• USD 4.7908
  • GBP 6.2407
  • EUR 5.5680

“Zarrab davası siyasi bir operasyondur”

“Zarrab davası siyasi bir operasyondur”

AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi, eski il başkanı ve milletvekili Ziyaeddin Yağcı, Zarrab davasından ABD’nin İsrail’in başkentini Kudüs olarak tanımasına, partisinin kongre sürecinden Adana’nın sorunlarına kadar pek çok konuyu Gazette’ye değerlendirdi. Yağcı, Amerika’yı “zorba” şeklinde tanımlarken, “Zorbanın ne yapacağını kestiremezsiniz. Buradan bizim payımıza bir şey düşer mi? Düşebilir. Ne düşer? Şu an için bilmiyoruz. Çünkü eşkıyanın ne yapacağı belli olmaz ki” şeklinde konuştu.


AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi, Adana eski İl Başkanı ve Adana eski Milletvekili Ziyaeddin Yağcı, Gazette’ye gündemle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Amerika’da görülmeye başlanan Zarrab Davası ve hemen ardından ABD Başkanı Trump ve İsrail’in Kudüs hamlesi karşısında Türkiye’nin konumunu işâret eden Yağcı, Reza Zarrab’ın ABD mahkemelerinde yargılanmasının hukuksuzluğuna değindi.

AK Partili Yağcı, “Amerika kendisini dünyanın jandarması olarak görüyor, Trump ise 21. asrın Hitler’i olma yolunda ilerliyor” dedi.

İşte Ziyaeddin Yağcı ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin satırbaşları:

Öncelikle Türkiye gündeminde olan Zarrab Davası ile ilgili düşünceleriniz neler? Davanın içeriği, gidişatı ve sonucunu nasıl görüyorsunuz?

SİYASİ BİR OPERASYONDUR

Şu anda Amerika’da Zarrab davası olarak görülen mahkemenin ben bir hukuk davası olduğu kanaatinde değilim. Dolayısıyla dava değil. Bu bir siyasi operasyondur, Amerika’nın Türkiye üzerinde bir operasyon yapma arzusudur. Zarrab suç işlemiş olabilir. Ona bağlı olarak da bazı kişiler de suç işlemiş olabilir, ancak eğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde suç işlemiş ise onu yargılamak bize düşer. Amerika kendini dünyanın jandarması görerek istediği gibi davranamaz. Onlar ne karar verirlerse versinler, isterlerse “Siz haklıymışsınız” desinler, biz o mahkemenin hükmüne adil bir karar demeyeceğiz.

Amerika hangi vasıfla yargılama yapıyor?

ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE GÜCÜN ÖNEMİ

Ben Amerika’yım diyor. Bu uluslararası bir mahkeme değildir. Şimdi dünyada da güç konuşuyor. Uluslararası ilişkilerde kim güçlüyse kararlar ona göre veriliyor. Amerika’nın aleyhine bir karar alınamıyor uluslararası kuruluşlarda maalesef. Dolayısıyla uluslararası bazı kuruluşları devreye sokmayı düşünüyor olmakla birlikte devlet, netice alınabileceği noktasında benim şahsi tereddütlerim var. Mesela, Kıbrıs meselesinde de alınmış bazı kararlar vardı, onların istediklerine biz “Evet”, Rum kesimi “Hayır” dedi ancak sonuçta yine biz haksız çıktık. Bu iş böyle yürüyor…

Bu yüzden Amerika neye karar verirse versin, onların kararı bir mahkeme kararı olarak görülmesini ben doğru bulmam.

Sizce davanın seyri ne yönde olur? Türkiye için muhtemel aleyhte bir sonuçta bizi neler bekliyor?

AMERİKA ZORBA

Yaptırımlar elbette mümkündür. Ama bize ciddi olarak hiçbir şey yapamazlar. Biz Amerika’nın eyaleti değiliz ki. Amerika’nın 51. Eyaleti olduğumuzu kim söyledi? Biz nasıl Amerika’yı yargılayamazsak, Amerika da bizi yargılayamaz. Ha, güce dayalı bir yaptırımlarda bulunabilir mi? Yapabilir. Geçmişte Suudi Arabistan prenslerinin ve hatta kralının Amerika’daki 100 milyon dolar kadar bir parasına el koydu ve geri vermedi. Hukuki miydi? Hayır. Ama vermediler.

Amerika zorba! Zorbanın ne yapacağını kestiremezsiniz. Buradan bizim payımıza bir şey düşer mi? Düşebilir. Ne düşer? Şu an için bilmiyoruz. Çünkü eşkıyanın ne yapacağı belli olmaz ki…

 

Amerika’nın amacı nedir?

Amerika’nın amacı; sen dünya beşten büyüktür demeyeceksin, one minute demeyeceksin, İsrail’e kafa tutmayacaksın… Şimdi İsrail’in başkentini Kudüs olarak ilân da ettiler. Hiçbir şekilde, uluslararası hukuk itibariyle geçerliliği ve değeri olmayan bir tavır. Diyorlar ki; ben güçlüyüm, gücünüz yetiyorsa gelin kararımın karşısında durun. Şu an Amerika’ya karşı gelebilecek bir güç dünyada görülmüyor. Dolayısıyla ben buna eşkıyalık diyorum…

Bu kozu ABD’ye Türkiye’nin verdiği yönünde eleştiriler var? Bu eleştirileri haklı buluyor musunuz?

Türkiye’de benim vatandaşım suç işlemiş, ben yargılarım ya da yargılamam. Amerika’yı ne ilgilendiriyor ki? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birçoğu bir şekilde suç işlemiş olabilir, bu mümkündür. Devlet yargılar-yargılamaz, o bizi ilgilendirir. Amerika’yı ilgilendirmez.

2019 seçimi için partilerin il ve ilçe teşkilatları çalışmalarına başladı. Adana’nın tercihi ne yönde olur? Muhtemel adaylar hakkında ne düşünüyorsunuz?

PEHLİVANLAR BİR ORTAYA ÇIKSIN

Benim aklımda bir isim yok. Pehlivanlar ortaya çıkacak, göreceğiz ve ona göre bir tercih yapacağız. Ben de delegeyim aynı zamanda. Seçim söz konusu olduğunda elbette partililer bakımından parti önde gelir. Ama her partili de partiyi daha güçlü kılacak insanı arar. Bunu ararken de herkes kendine yakın bulduğuna meyledebilir.

Şu an için hiçbir isim olmadığından bunun değerlendirmesini yapmak için de çok erken.

Adana’nın sorunlarının Meclis’te ve gerekli diğer mecrâlarda konunun muhatapları tarafından yeterince dile getirildiğini düşünüyor musunuz?

HERKESİN İSTEDİĞİNİ VEREMEZSİNİZ

Her şehrin meselesidir, Adana’ya özgü bir sıkıntı değil. Her şehirde bir kısım insan “Şehir sahipsiz, meselelerimiz dile getirilmiyor” der. Bunun sebebi her zaman daha iyiyi arzu etmektir. Herkes kendi şehrinin bir numaralı şehir olmasını ister. Devlet imkânlarından azami istifade etmeyi ister. Bunu göremediği zaman da hayıflanır. Adana’da da bu hep yaşanmıştır ama sadece Adana’da yaşanmıyor bu durum, bunu da bilelim… Ben, seçilmiş arkadaşlarımızın kendilerine düşen gayreti gösterdikleri kanaatindeyim. Ancak, herkesin istediğini veremezsiniz. 81 evladı var bu devletin, herkes de devletten bir şeyler istiyor. Kaynağınız varsa verirsiniz. Yoksa mevcut kaynakları bölüştürürsünüz.

Adana ekonomik potansiyeli çok yüksek bir şehir ancak bu potansiyeli gerçekleştiremediğini görüyoruz. Bunun sebebi nedir?

ADANA ÜVEY EVLAT MUAMEMESİ GÖRMÜYOR

TÜSİAD’ın Yüksek İstişare toplantısına Başbakan katıldı. Orada dedi ki, “Ülke yatırımlarında devletin payı %1 iken, özel sektörün payı %8”. Demek ki özel sektör devlet yatırımlarının sekiz katı fazla yatırım yapıyor. Bu ne demektir? Herhangi bir şehirde yaşayan insanlara çok iş düşüyor demektir. Biz, devlet bütçesinin Adana’ya düşen payını nüfus yoğunluğuna göre oranlarsak Adana üvey evlat muamelesi görmüyor. Ama Adanalı eğer parasını bankaya yatırıp, faiz alıp gününü gün ediyorsa, bu konuda biraz kendimizi tenkit etmeliyiz. Devlet, mesela Gaziantep’e Adana’dan daha fazlasını vermedi. Ama Gaziantepliler çalıştılar, bizi geçtiler.

Adanalılar geçmişte, pamuğun çok öne çıktığı yıllarda, çok kolay para kazandılar. Maalesef ki Adana insanı pamuktan kazandığı parayı yalnızca harcadı. Çok azı istisnadır. Ama zaman içinde pamuk geri plana düştü. Dünyanın gelişen şartları bilhassa pamuğa dayalı Adana tarımını etkiledi ve Adana geriledi. Biz bu gelişmelere ayak uyduramadık. Bir yandan da Adana’da Adanalıların sayısının da azınlığa düştüğü söylenebilir. Adana çok göç alan bir şehrimiz. Adana’da para kazanan insan yatırımını, eğer çok büyüdüyse İstanbul tarafına, batıya kaydırıyor. Ya da orta ve küçük ölçekte zenginleştiyse yatırımlarını memleketlerine yaptılar. Birçok iş adamı gitti kendi memleketinde, köyüne ilçesine okul yaptı, cami yaptı, hastane yaptı. Şu anda Adana’da epeyce orta çaplı iş adamı var. Konuşurken diyor ki; “Ben köyüme bir okul yaptırdım” ama köyü Kayseri’de, Niğde’de. Tabii orası da vatan toprağı, onu da takdir ediyoruz ama Adana’nın yerlisi olsaydı yatırımını Adana’ya yapacaktı. Dolayısıyla Adana’nın potansiyeline ulaşamamasında bu durumların payı var.

Şubat ayında gerçekleştirilmesi planlanan AK Parti Adana İl Kongresi ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

Tabii genel merkez, mevcut yönetimin verimli çalışıp-çalışmadığını araştırıyor. Eğer verimli, faydalı buluyorsa, mevcut kadroyla devam kararı alabilir. Memnun değilse ya da mevcut arkadaşları başka yerlerde değerlendirmeyi düşünürlerse değişime giderler. Bunların hepsi partinin yetkili kurumları tarafından takip ediliyor. En uygun karar verilir diye düşünüyorum.

ABD’nin Kudüs’le ilgili son hamlesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

AMERİKA’YA GÜVENİMİZ SARSILMIŞTIR

Amerika – Türkiye ilişkileri son yıllarda maalesef iyiye gitmiyor. Biraz daha kötüleştirecek sebeplerden biri de bu Kudüs kararıdır. Amerika yönetiminin, Türkiye’ye laflarının haricinde layık olduğu kıymeti vermediği kanaatindeyim. Ona bağlı olarak bizim de Amerika’ya karşı güvenimiz sarsılmıştır. Türk milletinin %80-90’ının Amerika’ya güvenmediği görülür. Sevgi ve güven ilişkisinin bozulduğu ülkeler arasında da iyi ilişki tesis etmek çok zor. Güvenemiyorsanız, sizin düşman kabûl ettiğiniz kimselerle iş birliği yapıyorsa, herhangi bir devletten bahsediyoruz bu Amerika olmak zorunda değil, nasıl ilişkiler içinde olacaksınız?

Kudüs meselesi, ilk bakışta bizi direkt olarak ilgilendirmiyor görünebilir. Maddi olarak bu doğrudur. Ancak manevi olarak biz Müslüman bir milletiz ve İslam milletinin 600 sene bayraktarlığını yapmış bir milletiz. Bizim dünkü vilayetimiz buralar… Biz buralara bigâne kalamayız. İlk kıblemiz bugün Kudüs’tedir. Orada İsrail’in neler yaptığını az çok biliyoruz. İsrail, belki 200 sene önce bir tane Yahudi’nin olmadığı yerde Yahudileri oradan buradan toplayarak, dış güçlerin de desteğiyle bir varlık meydana getirdi. Bu sonra devlet haline döndü. Tel Aviv başkentken, şimdi Kudüs gibi üç dinin hürmet ettiği bir şehir ve oradaki yapılar dikkate alınmadan sadece Yahudilere orayı teslim etmek, Yahudiler’in siyon mabedi kurmak hedefine hizmet etmektir. İsrail bir şeriat devletidir, onu bir kere bilmek gerekir. Yahudi dini şeriatına göre yönetilmektedir. Siyonizm amaçları var ve bu, bugünün meselesi de değil, 2500 yıllık bir meseledir. Epeyce mesafe de aldılar. Kendi devletlerini kurdular, Kudüs Amerika’nın da çabalarıyla başkent haline geliyor. Gelir de artık bunun önünü kesebilecek bir güç yok bugün için. Bu, zaten barut fıçısı olan Orta Doğu’ya bir bidon benzin dökmektir.  Amaçları orada Mescid-i Aksa’yı, Kubbet-ül Sahra’yı yıkarak kendi siyon mabedi yapmaktır. Başkent olduğu takdirde bu iş burada kalmayacaktır dolayısıyla. Geçtiğimiz zamanlarda da maden arama bahanesiyle zaten bu mabedlerimizin altından tüneller kazdılar, bunun yolunu bir şekilde yaptılar.

Şu anki pozisyonda Amerika’nın elini tutup, Kudüs ile ilgili önüne geçeceğimiz bir güç yok ama vicdanen “Evet” de diyemeyiz. Bugün, Trump gördüğümüz kadarıyla 21. Asrın Hitler’i olma hevesinde bir adamdır. Hitler, Yahudileri yok etme üzerine bir arzu içindeydi, Trump da Yahudileri var etme politikası üzerinden gidiyor. Trump da aynı zamanda ticari zekâ da var, adam tüccar, ticarette geliyor. Amerika’da da epeyce silah fabrikaları var… Amerika ekonomisini ayakta tutan direklerden biri silah fabrikalarının çalışmasıdır. Dolayısıyla da savaştır. Orta Doğu’da savaş olacak ki bunların fabrikaları çalışsın.

AMERİKA’YA HARP İLAN EDEMEYİZ

Türkiye şu anda İslam Ülkeleri Birliği’nin dönem başkanlığını yapıyor. 13 Aralık Çarşamba günü için bir toplantı düzenlenmesi bekleniyor. Biz en yüksek tonda tepkimizi ortaya koyacağız. Diplomatik tavır koymaktan başka şu anda yapılabilecek bir şey yok gibi görünüyor. Amerika’ya harp ilan edemeyiz.

Bu ihtilaftan Türkiye ekonomisi etkilenir fakat Türk ekonomisi böyle ufak tefek şeylerden sarsılmayacak kadar güçlendi. Bazen böyle durumların hiç hesap edilmeyen faydaları da olabiliyor tabii, kötü komşu insanı ev sahibi yapar derler. Belki de Amerika’nın Kudüs hamlesi ve İslam coğrafyası üzerinde tahakküm kurma girişimi İslam ülkelerini, Orta Doğu ülkelerini birbirine yaklaştırır ve bir dayanışma kurulmasını sağlar. Ki öyle olacaktır da. Bir CIA ajanının sosyal medyaya düşen konuşmasında da tam olarak bu anlattıklarımızdan bahsediyor. CIA Ajanı “Müslümanları birbirine düşürmek için onları birbirine kırdırmalıyız.” diyor. Şii ve Sünni kavgasını da çıkaranlar tam olarak bunlar. İsrail’in başkentinin Tel Aviv’den Kudüs’e alınması da politik değil, tamamen dini ve manevi bir harekettir.

Önümüzdeki süreci iyiye yorabileceğimiz emareler bugün için görünmüyor. Ama en zor şartların içinde de Allah bir yerden bir pencere açacaktır. 

VİDEO - ZİYAEDDİN YAĞCI GAZETTE'YE GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER