DEAŞ, Terör ve 29 Ekim - ADEM AKOL

29 Ekim 2019 Salı 01:02

Saddam Hüseyin Irak yönetimini ele geçirdiği 1978 yılından itibaren, muhaliflerine kan kusturmuş olsa da, ülkesinin refahı için yaptığı yatırımlar ve çalışmalar göz ardı edilemez...

Saddam’ın tek başına Irak petrollerine sahip olması, üstüne üstlük; Arap ülkelerini tek bir bayrak altında örgütleme çalışmaları, dünyanın enerji kaynaklarını kontrolleri altında tutmak isteyen emperyal güçlerin işine gelmez...

Biyolojik silah ürettiği iddiası ile 2003 yılında Irak’ı işgal eder Amerika Birleşik Devletleri... Saddam kaçar, ancak daha sonra yakalanıp idam edilir... Irak ise perişan olur, paramparça olur, aradan geçen yıllar içerisinde...

Afganistan orijinli, dünya çapında faaliyet gösteren islamcı silahlı örgüt El-Kaide; durumu fırsat bilerek 2004 yılında Irak’ta Ebubekir El-Bağdadi liderliğinde örgütlenir... Daha sonra, 2006 yılında adını Irak İslam Devleti olarak değiştirir...

ABD’nin Irak’a yaptığı müdahale sırasında çıkan mezhep savaşlarından faydalanan örgüt, Irak’ın Musul kentini kontrolü altına alarak güçlenir ve büyür... Ardından Salahaddin, Diyala, Enbar ve Kerkük’ün bir kısmını ele geçirilerek, ülkenin üçte birini kontrolleri altına almış olurlar... Ancak bir süre sonra, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin hava desteği altında, Irak güçleri bu bölgeleri örgütün elinden kurtarır...

2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaşı fırsat bilen Bağdadi’nin terör örgütü, özellikle ülkenin kuzeyinde yuvalanarak faaliyete başlar... Bu kez ismini ‘Irak ve Şam İslam Devleti’ (İŞİD) olarak değiştirir... Yahut da Arapça isminin kısaltılmış şekli ile DAESH, Türkçe okunuşuyla DEAŞ...

ABD’nin, PKK ve onun Suriye versiyonu PYD için bölgeye gönderdiği silahları da eline geçiren DEAŞ daha da büyür ve bu silahları kullanarak, tüm dünyanın tepkisini çeken birçok kanlı eyleme imza atar...

ABD Dışişleri Bakanlığı 2011 yılında Ebubekir EL-Bağdadi’yi küresel terörist ilan eder ve başına 10 milyon dolar ödül koyar... 2014 yılında ise halife olduğunu yayar tüm dünyaya kanlı terör örgütü lideri... Forbes dergisi, ayni yıl onu ‘Dünyanın En Güçlü İnsanları’ listesine koyar...

Dönemin Irak Başbakanı İbadi, 18 Aralık 2017’de yapılan askeri operasyonlar sonucu DEAŞ’ın ülkedeki varlığının ortadan kaldırıldığını duyurur... Örgütün varlığından dolayı 5 milyon civarında insan ülke içerisinde göçmen durumuna düşmüş, 80 milyar doları aşkın büyük yıkımlar meydana gelmiştir...

Geçtiğimiz Cumartesi akşamı geç saatlerde, ABD özel timleri bir operasyon düzenler Suriye’deki El-Bağdadi’nin inine... Üç çocuğunu da yanına alarak kaçmak ister eli kanlı terörist Bağdadi... Ancak kaçamayacağını anlayınca, üzerindeki canlı bomba yeleğini patlatarak çocukları ile birlikte intihar eder...

Pazar günü öğleden sonra yaptığı basın toplantısında ABD Başkanı Trump, Suriye’nin kuzey-batısında İdlib’teki terör liderinin saklandığı yere helikopterli özel timler ile yapılan baskını anlatarak El-Bağdadi’nin öldürüldüğünü duyurur... Yardımlarından ötürü Türkiye, Rusya ve Suriye’li Kürtler’e teşekkür eder... “Bir köpek gibi, bir korkak gibi öldü” der Trump El-Bağdadi için...

Amerikan televizyonları; aynen Amerikan filimlerindeki gibi “mission accomplished,” ‘görev tamamlandı’ ifadesini kullanırlar...

Bazı kaynaklar ise; Trump’ın 3 hafta önce Suriye’den çıkma kararının Pentagon’un planlarını altüst ettiğini, bunun üzerine Bağdadi’ye operasyon düzenlediklerini, dolayısı ile Bağdadi’nin Trump sayesinde değil, Trump’a rağmen öldürüldüğünü öne sürer...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, operasyon sonrası yayınladığı mesajda; bunun “terörizmle mücadelede bir dönüm noktası” olduğunu söyler...

İngiltere Başbakanı Boris Johnson “terörle mücadelede önemli bir aşama. Fakat DEAŞ şeytanı ile olan savaşımız henüz bitmiş değil” der...

Avustralya Başbakanı Scott Morrison ise; “ DEAŞ çok başlı bir canavar gibidir. Birini kesince öteki çıkar” ifadesini kullanır...

Nitekim Bağdadi’nin öldürülmesinin ardından 24 saat geçmeden DEAŞ’ın başına, Abdullah Kardaş isimli başka bir teröristin geçeceği haberleri yayılır...

Barış Pınarı Harekatı ve ardından Bağdadi’nin öldürülmesi; DEAŞ’a vurulan büyük darbeler olmasına rağmen, Avustralya Başbakanının da dediği gibi, çok başlı canavarın kesilen başı yanındaki diğer başlar DEAŞ’ı eski gücünde bir terör örgütü olarak devam ettirebilecekler mi bilinmez...

Ancak şurası kesin ki; belli bir amaç için kurdurulmuş olan DEAŞ; görevini tamamlamış ve çok şey bilen lideri ise, varlığı sakıncalı olmaya başladığı için, öldürülmüştür... “Mission accomplished,” ‘görev tamamlandı...’

Örgütün yeni lideri, yeni bir yapılanma ile yeni görevler üstlenecektir... Emperyal güçlerin tahakkümlerini sürdürebilmek için, her zaman böyle örgütlere ihtiyaçları vardır çünkü...

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 96. yılına rastlayan bu günde; terörizimle mücadelede katedilen büyük yol sonrasında, Büyük Önder’in hayal ettiği büyük Türkiye’yi oluşturma sürecinin hızla gerçekleştirileceğinden, artık hiç kimsenin kuşkusu olmasın...

Günün Sözü

Terörün dini, dili, mezhebi, ırkı, rengi, yaşı, genci, yaşlısı olmaz...

Cennet vaadiyle, dünyayı cehenneme çevirenlere lanet olsun.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI