Hayata Güzel Bir İz Bırak - ADEM AKÖL

28 Şubat 2020 Cuma 01:13

Hepimiz içinde bulunduğumuz sosyal çevrede sevilmek, ilgi görmek ve iyi bir insan olmak ya da iyi bir insan olduğumuzu düşünerek bulunduğumuz toplum içinde hayata iyi bir iz bırakmak isteriz. Bazen çevresel bazen de çalıştığımız ortamda ki takım arkadaşlarımızla aramızda belli bir mesafeyi korumaya çalışsak da bazen sorunlar çıkabiliyor. Bu gayet normal tabi. Oysaki yaptığı buluşuyla hayata iyi bir iz bırakmış herhangi bir insanı, çevremizin ve bulunduğunuz iş yeri vb takım arkadaşlarının hayata güzel bir iz bırakan o kişiyi sevip bir lider olarak örnek alması, bunu hayata geçiriyor çabası onları işlerine daha çok odaklayacaktır. En iyi liderler, bulundukları sosyal çevrelerde, örnek insan olup yaptıkları hayırlarla insanları güzelliğe ve iyiliğe teşvik edip gerçekten sevilen insanlardır.

İyi bir insan olarak hayata güzel bir iz bırakmak, yıllar boyu anılmak için birçoğunun hayatlarında uyguladıkları 10 ilke. Değışimi görmek için siz de bu uygulamayı mutlaka deneyin!

1) İnsanların Sözünü Kesmeden Dinleyin

İyi bir dinleyici olabilmek çok değerli bir özelliktir. Bu karşımızdaki konuşmacı sözünü bitirene kadar müdehale etmeden ve soru sormadan sabırla dinlemek demektir. Dinlerken konuşmacının söylediklerinin doğruluğunu sorgulayıp savunmaya geçebilme amacıyla değil, gerçekten onu anlamak için dinlemeliyiz.

Hz. Muhammed (s.a.â) de biri konuşurken onun yüzüne bakar, etrafına bakmaz, yüzünü çevirmez, karşı tarafın konuşması bitmeden konuşmaz ve sözünü kesmezdi.

2) Etrafınızdakilere Gülümseyin

Gülümseme, tebessüm ve sıcak tavırlar etrafımızdakilere pozitif enerji verir. Gülümsemek tebessüm etmek basit görünse de artık birçoğumuzun kullanmadığı bir beceridir. Pozitif düşünce ile gülümsemeyi alışkanlık haline getirin ve kendinizi gösterin.

Sahabelerden biri Hz. Muhammed (s.a.â) Efendinize, “verecek bir şeyimiz yok ya Rasûlullah” dediğinde Allah Rasûlü, “İnsanlara tebessüm etmeniz de sadakadır” buyurmuştur.

3) Tek Yönlü Diyaloglardan Kaçının

Konuşup fikirlerinizi paylaşmaktan çekinmeyin, ama bu sohbette iki tarafında konuşmalarına yer vermeyi unutmayın. Tabi ki sizin görüşleriniz önemli. Bu düşünceleri karşı tarafın da fikirlerini paylaşmasına saygı duyarak aktarabilirseniz gerçek iletişimi sağlayacaksınız. Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizde, çevresindeki insanlarla canlı bir iletişim içinde olmuş, yanına gelen herkese iyi davranmış, ırkçılık yapmamış ve yaptırmamıs, gelmeyenleri de ziyaret ederek, mesajını ulaştırmaya her zaman gayret etmiştir. O, hiçbir zaman insanların kendini dinleme ve kabul etme mecburiyeti içinde oldukları şeklinde bir tavra girmemiş, başta ilâhi mesajı kabul etmeyenler olmak üzere, herkesi ve her kesimi dolaşarak görevini ifa etmeye çalışmıştır. Onun panayırları dolaşması ve Taif’e gidişi de iletişim amaçlı olmuştur. Ayrıca, misafirperverlik ve misafire ikramda bulunma, gelmeyene gitme, ilişkiyi kesmeme, hasta ziyaretinde bulunma, cenazelere katılma onun günlük işleri ve tavsiyeleri arasındadır.

4) Karşılık Beklemeden Yardım Edin

Winston Churchill’in dediği gibi “Hayatımızı kazandıklarımızla sürdürsek de hayatımız verdiklerimiz çerçevesinde şekillenir”. Kendinizi zorunda hissetmeden içinizden geldiğince yardım edin. Etrafınızdakilere yardım ettikçe siz de mutlu olacaksınız.

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz yağmur damlalarından daha çok yardımsever cömert olduğunu sahabeleri ifade ederler.

5) Elinizdekilerin Kıymetini Bilin

Küçük veya büyük sahip olduğunuz her şeyin kıymetini bilin. Bu minnettarlık duygusu size pozitif bir bakış açısı kazandıracaktır.

Mesela Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz de, 5 şey gelmeden önce 5 şeyin kıymetini bilmemiz gerektiğini öğütlüyor. Bunlar;

- İhtiyarlık gelmeden gençliğin,

- Hastalık gelmeden sağlığın,

- Fakirlik gelmeden zenginliğin,

- Meşgul olmadan, boş zamanın,

- Ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilin diye buyurdu.

6) Tereddüt Etmeden Güvenin

Güven, silgi gibidir. Siz onu kullandıkça küçülür. Bir kişiye söz verdiğimizde, o kişinin bize güvenmesi küçümsenemeyecek derecede önemlidir. Bu yüzden sözünüzde durmalısınız ki bu sizi çevrenizde güvenilen bir kişi yapar.

Verilen sözü yerine getirmek ve ahde vefa etmek de İslam açısından bir mûminde bulunması gereken en önemli sıfatlardan birisidir. Verilen söz eğer yerine getirilemeyecek bir sebeple karşılaşırsanız, söz verdiğiniz kişiye dönüp, bu sebepten dolayı maruzatım var demelisiniz.

7) Sözünüzde Durun

İyi niyetli insanlar söz verir. Karakter sahibi insanlar ise sözünde durmayı mutlaka başarır. Sözünüzde durmak en büyük önceliğiniz olmalıdır. Bu yüzden tutamayacağınız sözler de vermemelisiniz. Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz de sözünde dururdu ve insanların buna mutlaka özen göstermesini isterdi. Bir sözünde peygamber (s.a.â) buyurdu ki;

“Sözünde durmayan kimsenin dini olmaz.” (Bihar-ül Envar, C.75, S.96. )

8) Affetmeyi Öğrenin

İki çesit affetme vardır. Biri o kişiye bir şans daha verir. Diğeri ise o kişiyi affetmenize rağmen yolunuza onsuz devam etmeniz gerektiğini düşündürür. İki seçenek de akıllıca kullanılmalıdır ve karşımızdakini cezalandırmayı amaçlamamalıdır. Sizin için en doğru olduğunu düşündüğünüz seçeneği mutlaka tercih edin.

Allah-u Teâlâ ve Tekaddes hazretleri buyurur:

“Öfkesini yenenler, insanların suçunu bağışlayanlar da cennetliktir. Allah iyilik edenleri sever.” (Âl-i İmrân  - 134)

9) Dürüst olun

Etrafımızda en çok sevilen insanlar kandırmadan, hile yapmaktan uzak açıkça doğruyu söyleyen ve bu doğrultuda davranan kişilerdir. Doğru olduğunu düşündüğü inançlara göre davranan insanlar toplumda da sevilir ve saygı görürler. Bu kişiler her zaman kazanmasa da savundukları ideoloji açıkça ortadadır.

İslâm dini, doğru olmaya, yalandan kaçmaya ve istikâmet üzere bulunmaya müstesnâ bir yer vermiştir. Allah ve Rasûlü, insanlardan niyetlerinde, düşüncelerinde, sözlerinde, işlerinde, ticârî muamelelerinde, yeminlerinde, kısacası her hallerinde doğru, dürüst ve güvenilir insan olmalarını ister ve buna kesinlikle teşvik eder.

10)  Hayata Pozitif Yaklaşın

Negatif ve öfkeli insanlar bu kötümser enerjiyi etraflarına da yayarlar. İş hayatında ve sosyal ilişkilerinizde pozitif bir bakış açısı edinin. Bardağın dolu tarafına bakarak alternatif çözümler üretin ve etrafınızdaki fırsatlara arkanızı dönmeyin. Durum ne olursa olsun, ne yapabileceğinize odaklanın ve umutsuzluğa düşmeyin. Bilim insanı bizleri pozitif olamaya davet ederken Allah c.c Kur'ân-î Kerim'de, karşılaşacağımız sorunlara ve zorluklara karşı sabırlı olmamızı ister. Sabır, başa gelen bir musîbet anında birden tehevvüre kapılarak daha sonra pişmân olunacak işler yapmayı engelleyen bir teskîn ve teselli vasıtasıdır.

Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

“Ancak sabredenlere mükâfatları hesapsız ödenecektir.” (Zümer - 10)

"...Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar; O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir" buyurulmuştur. (eZümer -53)

Sevgili Gazette okurları;

Hatasız kul olmaz şüphesiz. Ama bu böyle diye sürekli hata üstüne hata yapmak da kabul edilemez elbette. Bana göre herkes kendi çapında bir eğitmen, bir öğretmendir. En güzel eğitmen ise etrafında ki insanlara uzun yıllar anılmaya sebep olacak bir doğru, bir bilgi ve bu gibi bir iz bırakandır.

Peki ya siz? En son ne zaman iz bıraktığını düşündüğünüz bir insanla karşılaştınız? Ya da siz ne kadar iyi bir insan olarak iz bıraktığınızı düşünüyorsunuz?

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI