Libya - ADEM AKOL

17 Nisan 2019 Çarşamba 10:00

Afrika kıtasının kuzey ucunda, Türkiye’nin yaklaşık 2,5 katı büyüklüğünde toprağa sahip, güney bölgesi Fizan’ın tamamen çöllerle kaplı olduğu ve sadece7 milyon insanın yaşadığı bir ülkedir Libya...

Kuzeyde Akdeniz, doğuda Mısır, güney-doğuda Sudan, güneyde Çad, güney-batıda Nijer, batıda Cezayir ve kuzey-batıda Tunus çevreler ülkeyi...

Müslüman Arap ve Berberi’lerin yoğunlukta olduğu bahtsız ülkelerden birisidir Libya... Halkın çoğunluğu, Akdeniz kıyısı olan kuzey-batı bölgesi Trablus ve kuzey-doğu bölgesi Sirenayka’da yaşıyor...

Petrol zengini bir ülke... Dünyanın tesbit edilmiş en fazla petrolü olan 10. ülkesi...

Çeşitli dönemlerde Romalılar, Araplar, Sicilyalılar ve İspanyol’ların egemenliklerinin ardından, 1553 yılında Osmanlı İmparatorluğunun kontrolüne geçer Libya... Osmanlı Devleti’nin zayıflaması ile nisbeten bağımsız hareket etmeye çalışır ancak 1835 yılında tekrar Osmanlı’nın merkezi yönetimine geçer...

Osmanlı İmparatorluğunun son dönemleri olan 1911’de İtalyan’lar bölgeyi işgal eder... Mustafa Kemal ve Enver Paşa’nın örgütlediği milis kuvvetleri direnç göstermesine rağmen Trablusgarp savaşı sonrası bölgede Osmanlı hakimiyeti sona erer...

Baskı ve zulümle ülkenin tamamını kontrol etmeyi başarır İtalyanlar... Neredeyse Libya’nın tamamı köleleştirilir... İtalyan sömürgeciliğine karşı Ömer Muhtar öncülüğünde direniş başlatılsa da, yakalanarak idam edilir ve halk susturulur...

2. Dünya savaşından mağlup çıkan İtalya; bölgeyi Birleşik Krallık ve Fransa’ya kaptırır... Savaş sonrası kurulan Birleşmiş Milletler (BM) örgütünün çabası ile 1951 yılında bağımsızlığına kavuşur Libya... İtalyanlara karşı yapılan mücadelede ismini duyurmuş olan Şeyh İdris ülkeye kral olur...

1969 yılında orduda genç bir subay olan Muammer Kaddafi kral İdris’e karşı darbe düzenler ve Libya Arap Cemahiriye’sini kurar...

Kaddafi kendine özgü; ismine “üçüncü evrensel teori” dediği, sosyalizm ve islam karışımı bir politik rejim izler Libya’da... Büyük bir kalkınma hamlesi başlatır ülkede... Dev uluslararası şirketlerin görev aldığı mega projeler hayata geçirir...

Yönetime gelir gelmez İngiliz üslerini ülkeden çıkarır, petrol şirketlerini ulusallaştırır, İtalyan ve Yahudi mülklerine el koyarak ülkeyi terk etmelerini sağlar...

Su, doğalgaz, elektrik, sağlık hızmetleri, ilaç, eğitim bedava olur Libya’da... Ulusal bankalar faiz almaz halkına verdiği kredi için, vergiden muaf olur her vatandaş... Yurt dışında okumak isteyene aylık 1650 Avro karşılıksız burs verir Kaddafi, evlenecek çiftlere 150 metre karelik daire hediye eder... Buna rağmen Kaddafi linç edilmeden önce, Libya dünyanın en borçsuz ülkesi idi...

Uluslararası finans güçlerine karşı korkusuz dik duruş sergiliyordu her fırsatta... OPEC üyelerine aynen Saddam’ın dediği gibi Dolar ve Euro yerine altın karşılığı satış yapmalarını istemişti... Bu, emperyalist ülkelerin iflası anlamına geliyordu...

Libya, 1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında Türkiye’ye askeri yardım yapan tek ülke oldu... Sonrasında Türkiye’yi ABD ve İsrail ile yakınlaşıp beraber hareket etmekle suçladı...

1988 yılının aralık ayında Londra-New York seferini yapan bir uçak, havada infilak ederek İskoçya’nın Lockerbie kasabasına düşer... 189’u Amerika’lı, 270 kişi ölür... Uçağa patlayıcı yerleştirenlerin Libya uyruklu oldukları iddia edilir... Şüpheliler yakalanır... Libya 2.75 milyar dolar tazminat ödemesine rağmen yargılanan şüpheliler serbest brakılır...

Ardından Amerika’nın öncülüğünde uluslararası ambargo başlatılır Libya’ya karşı... Ambargolar altında ülke zora düşer ancak boyun eğmez Kaddafi...

17 Aralık 2010 günü, Tunus’ta işsizlik yüzünden kendini yakması ile başlayan ‘Arap Baharı’ esintisi 2011 yılında Libya’ya da etki eder... BM Güvenlik Konseyi’nin kararı ile İngiltere ve ABD 18 Mart 2011’de Libya’ya askeri operasyon başlatır... Gerekçe olarak Kaddafi’nin halkına baskı uyguladığı iddia edilir...

Kaddafi fazla direnemez ve yakalanıp linç edilir... Hatıra fotoğrafı çektirilmesine müsaade edilir cesedi yanında... Çölde bilinmeyen bir yere gömülür sonradan...

Kaddafi’nin öldürülmesinin ardından dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, İtalya Başbakanı Berlusconi, İngiltere Başbakanı David Cameron ve Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev; “umarız Kaddafi’nin öldürülmesi diğer diktatörlere bir uyarı olur ve Libya artık barış içinde demokratik bir sürece girer” demişlerdi koro gibi, hep bir ağızdan...

Kaddafi’nin devrilmesinden sonra ortaya çıkan birçok silahlı grup ülkeyi 3’e ayırarak yönetmeye çalışıyor; BM’lerin desteklediği ve 9 silahlı örgütün güç verdiği ‘Devlet Yüksek Konseyi’ (UMH); 11 silahlı örgüt tarafından desteklenen ‘Ulusal Mutabakat Hükümeti’; Mısır, BAE, Ürdün ve Fransa’nın desteklediği ve 4 silahlı örgütün güç verdiği ‘Temsilciler Meclisi’...

Bugün Libya’da kan ve kaostan başka birşey yok... Merkez Bankası gelirleri 280 milyar dolardan 60 milyar dolara düşmüş... 2.5 milyon kişi insani yardıma muhtaç... Yüzbinlerce kişi Akdeniz’i geçip Avrupa ülkelerine sığınmaya çalışıyor...

Uluslararası finans güçlerinin; bir ülkenin zenginliklerini paylaşım savaşına daha tanık oluyoruz Afrika kıtasının kuzey ucunda, Avrupa’nın hemen güney yanında...

 

Günün Sözü

Hiçbir iş, onu küçük parçalara bölersen, zor değildir.

Ford Motor Şirketi’nin kurucusu Henry Ford; gözümüzü korkutabilecek büyük işleri parçalara bölerek, her defasında birini yaparsak zorlanmadan bütününü tamamlamış oluruz.

 

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI