Formatlanmak..! - ADEM AKÖL

31 Mart 2020 Salı 00:49

Bilgisayar kullanıcıları bilirler... Formatlamak; temiz bir sayfa açmak anlamına gelen, belirli bir standarda göre yeniden düzenlemek, biçimlemek diye ifade edilir... Her bilgisayarın, daha güncel ve daha doğru bir düzen oluşturmak ve virüslerden arındırmak için; zaman zaman formatlanmaya ihtiyacı vardır.

Kimi bilim adamları, insan beyninin de bir nevi bilgisayar gibi çalıştığını iddia eder... Yoksa bilgisayarlar, insan beyninin çalışma sisteminden esinlenerek mi üretilmiş acaba..? Her neyse; sonuçta insan beyninin de, bilgisayarın da çalışma sistemleri aynidir.

Çok tuhaftır şu insanoğlu... Arabası ‘tık’ dese, hemen bir tamirciye gösterir... Rutin bakımlarını ihmal etmez... Sürekli yıkattırır, pasta cila yaptırır... Kaportanın bir tarafında, bir çizik görse kahrolur; onu gidermek için akla karayı seçer.

Kendi kalbi değil ‘tık’lasa, sürekli tıkırdasa bile; önemli olmadığını düşünür, doktora gitmez... Rutinini brakın, bir kez bile check-up yaptırmaz... Kendi vücudunun bakımını hep ihmal eder... Herhangi bir organı, farklı bir semptom verse hiç ama hiç umursamaz.

Peki, insan vücudunun en küçük zerreciğini dahi yöneten beyinin ölmesi durumunda; geriye kalan organlar çalışıyor olsalar da hiçbir işlevselliklerinin kalmayacağını bile bile, niye beynimize gereken önemi vermiyoruz..? Niye bilgisayarlarımızı formatladığımız gibi, kendi beynimizi de formatlamıyoruz..?

Her nekadar da 13 Şubat tarihli yazımızda Koronavirüs’ün bir biyolojik savaş olabileceği ihtimalini öne sürerek değerlendirme yapmış olsak da, olayı bu kez başka bir bakış açısı ile yorumlayalım...

‘Tabiat Ana’ insanoğlunun kendine yaptığı tahribatın bir nevi intikamını mı almaya çalışıyor, yoksa tahribat yapacak olanların sayısını mı azaltmaya çalışıyor bilemiyorum...

Ancak, kesin olan o ki; önümüzdeki süreçte, Covit-19 virüsünün bu güne kadar aldığı canların kat kat fazlasını götüreceği apaçık ortada... Bunun miktarını azaltmak, tamamen kendi elimizde... Bu miktar, ‘evde kal’ çağrısına göstereceğimiz ciddiyetin boyutu ile doğrudan ilintili.

İnsanoğlu ‘evde kal’ çağrısına riayet ederek, belki de hayatı boyunca hep ihmal ettiği beynine; format atma imkanını yakalamış olacaktır... Bugüne kadar, yoğun günlük tempodan fırsat bulup da gerçekleştiremediği; beynin belirli bir standarda göre yeniden düzenlenmesi, biçimlenmesi, dolayısı ile temiz bir sayfa açılması bu vesile ile mümkün olabilecektir.

Düşünebiliyor musunuz, yıllardır yapmakta olduklarınızdan bir anda vazgeçip kendinizi dört duvar arasına kapatarak süresini dahi kestiremediğiniz yeni bir yaşam biçimine başlıyorsunuz... Karar verilmiş, bilinen bir zaman dilimi için hapse düşmüş bir mahkum bile; duvara çizikler atarak dışarı çıkacağı günü hesaplamaya çalışırken, sizin öyle bir şansınız dahi yok.

O halde, ömrümüz boyunca bir daha imkan bulamayacağımız bu fırsatı iyi değerlendirerek; tam anlamıyla beynimizi formatlayıp ‘evde kal’ manın tadını çıkarmalıyız... Bizleri hakimiyeti altına alan, zamanımızı körü körüne heba ettiğimiz; birtakım hoş olmayan, boş alışkanlıklarımızdan sıyrılıp, sevdiklerimize daha fazla zaman ayırmanın güzellikleri ile tanışmalıyız. Kentlerin kalabalık sokaklarında boş şeyler için hırpaladığımız vücudumuzu, daha sağlıklı ve daha üretken işlere kanalize etmeliyiz.

Kim bilir, belki de bu virüs belasını en az zararla atlattıktan sonra; her Ademoğlu, kendi payına düşen dersi almış olacak ve belki de dünyamız, formatlanmış beyinler sayesinde çok daha yaşanılır bir hal alacaktır.

Kim bilir, belki de ‘Tabiat Ana’nın amacı; kendine yapılanların intikamını almak değil, insanoğlunu doğru yola sevk etmektir... Bize, bizle nasıl yaşanabileceği öğretiliyor, belki de.

Günün Sözü

Vücudunuza iyi bakın; yaşayabileceğiniz tek yer orasıdır.

Amerika’lı girişimci ve yazar Jim Rohn’un insan sağlığına dikkat çektiği çok önemli bir sözü... Sağlık olmadan hiçbir şey olmuyor çünkü...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI