Evanjelizm ve Trump’ın Büyük Orta Doğu Projesi - ADEM AKÖL

27 Şubat 2020 Perşembe 00:35

Hristiyan dininin kutsal kitabı olan İncil’in; Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından kaleme alınmış 4 farklı yazarı vardır... Bu yazarlara, ‘Genel olarak kabul edilen gerçek’ anlamına gelen ‘Dört Evanjelist’ ismi verilir... İncil’in bu farklı 4 kitabını vaaz vererek yayan kişilere ise Evanjelik denir... Evanjelik sözcüğü, daha çok Protestan Kilisesi’nin muhafazakar kesimini nitelemek için kullanılır... Daha sonra 1964 yılı Nobel Barış Ödülü’nü kazanan, dünya genelinde şiddete ve ırkçılığa karşı mücadele etmiş; Afrika kökenli, Amerika’lı Baptist papaz Martin Luther King’in kurduğu kilise hareketine de ayni isim verilir.

Günümüzde ise Evanjelizm, ‘Siyonist Hristiyanlar’ da denilen; bir nevi Hristiyanlık ve Yahudiliğin karışımından meydana gelmiş, Protestanlığın bir alt mezhebi olan grubun felsefesine verilen tanım olarak kullanılır... Evanjelizm, Yahudiler’in Tanrı’nın seçilmiş halkı olduğunu; Arz-ı Mev’ud denilen, Nil Nehri ile Fırat arasında bulunan kutsal toprakların onlara vaad edildiğini savunur... Evanjelistler, Mesih’in yeryüzüne gelmesi için, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’nın yıkılarak yerine Süleyman Tapınağı’nın yapılmasının şart olduğunu söylerler.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 100 milyonun üzerinde Evanjelist olduğu tahmin ediliyor... Amerikan toplumunun tutucu kanadını oluşturan bu grup, Yahudiler’e ve Siyonizm’e olan ilginç bağlılıkları ile dikkat çekmektedir... Sayıları hızla artan Evanjelist’ler, 1980’lerde Protestan nüfusun yüzde 40’lık bir kısmını oluştururken, bu oran 2000’li yıllarda yüzde 55’e ulaşır... Dünya genelinde de hızla çoğalan Evanjelistler’in günümüzdeki sayısının 500 milyonun üzerinde olduğu hesaplanıyor.

Yaklaşık her 3 kişiden birinin Evanjelist olduğu, 350 milyon nüfuslu Amerika Birleşik Devletleri’ne başkan seçilmek kolay bir iş değildir... Birçok ekonomik dengeyi çok iyi hesap etmek, üstelik Evanjelistler’in gönüllerinde yatan arslanı ürkütmemek gereklidir.

ABD 2016 seçimleri öncesinde Trump; “en iyi Yahudi dostu benim, Kudüs’ü başkent yapacağım” demiş ve Evanjelistler’in oylarını da alarak Başkan seçilmişti.

İsrail’in güvencesi ABD’dir... Eğer ABD önümüzdeki dönemde problem yaşar ve Orta Doğu’daki üslerini koruyamazsa, İsrail’in hayatını devam ettirebilmesi için, bölgede gittikçe güç kazanan Türkiye’ye yanaşması hiç de sürpriz olmayacaktır.

1948 yılında kurulan İsrail, Filistin topraklarının sadece belirli noktalarında vardı... 1967 yılında topraklarının alanını birtakım manevralarla artırmayı başarır... Bu gün ise Amerika’nın yardımları ile Filistin topraklarının neredeyse tamamına hükmeder... Filistin, kendi topraklarını hızla kaybederek, 1948 yılında İsrail’e verilmiş olan miktarın da altına düşer.

Üstelik hala Filistinliler’in elinden toprak alınmaya devam edilmektedir... ABD’deki 2020 Başkanlık seçimleri öncesinde Siyonist ve Evanjelistler, Trump’a; “verdiğin sözü yap” diyorlar... Trump’ın “Büyük Orta Doğu Projesi” adı altında Filistinliler’in yok oluş sürecini başlatması bu sebepledir... “Zamanla Filistinliler bu planı kabul edecekler” diyor Trump... Yani “zamanla  biz bunu Filistinliler’e baskı ile kabul ettireceğiz” demek istiyor.

Aslında arka planda, Filistinliler’i Filistin topraklarından tamamen sürüp; Ürdün’de yahut da sina çölünde bir Filistin Devleti kurma düşüncesi bile var.

Dünyada en fazla halk silahlanmasının olduğu ülke Amerika’dır... Tahminlere göre ABD’de 300 milyon silah var... Neredeyse her Amerika’lıya bir silah düşüyor... Özellikle Evanjelistler ve diğer ırkçı gruplar hızla silahlanıyorlar.

Başkanlık seçimlerini Demokratlar kazanırsa Amerika silahlı bir çatışmaya sahne olabilir... Trump kazanırsa, doları zayıflatacak olan kripto para süreci hızlanacak... Bu da zaten 200 trilyon borcu olan Amerikan ekonomisine büyük bir sıkıntı yaşatacak.

Trump’ın Orta Doğu’da attığı adımlar, tamamen yeniden Başkan seçilebilmesi ve Amerika’nın geleceğini sağlama almasına yöneliktir.

Çin’in ekonomisini altüst eden, ardından İran’ın başına dert açmaya başlayan; Corona Virüs’ü de son anda Trump’ın imdadına hızır gibi yetişmiştir.

Günün Sözü

Önceleri emperyalizm ucuz ham madde, emek sömürüsü ve denetlenebilir bir dünya pazarı istiyordu. Bugünse hiçbir değeri olmayan bir insanlık istiyor.

John Berger

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI