Güçler Arenası Irak..! - ADEM AKÖL

9 Ocak 2020 Perşembe 10:04

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2003 yılında işgali ile başlayan çatışma, ekonomik çöküntü, yoksulluk ve acılarla dolu karmaşık yaşam; 17 yıldır Irak’ın ve Iraklılar’ın yakasını bir türlü brakmıyor... Saddam Hüseyin’in ‘baskıcı rejiminden’ Irak halkını kurtarmak bahanesiyle; hem Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki petrol rezervlerinin üzerine çöreklenmek; hem de Rusya ve Çin’in bölgede rahat hareket etmelerini engellemek maksadıyla işgal edilen Irak; talan edildikten sonra, günümüzde güçlerin gövde gösteri arenasına dönüştü adeta...

İran İslam Devrimi’nin 1979 yılında gerçekleşmesinin hemen ardından; Tahran elçiliğindeki 52 diplomatın 444 gün boyunca tutsak edilmesi ile alevlenen İran-Amerika sürtüşmesi sonucunda; ABD’nin tahriki ile Saddam’ın İran üzerine saldırı başlatması, hem İran hem de Irak halkına 8 yıl boyunca büyük acılar yaşatır...

Ardından Irak’ın Kuveyit’i işgal etmesi ve akabinde Irak’ın ABD tarafından işgali ile başlayan parçalanma, Irak’ı yok olma sürecine sürükler... Halk, büyük acılar yaşar... Kürt halkın, kuzeyde ayrı bir devlet kurması ile birlikte, Bağdat’ta oluşturulan yönetim, ne acıdır ki ülkenin tamamını kontrolü altında tutmayı başaramaz.

Bu yılın ilk Cuma sabahı öldürülen, İran Milli Muhafız Ordusu’na bağlı Kudüs Güçleri’nin komutanı Kasım Süleymani tarafından; Irak’ın güneyindeki Şii’leri örgütleyerek, Sünni yönetime karşı başlatılan protestolar, halkı perişan eder, canından bezdirir...

İran’ın nükleer silah yapma hazırlığı içerisinde olduğu iddiasıyla, diğer emperyal ülkeler tarafından da onaylanan; ABD’nin İran’a uyguladığı ekonomik yaptırımlar neticesinde, petrol ihracatı yüzde 85 azalan İran; yüzde 40’lara varan enflasyonla içine itildiği ekonomik çıkmazdan kurtulabilmek için; ABD’nin Irak topraklarında konuşlandığı 9 üssü hedefine alır.

İşi kökünden çözme amacıyla İran’ın Orta Doğu ülkelerindeki yapılanmasını örgütleyen, belki de Hamaney’in en çok sevdiği komutan olan Kasım Süleymani; Bağdat Havaalanı yakınlarında, Trump’ın talimatı ile öldürülür... İran’a karşı büyük bir ruhsal darbe olur bu... Yaşanan travma sonucunda, yüksek dozda intikam naraları atılır... “Amerika’nın dişini sökeceğiz” denir...

Yüzbinlerce militanın katıldığı cenaze töreninde izdiham yaşanır, 50 kişi hayatını kaybeder... Cenazenin defin işi iki kez ertelendikten 4 gün sonra ancak gerçekleştirilebilinir.

İran halkının yaşadığı ekonomik çöküntünün de etkisiyle yükselen tansiyonu beslemek için; kuzeyde Erbil ve güneyde Bağdat Havaalanı’nın bulunduğu Anbar bölgelerindeki iki ABD üssüne, füze saldırıları düzenler İran evvelsi akşam...

İran’ın Ruhani Lideri Hamaney, ABD üslerine yapılan saldırının başarılı olduğu ve 80 Amerikalı askerin öldürüldüğü açıklaması yaparak, halkının ‘intikam’ beklentilerinin yerine getirilmeye başlandığını duyurur... “Bu, hazırladığımız 13 intikam planının en hafifidir” diyerek ABD’ye karşı operasyonların devam edeceğini söyler.

Diğer taraftan Pentagon, İran saldırılarının boş üslere yapıldığını, bu yüzden hiçbir zayiatın olmadığını müjdeler Amerikan halkına... 1979’da tutuklanan 52 Amerika’lı diplomata ithafen, İran’ın 52 kültürel noktasına saldırı yapılacağı söylenir.

Hem ABD, hem de İran yetkilileri; halkları gözünde pozitif algı yaratmak için uğraş verir... İran’da birkaç ay sonra yapılacak olan genel seçimler ve ABD’de kasım ayındaki başkanlık seçimleri öncesi; her iki taraf da kendi halkı gözünde, diğer tarafı alt ettiği imajını vermeye çalışır.

Bu dalaşın, bu noktada sona ermesini arzu etmek; hem ülkemiz hem de bölge halkı açısından çok önemlidir... Irak arenasında dalaş devam ederken, bundan sadece Irak halkı değil; sadece İran halkı değil; Türkiye de zarar görecektir çünkü.

Tansiyon yüklü bu süreci, bölgedeki zaten yıllardır cefa çeken halkın zarar görmeden atlatması; ilgili ülkelerin takip edeceği politikaların temelini oluşturmalıdır.

Günün Sözü

Problemleri, onları yarattığımız düşünce ile çözemeyiz.

Modern fiziğin iki bacağından birisi sayılan “izafiyet” teorisinin yaratıcısı ünlü bilim adamı Albert Einstein’ın sadece yukarıdaki sözü bile, onun zekasının gücünü göstermeye yeterlidir sanırım...

Bir problemin oluşabilmesi yanlış bilgi, düşünce ve uygulamalar ile mümkün olabilmektedir. Ayni düşünceyi devam ettirmek, ayni yanlışı doğurur... Düşünceyi değiştirmek ise problemin çözümünü kolaylaştırır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI