Futbol..! - ADEM AKOL

17 Eylül 2019 Salı 09:51

Benim gibi, futbolla hiç ilgilenmeyen; onbinlerce insanın 90 dakika boyunca, 22 kişiyi gözünü kırpmadan izlemesine, hiçbir anlam veremeyen; kaç insan var bu dünyada bilmiyorum...

Çocuğunun göz rengini hatırlamayan; fakat tuttuğu takımın renklerine taparcasına sahip çıkan; yüz milyonlarca insanın bu denli fanatik oluşuna hiç ama hiç anlam veremiyorum...

Cebinde karnını doyuracak 3 kuruşu olmayan; fakat tuttuğu takımın Fizan’da da olsa hiçbir maçını kaçırmayan; bana göre normal davranış sergilemeyen bu insanları hayatım boyunca hiç anlayamadım...

Takımı galip geldiği zaman güzel de; mağlup olduğu zaman taşkınlık yapmak için sudan bahaneler arayan; sorunlu insanların yarattığı sorunları hiçbir zaman anlayamadım...

Benim çocukluk yıllarımı yaşadığım ev ile, kentimizin tek futbol sahası arasında sadece 9 metrelik bir yol vardı... Üstelik futbol sahasını çevreleyen duvarların yüksekliği de sadece 2 metre idi...

Kasabamızın sarı-mavi ve sarı-kırmızı formaları olan iki ezeli rakip takımı vardı... Bir gün sarı-mavili takım, ertesi gün sarı-kırmızılı takım antrenman yapardı futbol sahasında... Havada uçuşan toplar, hooop evimizin bahçesine düşerdi... Her antrenmanda en az 8-10 kez düşen topları geri sahiplerine iade etmek için evimizin avlusunda koşmaktan bitap düştüğümü çok iyi hatırlıyorum... Onların yüzünden ders dahi çalışamıyordum... Gına gelmişti artık... Top’un T’sini duyduğum zaman midem bulanmaya başlamıştı...

Yıllar yılları kovalarken, futbola karşı allerjim de arttıkça artıyordu... Bunun adına ‘spor’ diyorlardı ama sadece 22 kişi koşarken; 30-40 bin kişinin tribünlerde oturarak yaptığının, ne  tür bir spor olduğunu anlamak mümkün değildi...

Hele hele yerli takımlarımız arasındaki karşılaşmaları naklen veren spikerin 22 Türk ismi telaffuz edeceği yerde yarısından fazlası için ‘...chenko’lu, ‘...moviç’li, ‘...aldo’lu yabancı isimler söylemesi; futbola karşı allerjimin kronikleşmesine neden oldu...

Gazetemizin ofisi Gazipaşa Bulvarı üzerindeki bir apartmanda olduğu için, 300 metre ilerimizde bulunan 5 Ocak stadyumundaki karşılaşmalar sonrasında yollara dökülen özellikle 15-25 yaş aralığındaki gençlerin taşkınlıklarını hayretle izlerim hep...

Dün akşam Adana’nın iki ezeli rakibi Adanaspor ile Adana Demirspor arasındaki karşılaşma 0-0 sonuçlandıktan sonra her zaman olduğu gibi yine yollara döküldü bu iki takımın fanatik gençliği...

Polisin aldığı sıkı güvenlik önlemlerine rağmen, toplu halde nara atarak Gazipaşa Bulvarı üzerinde yürürken sataşacak insan aramaları ve çaktırmadan sağa sola ses bombaları fırlatmaları, çevreye terör estirmekten başka bir şey değildi...Polis ekiplerinin, taşkınlık yapanların üzerine motosikletle gitmeleri ise tam bir kovalamaca gösterisi idi...

Taşkınlık yapmaya gerek var mı..? Yenmek de, yenilmek de yiğitliktendir... Bugün yenilirsin, yarın yenersin... Üstelik yenilgi sana daha çok çalışman için azim ve güç vermelidir... Bu gücü, takımın için harcamak yerine niye boşa harcıyorsun ki..?

Maç sonrası, civar sokakların halini görmelisiniz... Karşılaşma sonrası gün ışımaya başlayınca sokakların savaştan çıkmış görüntüsü içinizi burkar... Çevreye gelişigüzel atılmış tonlarca çöp ve yüzlerce bira şişesi...

Ben hoşlanmasam da; kişinin tuttuğu takımının maçına gidip centilmence destek vermesi günümüzde oldukça doğal bir davranış... Doğal olmayan; etrafa saçılan katı atıklar ve taşkınlıklarla çevrenin kirletilerek, günün yorgunluğunu üzerinden atmaya çalışan vatandaşın huzurunu bozmak...

Buna sebebiyet verenlerin daha ziyade 15-25 yaş aralığındaki gençlerin olması, onlara yönelik verdiklerimizin bir kez daha masaya yatırılarak tahlil edilmesi gerektiğini göstermektedir...

Gençlerimizle daha fazla ilgilenip onları eğitirken, enerjilerini de doğru yolda harcayabilecekleri daha etkin imkanlar sunmak zorundayız.

Günün Sözü

Başkalarının olmayı denemeden önce kendimizin olmayı öğrenmeliyiz.

200 yıl önce doğduğu düşünülen şair ve filozof Ralph Waldo Emerson’un yaşadığı dönemde verdiği tavsiyeler, bugün de geçerliliğini korumaktadır. Kendimize bahşedilmiş hayata saygımız yoksa, başkasınınkine hiç olamaz.

 


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI