Emeklilerin İntibak Yasası - ADEM AKOL

12 Haziran 2019 Çarşamba 10:04

Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre intibak; iki şeyin ölçülerinin birbirini tutması anlamında yapılan uyumlaştırma çalışmasını ifade eden Arapça kökenli bir sözcüktür... Yani ödenen SSK ve Bağ-Kur prim miktarı ve prim ödeme gün sayısı aynı olmasına rağmen, farklı tarihlerde emekli olunmasından kaynaklanan farklı emekli aylıkları üzerinde yapılan uyum çalışmasıdır ‘İntibak Yasası.’
Hatırlayacaksınız 6 yıl kadar önce yürürlüğe giren 1 Ocak 2000 yılından önce emekli olmuş, 2 milyona yakın SSK’lının emekliliklerine yapılan düzenleme ile, 339 liraya kadar artışlar getirilmişti...
Buna benzer bir çalışma da 1 Ocak 2000 tarihinden sonra emeklilik hakkı kazanmış SSK ve Bağ-Kur’luların aylıklarında da yapılması planlanıyor... Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) gerekli yasa çıkartılabilirse emekli maaşları, 355 liraya kadar artabilecek.
Yapılması planlanan artış miktarı SSK priminin yatırıldığı maaş miktarına ve prim ödeme süresine göre farklılık gösterebilecek... Asgari ücretten daha fazla bir maaş üzerinden prim yatıranlar, asgari ücret üzerinden prim yatıranlara göre daha fazla artış alacak... Yine daha uzun süre prim ödeyenler, daha kısa süre ödeyenlere göre daha fazla artış alabilecek.
Şu anda ‘Emeklilerin İntibak Yasası’ bir tasarı halinde meclise sevkedilmiş durumda... Meclisten geçerek yasallaşması halinde 1 Ocak 2000 sonrasında emekli olan 5 milyon civarındaki emeklinin maaşları teker teker ele alınıp yeniden hesaplanarak oluşmuş olan haksızlık giderilecek... Bunun için vatandaşın herhangi bir işlem yapmasına gerek olmayacak... Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kendi bünyesinde bu çalışmayı yaparak sonuçlandıracak... Ancak bunun ne kadar süreceği ve zamlı aylıkların ne zaman alınmaya başlanacağı yasa tasarısının meclisten geçmesinden sonra açıklığa kavuşacak.
‘İntibak Yasası’ ile birlikte çözümlenmesi gereken önemli bir hususu daha gündeme getirmekte yarar vardır; SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı arasındaki mevcut anomali...
2006 yılına kadar Türkiye’de 3 farklı sosyal güvenlik kurumu vardı; 1946 yılında kurulan Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), 1954’te kurulan Emekli Sandığı ve 1972 yılında kurulan Bağ-Kur... 2006 yılında bu 3 kurum birleştirildi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) isimli yeni bir çatı oluşturuldu...
Ancak oluşan bu yeni kurum altında bulunan SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı farklı ve adaletsiz uygulamalara tabi... Mesela bir SSK’lı; 5 bin gün civarında prim yatırarak emekli olabiliyorken, Bağ-Kur’lunun 9 bin gün prim yatırması istenmektedir... Mesela SSK’lı ve Bağ-Kur’lu emeklilerin alacağı zammı yıllık enflasyon verileri belirlerken; memur emeklilerin zammı, toplu sözleşmelerle daha yüksek oranlara ulaşabiliyor... 
Bu durum aynı ülkede, belki de daha zor şartlarda çalışıp emekli olmuş vatandaşlarımızın; emeklilik maaşları arasında adaletsiz bir farkın oluşmasına neden olmaktadır... Türkiye’de oluşan hayat pahalılığı tüm vatandaşlar için ayni olduğuna göre, alınacak zammın da ayni oranda olması gerekmektedir... 
Bu anomaliyi giderebilmek için ‘İntibak Yasası’ bir fırsattır... Problemlerin bir bütün olarak ele alınıp çözümlenmesi; sadece 12 milyon emekli vatandaşımızı rahatlatmakla kalmayacak, şu an çalışmakta olan 22 milyon insanımızın da psikolojisini düzeltecektir.

GÜNÜN SÖZÜ
Zenginlik; sahip olduklarımızla değil, verdiklerimizle eşdeğerdir.
Din adamı ve reformcu Henry Ward Beecher’in bu sözü, ilk bakışta kafa karıştırabilir; Kendi varlıklarımızı vererek nasıl zengin kalabiliriz ki? Elimiz ne kadar sıkı olursa, o oranda kaybederiz. Halbuki nekadar cömert olursak, bize geri dönüş o oranda fazla olur... Hem hiçbir işe yaramayan maddi varlık, zenginlikmidir sizce?

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI