Kolay Gelinmedi 20 Temmuz’a... - ADEM AKOL

19 Temmuz 2019 Cuma 00:44

Yıl 1904, Kıbrıs’ın Limasol kentine bağlı Fasulla köyünde oldukça zengin bir Türk ailenin erkek bir bebeği dünyaya gelir... Olgun, eksiksiz, mükemmel anlamına gelen Kamil koyarlar ismini... İki yıl sonra Hasan isminde bir de kardeşi olur Kamil’in...

Kıbrıs’ın Osmanlılar tarafından İngiliz’lere peşkeş çekildiği yıllarda büyür Kamil... Kıbrıs’lı Türklerin henüz sayısal üstünlüğünü yitirmediği döneme denk gelir o yıllar...

İngiliz sömürgeciliği; gittikleri her yerde uyguladığı ‘böl ve yönet’ politikasını Kıbrıs’ta da devreye sokar... Rumlar’ın beynine, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanma fikrini işlerler... Bu fikir kapsamında Türkleri sayısal olarak azaltmak, güçlerini kırmak gerekmektedir...

1914 yılında tek yanlı olarak Kıbrıs’ın İngiltere’ye ilhakı ile başlayan süreçte, Türkler Türkiye’ye göçe zorlanır, 1923 Lozan Anlaşması akabinde toplu olarak adayı terk edişlerin önüne geçilemez...

Kamil’in çocukluk ve gençlik yılları; İngiliz ve Rum’ların, Kıbrıs’lı Türkleri bezdirme, yoketme entrikalarını bizzat yaşayarak geçer...

Köyün en zengin ailesinin oğlu olması ve iri cüssesinin at sırtında yarattığı savaşçı duruşu; Yunanistan’a bağlanma sevdasına kapılan Rum’lara korku saçıyordu Kamil, Fasulla köyünde...

Yaşı 18’e geldiğinde köyün en güzeli, sarışın Rum kızı Eleni ile dünya evine girer... Mehmet Emin ve Hüseyin isminde iki erkek çocukları olur Eleni ile Kamil’in...

Türkler’i Kıbrıs’tan kazımak için uğraş veren Rum’ların hoşuna gitmez bu mutlu aile tablosu... Platonik aşkı Eleni’yi bir Türk’e kaptıran, Rum genci Yorgo’yu da yanlarına alarak, Kamil’e karşı çeşitli yoketme modellerini devreye koymaya başlarlar...

Yıl 1925’e geldiğinde; işlediği adi suçlarla ün yapmış bir Rum öldürülür Fasulla’da... Tezgah hazırdır; cinayet zanlısı olarak Kamil, kardeşi Hasan, dayıları Ali Çelebi ve dayı oğlu Kaymakam tutuklanır...

Osmanlılar tarafından 1590 yılında Orta Çağ mimarisi ile yeniden inşa edilen Limasol kalesindeki bir zindana atılır Kamil, Hasan, Ali Çelebi ve Kaymakam...

Ziyaretlerine gelen akraba ve arkadaşları hazırladıkları kaçırma planını uygulamaya koyup onları kurtarmak ister... “Hayır” derler, “biz suçsuzuz, masumiyetimiz İngiliz adaleti tarafından muhakkak kanıtlanacaktır...”

Mahkemeye çıkarılırlar... Rumlar, hazırladıkları tezgahı gerçekleştirebilmek için mahkemeye sayısız yalancı tanık götürmelerine karşın, somut delil gösteremezler... Durum İngiltere’ye bildirilir... İngiltere adliyesinde yeni bir değerlendirme yapılır ve beraatlerine karar verilir... Bu karar, Kraliçe Elizabeth’in yazılı talimatı ile Kıbrıs’a gönderilir... Fakat devlet yönetim mekanizmalarını ellerinde bulunduran Rumlar, bu kararı kamuoyuna açıklamazlar ve idam etmek üzere tutukluların bulunduğu zindana bir müfreze polis gönderirler... Gelen müfrezeyi haşat eder Kamil, Hasan, Ali Çelebi ve Kaymakam... Sonra başka bir yol dener müfreze... Gözlerine kireç püskürtür bu dört yiğitin... Büyük bir mücadele sonucunda elleri kolları bağlanarak darağacının olduğu yere götürülüp teker teker boyunlarına ip geçirilerek idam edilirler; kale dışında toplanmış halkın tepkisine rağmen...

Dört yaşında öksüz kalan Mehmet Emin’in ismi değiştirilerek ona babasının ismi verilir... Kamil Kamil ismini laikiyle taşır ölene kadar 67 yıl boyunca... İki yaşında öksüz kardeşi Hüseyin’e ise amcası Hasan’ın ismi verilir... Dul kalan anneleri Eleni’yi platonik aşkı Yorgo kaçırarak onu evlatlarından ayırır... İki kardeş; baba-anneleri tarafından, eşek sırtında Limasol-Fasulla arasında postacılık yaparak çok zor şartlarda büyütülür...

Yarın 20 Temmuz; ‘Kıbrıs Mutlu Barış Harekatı’nın 45. Yıldönümü... Kıbrıs Türkleri ve Rumları’nın özgürlüklerine kavuşmalarının üzerinden tam 45 yıl geçmiş... Bazı çevreler tarafından kabul ettirilmeye çalışıldığı gibi 1974’te başlamadı Kıbrıs Türkü’nün mücadelesi... Kıbrıs Türk Mücadele tarihi, Kamil gibi nice yiğitleri bağrında yetiştirmiştir...

O toprakların kıymetini bilmeyen, anlamak istemeyen, kendi şahsi çıkarları uğruna atalarının kemiklerini sızlatarak, ülkesini yaşanılmaz kılan vatan hainlerine atfolunur...

Günün Sözü

Kim olduğun, nereden geldiğin önemli değil. Zafer kazanabilmek için gerekli olan kaabiliyet her zaman senle başlar.

Ünlü televizyoncu Oprah Winfrey bu sözü ile kendini anlatmaya çalışıyor belki ama dünyada böyle örnekler o kadar çoktur ki... Zafer, için kim olduğun ve nerede olduğun hiç önemli değil.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI