• USD 4.7151
  • GBP 6.2346
  • EUR 5.4667

BACAKSIZ YAŞANIR, VATANSIZ YAŞANMAZ

BACAKSIZ YAŞANIR, VATANSIZ YAŞANMAZ

15 Temmuz gazisine Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan telefon...

15 Temmuz hain darbe girişiminde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde FETÖ’cü darbecilere karşı koyarken gazi olan 32 yaşındaki Sabri Gündüz’ün sağ bacağının dizinden kesileceği haberini alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gündüz’ü telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti.

Şu anda dört yaşında olan kızını öperek, vatan savunması için gittiği köprüde hainlerin kurşunlarına hedef olan Gündüz’ün sağ bacağı, geçirdiği 46 ameliyata rağmen iyileşme göstermedi. Nükseden enfeksiyonun Sabri Gündüz’ün canına mal olmaması için doktorlar bacağının dizinden kesilmesi gerektiğine karar verdi. Sabri Gündüz’ün bacağının kesileceğini öğrenen Sayın Cumhurbaşkanımız’ın gazimiz ile yaptığı telefon görüşmesi ortaya çıktı. Gazi Gündüz, ameliyat masrafının devlet tarafından karşılanacak olması karşısındaki mahcubiyetine karşılık, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gaziye “Para pul işlerini düşünme” demesi gözleri yaşarttı.

“Bacaksız yaşanır, vatansız yaşanmaz” diyen Sabri Gündüz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini telefonla aramasına şaşırarak, teşekkürlerini iletti.

İşte 15 Temmuz Gazisi Sabri Gündüz ile Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan arasında yaşanan duygu dolu telefon görüşmesi:

Recep Tayyip Erdoğan: Gazi, selamın aleyküm. Ner var, ne yok oğlum? Nasılsın?

Sabri Gündüz: Çok şükür iyiyim. Gizli numara diyor, tanıyamadım.

Recep Tayyip Erdoğan: Cumhurbaşkanınının telefonu gizli olur.

Sabri Gündüz: Saygılar efendim, nasılsınız? Ellerinizden öperim.

Recep Tayyip Erdoğan: Sağ ol… Ben bu akşam bir şeyler duydum, dengelerim alt-üst oldu. Hayırdır?

Sabri Gündüz: Vatan sağ olsun efendim. Ben üzülmüyorum.

Recep Tayyip Erdoğan: Ne oldu şimdi? Neyin nesi bu?

Sabri Gündüz: Efendim, ben toplamda 46 kez ameliyata girmiştim zaten. Benim bütün baldırımdaki eti, ayağımın üstündeki bütün etler alınmıştı. Sinir kaybı, dolaşım bozukluğu da vardı. Daha sonra bir yıldan beridir de fizik tedaviye gittim. Olmadı… En son bir enfeksiyon topladı efendim, Ramazan’dan önce ayağımda bir yara çıktı. O toparlayamadı bir türlü kendini. Bilekte de sadece ayak uçlarıma basabiliyordum, ayağımda ciddi bir his kaybı vardı.

Recep Tayyip Erdoğan: Sağ, sol?

Sabri Gündüz: Sağ ayak efendim. Daha sonra da işler iyice kötüye gitti. Dizim de yamulmaya başladı. Belim, kalçam, hepsi yamulmaya da başlıyordu. Şöyle tarif edeyim efendim; her bastığımda ayağımın altına bıçak sokuluyormuş gibi oluyordu. Çok ciddi ağrılarım vardı, uyuyamıyordum. En son doktoruma gittim.

Recep Tayyip Erdoğan: Hangi doktora? Acıbadem Hastanesi’nde mi?

Sabri Gündüz: Acıbadem Hastanesi’nde efendim. Doktorum da o kadar üzüldü ki… Çok ciddi bir emek harcadı. “Sabri, ben seni üniversitede öğrencilerime anlatıyorum” dedi. “Bunu söylemek gerçekten benim için üzücü ama oğlum artık boşuna zulmediyoruz sana, kendine boşuna zulmediyorsun. Yapabilecek hiçbir şeyim kalmadı Sabri. En küçük bir müdahalede daha da kötüye gidecek. Bence fırsat varken şimdi diz altından alalım. Yoksa daha sonra diz üstünden almak zorunda kalacağız. Zaten en büyük korkumuz da Allah muhafaza, bu enfeksiyon iyice nüksederse, kana karışırsa o zaman seni de kaybederiz. Riske girmeyelim. Ama sana şu güvenceyi vereyim. Protezle seni koşturacağım.” dedi. Ben de kabul etmek zorunda kaldım. Daha sonra Medipol’e gittim. İçimizin tamamen rahat olsun istedik. Medipol’de yine ortopedi ve fizik tedaviye gittim. Herkes aynı şeyi söyleyince ben de razı gelmek zorunda kaldım.

Recep Tayyip Erdoğan: Şimdi, nerede olacak ameliyat?

Sabri Gündüz: Medipol’de olacak efendim.

“Sen para pul kısmını düşünme oğlum”

Recep Tayyip Erdoğan: Bak Sabri, sen para-pul kısmını şimdi hiç düşünme.

Sabri Gündüz: Allah razı olsun efendim.

Recep Tayyip Erdoğan: Sende Acıbadem’deki doktoruna daha çok güven oluşmuşsa, kimdir o doktor onun da adını senden alırım, orada yapılsın ameliyat.

Sabri Gündüz: Efendim, nasıl diyeyim, kesilme ameliyatı olacağı için bunu bütün doktorlar yapabiliyor.

Recep Tayyip Erdoğan: Oğlum, tamam da, kesmekten kesmeye de fark var, değil mi? O da keser, bu da keser, ayrı mesele. Affedersin, bonfile kesmiyoruz sonuçta.

Sabri Gündüz: Medipol’deki de çok iyi bir hoca.

Recep Tayyip Erdoğan: İsmi nedir, biliyor musunu?

Sabri Gündüz: Profesör Dr. Ahmet Murat Bülbül. O da çok başarılı bir hoca, ona da güveniyorum. O yüzden benim için problem değil efendim. 55 bin lira nihayetinde devletin kasasından çıkacak…

Recep Tayyip Erdoğan: Sen o paralara karışma… Zaten onlar senden çıkmayacak.

Sabri Gündüz: Olsun efendim, yine de içimize sinmiyor yani.

Recep Tayyip Erdoğan: Ya hu ne olsunu?

Sabri Gündüz: Devlet bizim kendi evimiz gibi olduğu için…

Recep Tayyip Erdoğan: Burada Bağcılar Medipol de yine devletle anlaşmalı olarak çalışacak. Ama senin cebinden bir kuruş para çıkmayacak, ona göre! Bunları anında bize bildireceksin. Sen şimdi ne zaman ameliyat olacaksın?

Sabri Gündüz: Allah nasip ederse Salı günü olacağım efendim. Ama saat belirlenmedi henüz, pazartesi günü hastaneden arayıp bilgi verecekler efendim.

Recep Tayyip Erdoğan: Senin evin burada, Sarıyer’de mi?

“İnsan Rabb’inin verdiği güzel hediyeye üzülür mü?”

Sabri Gündüz: Ayazağa’da oturuyorum efendim. Herkes bana diyor ki, “Sabret”, ben de diyorum ki, “Bu bana Allah’tan gelen bir imtihan değil, bu bana Rabb’imden gelen güzel bir hediye” diyorum. İnsan Rabb’inin verdiği güzel bir hediyey üzülmez. O yüzden hep dik durmaya çalışıyorum. Sizin kadar olamasam da… Sebebini bilmiyorum ama içimde inanılmaz güzel bir duygu var 15 Temmuz’dan beri.

Recep Tayyip Erdoğan: Senin memleketin neresi?

Sabri Gündüz: Ben Bartınlı’yım efendim.

Recep Tayyip Erdoğan: Ben yarın Afyon ve Eskişehir’e gideceğim, kongrelerimiz var. İnşallah kongrelerden döndükten sonra seni ziyaret etmek isterim.

Sabri Gündüz: İnşallah efendim. Kendinizi zora sokmayın efendim ama sizi görürsem o kadar mutlu olurum ki anlatamam…

Recep Tayyip Erdoğan: Seni gözlerinden öpüyorum. Kaç kardeşsiniz siz?

Sabri Gündüz: Dört kardeşiz efendim. Bir tane de kızım var Elhamdüllillah.

Recep Tayyip Erdoğan: Maşallah kaç yaşında, sen kaç yaşındasın?

Sabri Gündüz: Üç yaşında efendim, ben otuz iki yaşımdayım.

Recep Tayyip Erdoğan: Maşallah. Tamam Sabri oldu inşallah… Hanımefendiye de selam söyle. Gözlerinden öpüyorum.

Sabri Gündüz: Ellerinizden öperiz efendim.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER