Bolivya’da Neler Oluyor..! - ADEM AKOL

18 Kasım 2019 Pazartesi 00:30

“Bana güç veren zaferlerim değil, yaşamdaki yenilgilerimdir... Bir çiçeği öldürebilirsiniz ama baharı öldüremezsiniz... Kaybettiğin tek savaş, uğrunda savaşmaktan vazgeçtiğindir” diyordu Küba devriminin en büyük ismi; Bolivya dağlarında 1967 yılında öldürülen, Arjantinli Ernesto Che Guevara...

Bir Güney Amerika ülkesidir Bolivya... Doğusunda ve kuzeyinde Brezilya, batısında Peru ve Şili, güneyinde Paraguay ve Arjantin yer alır... Tam bir kara ülkesidir, denizle bağlantısı yoktur... Türkiye yüz ölçümünden daha fazla toprağa sahip olmasına rağmen nüfusu 12 milyona ulaşır ancak...

Bugünkü Bolivya toprakları, 15. Yüzyılın başlarından itibaren; bölgedeki İnka İmparatorluğunu mağlup eden İspanyol sömürge kuvvetleri tarafından işgal edilir... 3 asır boyunca Bolivya topraklarındaki zengin yeraltı kaynaklarını sömürür İspanya... Yüz binlerce yerli, katledilir çıkan isyanlarda...

19. yüzyılın başlarında, tüm Güney Amerika’ya hükmeden İspanya’ya karşı; Simon Bolivar önderliğinde başlatılan bağımsızlık savaşları sonucunda, Bolivya toprakları İspanyol askerlerinden temizlenir... Bağımsızlığın ilan edildiği bu topraklara, Simon Bolivar’a gösterilen saygı nedeni ile Bolivya ismi verilir...

1825 yılından günümüze kadar 180 darbe, 10 farklı anayasa ve 80 cumhurbaşkanı görür Bolivya halkı... Cumhurbaşkanlarından bazıları yönetimi kan dökerek ele geçirir ve yine kan dökerek kaybeder... Görev başında 6 cumhurbaşkanı öldürülür...

Küba devrimini Fidel Castro ile birlikte gerçekleştiren Ernesto Che Guevara; tanınmaması için kılık değiştirdikten sonra, ABD güdümündeki yönetimi yıkmayı planlayarak, 1966 yılında adamları ile birlikte Bolivya’ya gider ve devrim hareketi başlatır...

ABD özel kuvvetleri, CIA ve Bolivya ordusunun ortak yaptıkları operasyon sonucunda; 1967 yılında yakalanıp öldürülür Che Guevara... Bunun üzerine devrim hareketi son bulur... Ancak onun ölümü, sosyalist felsefeye karşı Güney Amerika’da bir sempatinin oluşmasına neden olur... Bu sempati sonucu, sosyalist bir partinin günümüzde iktidar olmasının yolu açılır Bolivya’da... Che’nin “Bir çiçeği öldürebilirsiniz ama baharı öldüremezsiniz” sözü yankılanır  tüm Latin Amerika’da...

Amerika Birleşik Devletleri ile uluslararası sermayenin ülke üzerindeki nüfuzunu azaltma ve işsizliğe çözüm getirme beklentileri; Sosyalist Hareket Partisi’nin büyük bir başarı elde etmesine yol açar, 2005 seçimlerinde... Parti lideri Juan Evo Morales Ayma, Bolivya Cumhurbaşkanı olur... Bolivya yönetimine gelen ilk yerli başkandır Evo Morales...

Güney Amerika kıtasının en yoksul ülkeleri arasında olan Bolivya’da iş başına gelen Evo Morales, uyguladığı politika sonucunda istikrarlı büyüme rakamları yakalayarak arka arkaya 3 dönem Cumhurbaşkanı seçilir... Ancak, nitelikli iş gücü azlığı; istihdam olanaklarının sınırlı oluşu; alt yapı eksikliği ve son yıllarda ihracatının büyük bir kısmını oluşturan petrol ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan düşüş; ülke ekonomisini olumsuz etkiler... Halkına verdiği vaadleri yerine getirmekte zorlanır Morales...

20 Ekimde devlet başkanlığı seçimleri için yeniden sandığa gider Bolivyalılar... Rakibini yüzde 10 oy farkıyla geçtiğini ve ikinci tura gerek kalmadığını açıklar Evo Morales... İşte kıyamet o zaman kopar... Tam da istediği fırsatı yakalar ABD’nin CIA’sı... Tezgah hazırdır...

Seçimlere hile karıştırıldığı gerekçesi ile sokağa dökülür halk... Genelkurmay Başkanı Morales’in istifasını ister... Olayların büyümesini önlemek için Meksika’ya iltica eden Morales ‘daha güçlü olarak’ geri geleceğini söyler...

Muhalefet kanadından Senatör Jeanine Anez “yakında seçimlere gidilecek” diyerek geçici olarak devlet başkanlığı görevine getirilir... Ülkeye demokrasi ve huzur getireceği iddiasında bulunur yeni devlet başkanı...

‘Ülkeye demokrasi ve huzur getireceğiz...’ Bu iddia bize hiç yabancı gelmiyor nedense... Irak’a da huzur ve demokrasi geldi... Libya’ya da... Diğerlerine de...

Bu, Güney Amerika kıtasındaki sosyalist yönetimlere karşı yapılan bir güç kırma hareketi olmasın..?

Venezuela’da Maduro’yu kıramadılar ya... Yalnızlaştırıp mı başarmaya çalışıyorlar acaba..?

Günün Sözü

Bir devrimci, başkasına atılan tokadı kendi yüzünde hissedendir.

Ernesto Che Guevara

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI