayrımcılık olduğuna inanıyorum. Bazı popüler isimlere öncelik veriliyor. Bugüne kadar fantezi söyleyen isimler şimdi pop radyolarda listelerde. Bunun açıklaması nasıl olacak?

RADYOLARIN BU NOKTADA NE GİBİ ADIMLAR ATMASI GEREKİYOR? RADYOLARDA HEP POP MÜZİĞİ YAYINLANMASI SİZCE HAKKANİYET ÖLÇÜLERİNE AYKIRI MI?

Valla bu işin başındaki insanlara sormak lazım neden çalmıyorsun diye? Benim sevdiğim çok değerli radyocu kardeşlerim var, bazen radyoda benim şarkımı çalarlarken tweet atıyorlar çok hoşuma gidiyor. Ben severek içten okuyarak yaptım albümümü şarkılarım bilinen şarkılar ve herkesin istediği beğenerek dinlediği şarkılar. Vicdanlarına bırakıyorum. Bir çok radyo arabeskin kralıyız babasıyız anasıyız dayısıyız diyor ama gerçek bir arabesk şarkıyı çalmıyor. Eskiden daha bir farklıydı bu işler her türlü müziği dinliyorduk yeni çıkan bir albümü onlardan duyuyorduk. Şimdi bu imkansız hale geldi.

ARABESK MÜZİĞE ÖNYARGILARLA BAKILAN BU DÖNEMDE, SİZ BU YARGILARI HİÇ UMURSAMADAN ARABESKE DEVAM EDİYORSUNUZ. ARABESK, SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR?

Bende arabeskin cesaretle bir paralelliği yok. Ben "Cesaret işte, bak kolay değil herkesin bunu yapması" gibi bir tavırda değilim. Bu polemiklerin hiç birine de girmedim açıkçası. Onlar sosyolojik tartışmalar ve beni de ilgilendirmiyorlar. Dediğim gibi başka bir platformda onlar tartışılabilir. Ben müzikle ilgileniyorum. Bu şarkıları söylemek bir şarkıcı için de çok eğlenceli. Çünkü oradaki gırtlakları ben alaturkada kullanamıyorum. Onun başka bir disiplini, tavrı ve üslubu var. Ben arabeskin tavrını orada kullanamam, alaturkanın tavrını da arabeskte kullanamam. Arabesk, alaturkayı ucundan kirletmiş olur. Arabeski de zerafet halinde söyleyemem çünkü o daha vahşi bir müzik. Biraz daha yavan ve sert bir müzik. Bu ne demektir, farklı rolleri ve karakterleri kendi sonucuna göre hayata geçirmek gibi bir şey. Bir müzik yapıyorsanız o müziğin gerektirdiklerini yerine getirirsiniz. Oynarken oyuncu için, söylerken şarkıcı için dünyanın en eğlenceli şeylerinden biridir. Ben bu süreçte çok eğlendim. Arabesk kültürün ortaya çıkardığı bir figür değilim. Şarkıları söylemek aynı zamanda bir deşifre istiyor. O ruhu da deşifre etmelisiniz. Orada bir topluma da bakıyorsunuz orada bir yaşam tarzına, sosyolojik bir olguya da bakıyorsunuz. Bu da bana ilginç geliyor. Ben ne yapacağım şimdi, bu anlayışa tamamen hayır mı diyeceğim? "Ben ve onlar" mı diyeceğim? Hayatımdan ben ve onlar kelimesini kaldırma ve bu farkındalığı yaratma çabasındayım zaten. Aynı şey; etnik onlar, kültürel onlar, sosyolojik onlar, maddi onlarda da geçerli. Ben zaten bu ayrımcılığa karşıyım. Farklılıklar zenginliktir gerçekten, renktir.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER