KKTC’nin Demografik Yapısı Değişiyor mu..? - ADEM AKOL

9 Aralık 2019 Pazartesi 03:13

Adana’nın ‘beyaz altın’ döneminde, çalışmak için nisbeten geri kalmış civar illerden akın akın işçi aileler gelir kente... Bir zaman sonra, geri dönmek yerine yerleşirler Adana’ya... ‘Beyaz altın’ para etmemeye başlayıp, sanayii de İstanbul’a nakledilince; nitelikli Adana’lılar kenti terk ederek rızklarını başka yerlerde arar olurlar... 2011 yılında başlayan iç savaştan sonra, bu kez Suriyeliler akın eder Türkiye’ye, Adana da bundan yeterince nasiblenir... Nüfusunun yüzde 11’i kadar mülteci yerleşir Adana’ya.

‘Taşı toprağı altın’ diyerek Türkiye’nin her ilinden göç alır İstanbul... 2011’den sonra nüfusunun yüzde 4’ü kadar da Suriyeli ağırlar... 15 milyonluk koskoca renkli bir metropol olur.

Hem köklü Adanalı’lar hem de köklü İstanbullu’lar yeri geldiğinde sitemlerini dile getirirler bu durumdan... Kentlerinin demografik yapılarının olumsuz etkilendiğini söyleyip, dururlar.

1974’ün hemen sonrasında 120 bin civarında Türk vardı Kıbrıs’ın kuzeyinde... Sonra Anadolunun çeşitli yerlerinden nüfus aktarımı oldu... İş gücü açığını kapatabilmek için özellikle Hatay ve Mardin bölgelerinden çalışanlar akın etti daha sonra, Kuzey Kıbrıs’a... Birçoğu vatanları olarak belledi Kıbrısı... Sırf maddi çıkar güdüsüyle hareket ederek bellemiyenler, geri döndü.

Resmi rakamlara göre 255 bin KKTC yurttaşı var bugün Kıbrıs’ta... 125 bin de oturum izni ile yaşayan... Toplam 380 bin yani... Bunun üzerine 100 bin öğrenci, en az 100 bin de oturum izni almadan Kıbrıs’a kısa süreliğine gelenleri koyarsak, bu rakam 600 bine ulaşır...

Yurt dışına kaçışların yoğunluğuna dayanarak; kökleri 1974 öncesine giden 120 bin Kıbrıslı Türk nüfusunda, herhangi bir artış olmadığı varsayılıyor bazı gözlemciler tarafından... Buna göre Kuzey Kıbrıs, nüfusunun 5 katı kadar dıştan göç almış oluyor... Bu durum, dünyada tektir.

Son yıllarda KKTC yaşamında insan renklerinde de bariz bir çeşitlilik görülmeye başlanır... Güney Asya ülkelerinden gelen kahverengi tenliler ile çekik gözlülerden sonra; siyahiler yoğunluk kazanmaya başlar...

Çoğalan üniversite sayısı; özellikle 3. ülkelerden gelen öğrenci popülasyonunda hızlı bir artışa neden oluyor... 2010 yılında 3. ülkelerden gelen sadece 5 bin öğrenci varken, bu rakam 2019 yılında 36 bine ulaşmış bulunuyor... 2010 yılında Afrika kökenli öğrenci sayısı 1000’i geçmezken, bu rakam 2019 yılında 26 binin üzerine çıkmış... Bugün KKTC’de yaşayan 600 bin insanın yüzde 5’i Afrika kökenli yani... KKTC’nin demografik yapısı oldukça renklenmiş anlayacağınız...

Gelenler gerçek anlamda öğrenci olsa sorun yok... Ancak Afrika ülkelerindeki problemleri fırsat bilen bazı gözü açık simsarlar “Kıbrıs’ta oku, çalış ve yaşa” sloganı ile umut tacirliği yaparak, hatta KKTC’yi Avrupa’ya vizesis gidilebilen bir kapı olarak göstererek gerçek amacı eğitim olmayan Afrikalı gençlerin de KKTC’ye gelmelerine neden oluyor...

Nijerya, Zimbabve, Kamerun, Kenya, Güney Sudan, Ghana, Güney Afrika, Tanzanya, Angola gibi ülkelerden getirtilen öğrenciler paraları olmadığından, okuyabilmek için inşaatlarda ve restoranlarda düşük ücretlerle çalıştırılarak, iş gücü piyasasını da bozmaktadırlar...

Bu durum, sayıları 6 bini aşan özellikle Zimbabve’den gelen başarılı öğrencileri de zor duruma sokuyor... Zimbabve ve bazı diğer Afrika ülkelerindeki başarılı öğrenciler, gerçek hedefleri ABD ve Avrupa olmasına rağmen, vize alamadıkları için KKTC’ye geliyorlar...

KKTC’yi vatan bilip oraya kök salmaya çalışan göçmenler ile tek amacı öğrenim olan 100’ün üzerinde farklı ülkeden gelen öğrenciler; Kıbrıs’ın demografik yapısını muhakkak etkileyecektir... Önemli olan, huzursuzluk yaratma potansiyeline sahip yabancılara; KKTC’deki emniyet güçlerinin fırsat vermeyerek, 100 farklı ülkeden gelen bu öğrencilerden gittikleri yerlerde KKTC’nin birer fahri elçisi olarak faydalanmanın yolunu bulmaktır.

Günün Sözü

Problemleri, onları yarattığımız düşünce ile çözemeyiz.

Modern fiziğin iki bacağından birisi sayılan ‘izafiyet’ teorisinin yaratıcısı ünlü bilim adamı Albert Einstein’ın sadece yukarıdaki sözü bile, onun zekasının gücünü göstermeye yeterlidir sanırım...

Problemler; yanlış bilgi, düşünce ve uygulamalar sonucunda oluşur. Ayni düşünceyi devam ettirmek, ayni yanlışı doğurur... Düşünceyi değiştirmek, problemin çözümünü kolaylaştırır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI