Hong Kong ve Trump - ADEM AKOL

21 Ağustos 2019 Çarşamba 01:30

Hong Kong Çin Halk Cumhuriyeti’nin güney doğu kıyısında 1104 kilometre karelik, yaklaşık 7.5 milyon nüfusu olan özerk bir bölge. Türkiye’nin en küçük ili Yalova’dan az daha büyük olmasına rağmen, kişi başına düşen 56 bin dolarlık geliri ile tüm dünyanın bildiği bir yer...

Bir yarım ada ve irili ufaklı 235 adadan oluşan Asya’nın en büyük serbest pazarı ve limanıdır Hong Kong... Ticaret yanında bölgenin endüstrisi ve turizmi de çok gelişmiştir...

19. Yüzyılda dünyanın en büyük sömürge imparatorluğunu kuran İngiltere; geleneksel içeceği olan çay için her yıl Çin’e ödediği yüklü miktarda parayı karşılayabilmek için, Hindistan’dan getirttiği afyonu Çin’e sokmaya başlar... Önceleri ilaç olarak kullanılan afyon, bağımlılık yapmaya başlayınca Çin Hükümet’i tarafından ithalatı yasaklanır. İngiltere’yi oldukça rahatsız eden bu durum, Çin’le savaşa girmesine neden olur... 100 yıl boyunca devam eden savaşlar sonucunda 1842 yılında Hong Kong bölgesi İngiliz sömürgeciliğine devredilir...

2. Dünya savaşı sırasında 5 yıl kadar Japonların yönetiminde olan Hong Kong, savaş sonrası tekrar İngilizlere geçer... 1 Temmuz 1997’ye kadar Büyük Britanya sömürgesi olarak kalır. Bu tarih itibarı ile Çin’in özerk bir bölgesi olur...

İngilizler Hong Kong’tan ayrılır... Tıpkı bir zamanlar sömürgeleri olan 64 ülkeden ayrıldıkları gibi... Tıpkı ayrılırken nifak tohumları serpiştirdikleri bu 64 ülke gibi...

Aradan 17 yıl geçer... Seçim sisteminin değiştirilmesi isteği ile sokaklara dökülür Hong Kong’lular 2014 yılında... Polisin kullandığı göz yaşartıcı gazına karşı ellerindeki şemsiyeleri siper yaparak korunmaya kalkışır protestocular... ABD’nin ünlü Time dergisi kapak yapar bu direnişi... “The Umbrella Revolution” ‘Şemsiye Devrimi’ diye...

5 yıl boyunca direniş küllenmiş gibi gözükse de, geçtiğimiz Haziran ayında tekrar alevlenir... Bu kez Hong Kong Bölgesel Yönetimi’nin ‘suçluların ülkelerine iade edilmesi’ ile ilgili hazırladığı yasa tasarısına karşı çıkar halk... 7.5 milyonluk Hong Kong’un yüzde yirmisi, yaklaşık 1.5 milyon kişi tekrar sokaklara dökülür...

Gelişen olayları bastırabilmek için yasa tasarısının süresiz ertelendiği duyurusunu yapar bölgesel yönetim... Ancak protestolar dinmez... Tasarının tamamen iptali ve Hong Kong Baş Yönetici’sinin istifası, talebi ile devam eder...

Çin Halk Cumhuriyeti olayları bastırabilmek için, 1997 sonrasında Hong Kong’ta konuşlandırdığı 5 bin kişilik ordusunu kullanır mı bilinmez... Ancak ABD Başkanı Trump “şiddete başvurulursa iki ülke arasındaki ticaret müzakereleri zarar görür” diye ‘aba altından sopa göstermeyi’ de ihmal etmez...

Öte yandan geçtiğimiz günlerde bir tren istasyonunda göstericilere saldıran ve  polisin çekinmeden desteklediği grubun, kime hizmet ettiği apaçık ortada...

Sömürgelerini terk ederken serpiştirdiği nifak tohumlarını istediği zaman sulayıp yeşertmek kendi ustalık alanına girer Büyük Britanya’nın... Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşları sürerken bunu refiki Trump için niye yapmasın ki..?

Günün Sözü

Nereden geldiğin, kim olduğun önemli değil. Zaferin gücü, her zaman senin kendi ellerindedir.

Ünlü Amerika’lı televizyoncu Oprah Winfrey’in bu sözü, kendi başarısını da yansıtmaktadır aslında... Dünya, bütün olumsuzluklara rağmen birçok başarıya imza atmış insanlarla doludur.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI