Lösemili Çocuklar - ADEM AKOL

11 Eylül 2019 Çarşamba 00:15

Lösemi, ya da halk arasındaki tabirle kan kanseri; kötü huylu kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalması sonucu kemik iliğinde oluşan bir hastalıktır... Kan hücreleri, bir düzen içerisinde kemik iliği tarafından üretilir... Kontrolsüz çoğalan kötü huylu hücreler yüzünden kanımızın normal hücreleri çoğalamaz ve görevlerini yerine getiremez... Kandaki normal hücreler; vücut bağışıklığı, enfeksiyonlara karşı korunmada, herhangi bir kanamanın durdurulmasında ve vücuttaki hücrelere oksijen taşınmasında görevlidirler...

Lösemi, ciddi hayati tehlike oluşturan bir hastalıktır... Genelde hastaya, hastaneye yatırılarak kemoterapi olarak bilinen ilaç tedavisi uygulanır... Bu dönem genellikle aylar sürer... Hastalık kontrol altına alındıktan sonra, kemik iliği nakli ile tedavi tamamlanır...

Kemik iliği nakli; farklı bir insanın kemik iliğinin hastaya verilmesi ile yapılan ve kalıcı şifa sağlayan bir tedavi yöntemidir... Kemik iliği nakli ile yüzde 70’leri aşan oranda hastanın hayatı kurtulabilmektedir...

Türkiye’de her yıl 4 bin civarında lösemi vakası tesbit ediliyor... Bunun 3 bine yakın kısmını  çocuklar oluşturur... Çocukların en çok yakalandığı kanser türüdür lösemi... Henüz tehlikenin bilincinde olmadan; radyasyona ve sigara dumanına maruz kalan; saç boyaları, tarım ilaçları ve kimyasal atıklara temas ettirilen korumasız çocuklarda lösemi olma riski üst seviyelerde seyretmektedir...

Türkiye’de 1988 yılında kurulan Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV); lösemili çocuklara maddi manevi her yönü ile destek çıkar... Lösev, kurulduğu tarihten sadece 12 yıl sonra Lösemili Çocuklar Hastanesi’ni; sonraki yıllarda da lösemili çocukların ücretsiz kolej eğitimi alabilecekleri Lösemili Çocuklar Okulu ve Ankara dışından gelen ailelerin tedavi sırasında konaklayabilecekleri Lösemili Çocuklar Köyü’nü hizmete koymuştur...

Lösev, bir yıla yakın bir süre önce Adana’da da bir iletişim ofisi açmış bulunmaktadır.... Çınarlı mahallesi 61027 sokaktaki iletişim ofisinde ayni zamanda lösemili çocukların annelerinin el emeklerinin satıldığı bir de dükkan vardır... Gerek bu dükkandan yapacağınız alışverişle gerekse direkt bağışlarla lösemi hastası çocuklarımıza katkıda bulunabilirsiniz...

Yapılacak bağışların en önemlisi belki de kemik iliği bağışıdır... Yurt içi kemik iliği bankasına müracaat ederek, gönüllü donör olmakla, uygun ilik bekleyen yavrularımızın daha erken hayata tutunabilmelerine yardımcı olacaksınız...

Büyük hastanelerin onkoloji servisleri civarından muhakkak geçmişinizdir... Her ağacın ve her yapının oluşturduğu gölgeye serdiği çarşaf üzerine bağdaş kurup oturmuş umutla bekleyen onlarca insan görürsünüz... Yan tarafta dumanı tüten çay semaverleri, bekleyişlerin uzun süreli olduğunu kanıtlar gibi...

Umutla fakat sabırsızca bekleyen bu grupların yapısına baktığınızda; bir aileyi oluşturan tüm fertlerin orada olduğunu kolayca anlayabiliyorsunuz...

Peki nedir bir ailenin tüm fertlerinin belki de günlerce orada beklemesinin nedeni..? Lösemiye yakalanmış küçük bir bireyin, tedavi sürecini yakinen takip etmek isteyen ailesinin çaresizliği değil midir..?

Kentimizde hali vakti yerinde hayır için büyük miktarlarda bağış yapan yüzlerce insan var... Ancak bu bağışlar her nedense genellikle cami yapımına harcanıyor... Bazan iki adım ötesinde başka bir cami varken, öyle noktalara yenisi yapılıyor ki harcanan paraya yazık...

Aynen Ankara’da olduğu gibi Adana’da da Lösemili Çocuklar Köyü için hayırsever vatandaşların katkı koymaları ile kazanılacak sevap, çok yakına ikinci bir caminin inşası için yapılan hayırdan daha değerli olacaktır...

“N’olur beni kurtarın” ifadesi ile bakan, tamamen biz yetişkinlerin sorumsuzluğu yüzünden kanser olmuş, o günahsız bedenlere uzanacak yardım elinin ne kadar öpülesi olacağını varın siz düşünün...

Günün Sözü

İnsanın kendinden başka rol modeli olmadıkça çok zor gelişir...

18. Yüzyılda yaşamış İrlanda asıllı ünlü yazar ve şair Oliver Goldsmith; çevrenizde takdir ettiğiniz insanlar olsun, onlardan öğreneceğiniz çok şey var diyor.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI