Rauf Denktaş ve Lider Olmak... - ADEM AKÖL

14 Ocak 2020 Salı 09:12

Lider olabilmenin herhangi bir eğitimi yoktur şüphesiz... ‘Liderlik vasıfları sonradan kazanılmaz, onlarla doğulur’ derler... Dünya ülkelerinin yakın tarihine bir bakın, Mustafa Kemal Atatürk gibi; kitleleri peşinden koşturtan; yok olmak üzere olan bir ulusa daha büyük bir enerji ile can veren; gösterdiği yoldan, kurduğu Cumhuriyet’i sırtlayanların emin adımlarla yürümesini sağlayan; öldükten sonra bile ismi bu denli saygı ile anılan; kaç lider yetişmiştir ki..?

Günümüzdeki ülkelerin geçmişlerinde; emperyalist güçlerin üzerine çullandığı Türkiye gibi büyük bir ülkeyi yoktan var eden, Mustafa Kemal Atatürk kadar etkili isimler olmasa da; gösterdiği performansla liderlik vasıflarına haiz, kendi ülkelerinde saygın yüzlerce lider yetişmiştir.

Kuzey doğu Akdeniz’de, Türkiye’nin yüzölçümünün sadece yüzde 1.2’si kadar toprağa sahip; Kıbrıs adasında yaşayan 120 bin Türk’ün varoluş mücadelesinde yıllarca liderlik yapan bir ismin, Rauf Raif Denktaş’ın 7. ölüm yıldönümü idi dün.

Fiili olarak sadece 120 bin Kıbrıs’lı Türk’ü temsil eden; ancak küçük olsun, büyük olsun, dünyadaki birçok toplumun varoluş mücadelesine rehber olmuş bir isim Rauf Raif Denktaş... Denktaş ismini, dünyada duymayan, bilmeyen çok az insan vardır... O kadar ki, Kıbrıs adası; ‘Denktaş’ın ülkesi’ olarak bilindi ve anıldı dünyada yıllarca.

Bunun tek bir nedeni vardı tabii ki... Hem Türkiye’de hem de İngiltere’de eğitim almış çok iyi bir hukukçu oluşu, İngiliz dilinde politik lisana çok iyi vakıf oluşu ve tükenmeyen mücadeleci azmi sayesinde 120 bin Türk’ün hakkını; dünyadaki sayısız uluslararası konferansta bıkmadan usanmadan çok net bir dille anlatmış olmasıdır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC), resmen ilan edildiği 15 Kasım 1983’ün hemen sonrasında; Birleşmiş Milletler’in (BM) düzenlediği ve KKTC’yi geçersiz kabul ettikleri, Kıbrıs başlıklı özel oturumunda, Rauf Raif Denktaş’ın yaptığı ateşli konuşma hala belleklerdedir.

“Benim; Enosis’e karşı çıktığı için, Makarios’un anayasaya aykırı kurallarına karşı çıktığı için öldürülen binlerce insanım var... Siz kalkıp, halkımın self determinasyon hakkını kullanarak kurduğu devleti, KKTC’yi geçersiz kabul ediyorsunuz... Çin’i 30 yıl boyunca yok saydınız, Doğu Almanya’yı 25 yıl boyunca yok saydınız, ama şu an onlar da bizimle birlikte ayni salonda oturuyorlar... Onları saygı ile selamlıyorum” diyordu KKTC kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş.

Rauf Raif Denktaş, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin yoğun bakım servisinde 12 Ocak 2012 akşamı saat 22:00’de son nefesini verirken; yanında bulunan birkaç şanslı insandan biri olarak; muhaliflerinin bile takdir ettiği o büyük devlet adamının, tüm çabalara rağmen bu dünyadan göçünü, çaresizlik ve acı içerisinde izledim.

Öyle büyük bir lider ki; ölmeden birkaç gün önce, hastalığının ciddiyetini hiçe sayarak, ısrarla hastane lobisinde tüm dünya basınına yönelik bir toplantı düzenletmiş ve o toplantıda onlarca kamera önünde, KKTC ile ilgili hayati mesajlar vermişti tüm dünyaya.

Bu duygular içerisinde, o dönemde hastaneyi yönetenler olarak bizlerin, basına verilmek üzere hazırladığımız ölüm bildirgesine özellikle koyduğumuz aşağıdaki cümleyi herkesin bilmesini isterim...

“Bazı liderler vardır ki sadece sağlıklı ve iktidarda iken liderlik yapar, bazı ‘LİDER’ler de vardır ki, hasta yatağında bile ‘LİDER’liğin en büyüğünü yapar, hatta aramızdan ayrıldıktan sonra bile.”

Seni sadece bizler değil, dünya unutmayacak Cumhurbaşkanım...

Günün Sözü

Halkın lideri olmak isteyen biri, önce kendini ıslah etmeli, daha sonra başkalarını ıslah etmeye başlamalı ve söz ile diğerlerine edep öğretmeden önce, güzel davranışı ile onlara edep öğretmelidir.

Hz. Ali

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI