Kanıksama ve Adana Trafiği - ADEM AKÖL

26 Şubat 2020 Çarşamba 01:41

Kanıksama, “sık tekrar edilen şeylere alışma” tanımıyla özetlenebilir... Kişilerin, bir konuda maruz kaldıkları olumsuz etkilere karşı, artık tepki gösterememe durumunu anlatmaktadır.

Kanıksamak, aslında bir ‘duyarsızlaşma’ olarak kabul edilmelidir... Çevremizde hoşumuza gitmeyen şeyler olabilir veya doğrudan bize yönelen olumsuz uyarıcılar ortaya çıkabilir... Önce tepkimizi ortaya koyarız, refleks olarak kabullenmeyiz bazı şeyleri... Fakat tepkilerimizin işe yaramadığını gördüğümüzde veya bu etkiye maruz kalmak zorunda olduğumuzda artık tepki gösteremez hale gelir, duyarsızlaşırız.

Kanıksama haline ülkemizde o kadar çok sık rastlamak mümkün ki; duyarlı olduğunu iddia edenler bile bunun böyle olduğunun farkında bile değil... Gördüğümüz herşeyin normal olduğunu zannederiz hep... Doğru olduğunu kabul ederiz... Taa ki başka bir yerden gelen dostlarımız; “bu insanlar ne yapmaya çalışıyor” diye, feryadı basana kadar.

Ayıkıyoruz o zaman... Yahut da anlamsız anlamsız bakıyoruz dostumuzun suratına... “Bu adamın, bu yersiz şikayeti de ne ola” diye düşünürüz; onu anlayabilmek için beynimizi zorlayarak.

Adana’nın trafiğini okadar kanıksadık ki herşey normal geliyor bize...

Araçların kaldırım üzerine park etmesi normal... Yolun her iki tarafı da arabalar tarafından işgal edilmiş; o zaman, yayalar ve engellilerin yolun orta şeridini kullanmaları normal…

Her iki yönde de 3’er şerit olarak tasarlanmış bulvarların 4 şeridinin, otoparka dönüşmesi normal...

En ünlü bulvarlarda bile seyrederken bir aracın dörtlülerini yakarak aniden önümüzde durup; hemen karşıdaki dükkanda iş halletmesi, normal...

Yaya geçidine girmiş insanlara aldırış etmeden, üzerlerine araç sürmek normal... Sürünün ortasına fırlatılmış bir taştan ürken kuşlar gibi can havliyle kaçışmak, normal…

Yayaların yeşil kırmızı farketmeden, her renkte karşıya geçmeye çalışması, normal... Herkes, renk körü olmuş gibi; kulaklarına yapıştırdıkları telefona odaklanmış vaziyette, trafik işıklarına bakıyorlar; yeşil yansa da geçiyorlar, kırmızı yansa da… Araba üzerlerine çıkmadığı sürece sorun yok, geçiş serbest…

Sağınızdaki şeritten gelerek, henüz arabanızın ön hizasındayken sol şeride ani manevra yapılması normal… Sonra bir başka arabanın arkasından tekrar sağ şeride… Yani şeritler arası slalom yapmak, normal...

Yol aydınlatma direkleri ve diğer araçların ışıklarının yeterli olduğunu düşünerek; gece ışıksız seyretmek normal...

Gecenin bir yarısında yüksek volümde dinlediği şarkıya, araba lastiklerini cayırdatarak; veya bet sesiyle avazı çıktığı kadar bağırarak, vokal vermek normal...

Asfalt ortasında, trafiği hiçe sayarak; pistteki ‘kuğular’ gibi patenle kaymak, normal...

8-10 yaşındaki çocukların, önlerine arkalarına arkadaşlarını da alarak; motosiklet kullanması normal...

İki kişilik motosiklete, biri bebek üçü çocuk, 8 kişinin binmesi, normal...

Kısacası, ne yaparsanız yapın; her şey normal sayılıyor Adana trafiğinde...

İşin garip tarafı; sadece vatandaş kanıksamamış bu durumu...

Trafik polislerine de normal geliyor yapılan yanlışlar:

Geçtiğimiz gün, Adana’nın meşhur ayıbı Çukobirlik’in önünde bir görüntüye tanık oldum; Trafik kontrol noktası oluşturulmuş yolun iki şeridi kapatılarak... Adana’ya doğru gelen araçlar durdurulup kontrol ediliyor...

Bir at arabası, ters istikamette; tek şeride düşmüş yolda; trafik polisinin gözü önünde geçip gidiyor, karşıdan gelebilecek bir aracın altında kalma riskini hiçe sayarak...

...Ve trafik polisleri bunu görmezden geliyor...

Onlar da kanıksamış Adana’nın trafiğini...

Günün Sözü

Hakikat, dışarıda keşfedilecek bir şey değildir; o, içeride fark edilecek bir şeydir.

Osho

Hindistan’lı mistik guru ve spiritüel, dinamik meditasyonun kurucusu.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI