Münih Güvenlik Konferansı ve Dağlık Karabağ - ADEM AKÖL

19 Şubat 2020 Çarşamba 00:04

Her yıl, dünyadaki söz sahibi iş çevrelerinin yöneticileri ve siyasiler; İsviçre’nin Davos kentinde biraraya gelip, ekonomik anlamda dünyanın geleceğini konuşurlar... Dünya Ekonomik Formu olarak isimlendirilen Davos zirvesinin 50.si geçtiğimiz ayın ortalarında gerçekleşti.

Davos zirvesinin bir nevi jeopolitik versiyonu ise geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Münih kentinde yer aldı... Münih Güvenlik Konferansı isimli bu toplantıya ülkelerin güvenlik ve savunma kurumlarının liderleri katılır... Bu yıl 56.sının geçtiğimiz günlerde gerçekleştiği konferansata; Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu temsil etti.

Bu yılın yoğun gündem maddeleri arasında, Suriye’de rejim ve muhalifler arasında devam eden çatışmalar; İran’ın nükleer çalışmaları ve Ukrayna’da Rusya karşıtı gösteriler önemli başlıklardı.

Ülkelerin güvenlik politikaları alanında karar alıcıların ve uzmanların katıldığı platformda aynı fikirde olmayan hatta savaşan tarafların temsilcileri de bir araya gelebiliyor... Ve dünyada bu imkanı sağlayan başka bir organizasyon yok.

Bu yıl, iki ezeli düşman olan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı da ağırladı Münih Güvenlik Konferansı.

Dünyanın önemli medya organlarının kameraları karşısında Dağlık Karabağ’ı tartışan iki liderden Aliyev’in üstünlüğü dikkat çekiciydi... İki husus itibarı ile, Ermenistan Başbakanı Paşinyan’dan daha avantajlı idi Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev... Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan haklı idi ve bu haklılığını; İngilizce lisanındaki üstünlüğünü kullanarak kendinden emin bir rahatlıkla dile getirdi Aliyev... Ermenistan Başbakanı ise haksız olduğu bir konuda; vakıf olmadığı İngilizce sözcüklerle savunma yapmaya çalışırken çok zorlandı.

Dağlık Karabağ, Azerbaycan ile Ermenistan arasında bulunan; Azerbaycan toprakları üzerinde kurulmuş, Ermeni kontrolündeki fiilen bağımsız bölgeye verilen isimdir... Resmi adı Artsah olan Cumhuriyeti, Ermenistan dahil dünyada tanıyan hiç bir ülke yoktur.

Sorun, Sovyetler Birliği döneminde Stalin’in bölgeyi özerk ilan etmesi ile başlar... Bölgedeki nüfusun çoğunluğunu oluşturan Ermeniler 1988 yılında Dağlık Karabağ’ın Sovyet Azerbaycan’dan alınıp Sovyet Ermenistan’a devredilmesini talep eder... Azerbaycan, kendi topraklarını kaybetmek istemez ve çatışmalar başlar...

Dağlık Karabağ’ı işgal etmeye başlayan Ermenistan, 1992 yılında; önemli bir askeri hedef olan Hocalı kasabasını giriş ve çıkışları kapatarak abluka altına alır... Çocuk, kadın, yaşlı demeden; 613 Azeri sivili işkence ederek katleder Ermeni askerleri... Ermeni işgali altındaki bölgeden 1 milyonu aşkın Azerbaycanlı, topraklarını terk etmek zorunda kalır... 1994 yılında ateşkes imzalanır, ancak Azeriler ile Ermeniler arasındaki düşmanlık; sorun çözüme kavuşmadığı için gittikçe artar... Zaman zaman, Ermenistan’ın işgali altındaki Azerbaycan topraklarında yaşanan gerginliğin şiddeti, büyük boyutlara varır.

“Karabağ Azerbaycan toprağıdır ve Birleşmiş Milletler’in Ermeni işgalinin durdurulması için 4 kararı vardır... Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si Ermenistan tarafından işgal edilmiş durumdadır” diyor Aliyev, Ermenistan Başbakanı’na... Hocalı’da 613 masum sivilin katledildiğini ve 1 milyondan fazla Azeri’nin, toprağını terk etmek zorunda kaldığını anlatıyor.

“Tarihin sayfalarında kaybolmayalım” diye yanıtlıyor Aliyev’i, Ermenistan Başbakanı... ‘Eskiyi boş ver, günümüze bakalım’ demeye getiriyor... Yani ‘işgal ettiğimiz topraklar, bizde kalsın; statüko devam etsin’ diyor küstahça, BM’lerin kararlarını hiçe sayarak.

“Tarihin sayfalarında kaybolmayalım” diyor ya... Tarihin ona gereken dersi vereceğinin farkında değildir ne yazık ki...

Günün Sözü

‘Cesaret’ kaslarımız gibidir, kullandıkça güçlenir.

Ruth Gordon, Amerikan film yıldızı ve senarist:

Hayatımızın her alanında amacımıza ulaşabilmemiz, cesaretli adımların atılmasıyla mümkündür. Elde edilen her başarı  sonrasında, daha büyük hedefler için gerekli olan cesaret oluşur.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI