Doğu Akdeniz ve Barış - ADEM AKÖL

3 Şubat 2020 Pazartesi 09:15

“Yurtta sulh, cihanda sulh” diyordu Gazi Mustafa Kemal Atatürk... Savaşı en acı yanlarıyla deneyimleyen birisi olarak.

“Göze göz, bütün dünyayı yok eder” tesbiti ile çatışma sonucunun hep yokoluş getirdiğini vurgular Hindistan bağımsızlık hareketinin siyasi ve ruhani lideri Mahatma Gandi.

“İnsan, savaş gibi inanmadığı bir şey için acı çekeceğine, barış gibi inandığı bir dava uğruna ölse daha iyi değil midir..? Savaş için hiç direnmeden verdiğimiz kurbanları, barış için de vermeye hazır olmalıyız” diyerek, gerçek mücadelenin barış tesis etmek için verilmesi gerekliliğine vurgu yapar, gelmiş geçmiş en önemli bilim insanı Albert Einstein.

İngiliz sömürgeciliğinden 1776  yılında George Washington liderliğinde bağımsızlığını kazanan Amerika; diğer kıtalara açılmak, denizaşırı ticaretini geliştirmek için Akdeniz’e gönderdiği gemilere Cezayirli korsanlar el koyuyordu... Bundan kurtulmanın yollarını arayan Amerika,  6 gemilik bir donanma kurar ve Akdeniz’e gönderir... O tarihten sonra Akdeniz’de dolaşan Amerikan savaş gemileri 6. filo ismi ile anılmaya başlanır.

2000’li yılların başlarında Doğu Akdeniz’de zengin hidrokarbon yatakları olduğunun tahmin edilmesi ile; Amerika’nın yanısıra, bölge ülkeleri de Akdeniz’de savaş gemisi bulundurmaya başlar... Bugün, bölgede 12 ülkeden 60 civarında savaş gemisi dolaşmaktadır.

Doğu Akdeniz’de toplamda 3 trilyon dolarlık doğal rezerv olduğu hesaplanınca, bu kaynakların kendi sularında olmayan ülkelerin de iştahını kabartır... Başta Amerika olmak üzere, Fransa, İtalya ve Yunanistan da pay koparmak için bir şekilde devreye girerler.

Bu gün Doğu Akdeniz’de; Türkiye’den TPAO, Amerikan Exxon Mobil ve Nobel, Fransız Total, İtalyan Eni, İngiliz-Hollanda ortaklığı ile Shell, İsrail Delek ve Avner, Katar Petroleum ile Güney Koreli Kogas gibi dev enerji şirketleri çalışma yürütüyor.

Ancak 1982 tarihinde hazırlanıp 1994’te yürürlüğe giren, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku’na göre düzenlenmesi gereken Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarındaki ülkeler arası anlaşmazlık hala devam ediyor... Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) de yanına alarak oluşturduğu MEB alanları ile, Doğu Akdeniz’in büyük bir kısmında söz hakkı elde etmek isterken; ABD, Mısır, İsrail, Lübnan ve özellikle de Fransa onlara destek çıkmaktadır.

Doğu Akdeniz’deki birçok parselde sondaj çalışması yapan şirketi, Total kanalı ile payını artırmaya çalışan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un; Türklere ve özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı hamaset dolu tutumu neticesinde, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’e, Türkiye’ye karşı Yunanistan’ı desteklemek için savaş gemilerini bölgeye göndermeyi teklif eder.

Daha önce de, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa’nın 2007 yılında yaptıkları ‘Savunma ve İşbirliği Anlaşması’ çerçevesinde 2017 yılında Fransızlara adadaki askeri üsleri süresiz kullanma hakkı verilmişti... Fransa ayrıca öteden beri Kıbrıs’ın güneyinde bir deniz üssü kurmak istiyor.

Türkiye’nin KKTC ile anlaşma yaparak Kıbrıs’ın güney-doğusunda, GKRY’nin parsellediği alanlarda araştırma yapmaya başlaması 7 Ekim 2014 tarihli BM gözetimindeki Kıbrıs barış görüşmeleri Nikos Anastasiadis tarafından tek yanlı olarak askıya alınmıştı.

Geçtiğimiz günlerde ise Güney Kıbrıs hükümet sözcüsü, MEB ilan ettikleri 13 blokun 7’sinde sondaj çalışması yapma lisansına sahip İtalyan Eni ve Fransız Total şirketlerinden Türkiye’nin teknik veri çaldığını iddia ederek, bu bilgiler ışığında Türk sondaj gemilerinin doğru noktalara gittikleri ifadesinde bulunur.

Birkaç gün önce ise Avrupa Parlamentosu’nda ırkçı bir Yunan milletvekili Brüksel’de düzenlenen Genel Kurul’da Türk bayrağını yırtma cüreti gösterir.

Doğu Akdeniz’e kıyısı olan tüm bölge ülkeleri, BM Deniz Hukuku çerçevesinde anlaşmaya  oturup MEB sınırlarını kesin çizgilerle belirlemek yerine, ötekinin hakkını gasp etmeye çalışmaları hiçbir ülkeye fayda sağlamayacaktır...

Bilinmelidir ki, doğadaki nimetler; üzerinde barınan her canlının hakkıdır, sadece güçlü olanın değil.

Günün Sözü

Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır.

Yaşar Kemal

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI