Sevgililer Günü mü, Tüketim Günü mü..? - ADEM AKÖL

14 Şubat 2020 Cuma 00:08

Sevgi üzerine söylenmiş çok söz vardır ama, en anlamlısı Hz. Mevlana’nın aşağıdaki dizeleridir belki de...

Ey Sevgili..!

Sen bilirsin ben nasıl yaşarım...

Göndermesen de bir selam, bir haber

unutulmadığımı ümit eder yaşarım...

Bildirmezsen de sevdiğini

sevilmeyi umar yaşarım...

Almasan da beni yanına, ben seni

Gönlümde taşır, hep öyle yaşarım...

Gerçek sevgi, insanın gönlündedir; maddi bir boyutu yoktur ve karşılıksızdır diyor büyük düşünür, günümüzden yaklaşık 800 yıl önce dile getirdiği bu dizelerde.

Rivayete göre; M.S. 3. yüzyılda, Roma İmparatoru Claudius, ordusunu güçlendirmek için genç erkeklerin evlenmesini yasaklar... Bu yasağa karşı gelen din adamı Aziz Valentine, birbirlerine aşık gençleri, gizlice evlendirmeye başlar... Ancak, 14 Şubat 270 yılında idam edilerek, yasağa uymamasının bedelini canı ile öder.

1800’lü yıllarda Amerika’da Esther Howland isimli bir zatın sevgilisine gönderdiği kart ve yine ayni yıllarda İngilterede sevgililerin birbirlerine göndermeye başladıkları kutlama kartları ile sevgilerini ifade edebilmek için verilen çiçekler; her yıl 14 Şubat’ın ‘Sevgililer Günü’ olarak kutlanmasının önünü açmış olur.

1868 yılında İngiltere’nin meşhur Cadbury çikolata fabrikası 14 Şubat’ı fırsat bilerek, kalp şeklinde dekoratif çikolata kutularını piyasaya sürer...1900’lü yılların ilk yarısında kutlama kartları, çikolata ve çiçek en makbul sevgili hediyesi olur... İkinci yarıda bu hediyelere pahalı takılar da dahil olur... 2000’li yıllarda ise elektronik kutlamalar da devreye girer.

Bugün dünyanın birçok ülkesinde  14 Şubat; ‘Sevgililer Günü’ veya uluslararası ismi ile ‘Valentine’s Day’ olarak kutlanmaktadır... Resmi tatil olmasa da bu günde; kapitalizmin oyunlarına yenik düşen milyonlarca insan sevgilisine muhakkak bir hediye alır, uzakta ise  gönderir.

Bazı ülkeler ‘Sevgililer Günü’nü farklı tarihlerde veya isim değiştirerek kutluyor olmalarına rağmen, kapitalizmin sömürü hilelerinden kendilerini kurtaramazlar.

Dünyada bu dönemde ticaret oldukça canlanır... Herkes, imkanları dahilinde sevgilisine birşey almanın veya sevgilisiyle baş başa bir gün geçirmenin planını yapar... Evlenme tekliflerinde patlama yaşanır, bu günde.

Yapılan istatistiki çalışmalara göre; Türkiye’de sevgililerin yarısı muhakkak hediye verir, hediye alır... Diğer yarısı, ya maddi olanaksızlıklar ya da çeşitli tabular sebebi ile bu günü öylesine geçiştirir... Hediye veren sevgililerin yarısı, hediyesini hatırı sayılır  bedeller ödiyerek satın alır; diğer yarısı kendisi hazırlar... İstatistiki rakamlar; hediye alanların ortalama olarak 250 lira harcadığını gösteriyor... Takı, kıyafet, çiçek veya bir akşam yemeği, en çok tercih edilen hediyeler arasındadır... Her yıl Türkiye’de 20 milyon adet gül, hediye olarak verilir ve her yıl bu dönemde 10 milyar lira harcanır...

Amerika Birleşik Devletlerinde bu rakam çok daha büyüktür... Adam başı ortalama 150 dolar harcar Amerikalı... Ülke genelinde toplam 20 milyar dolar...

Bir gün bir derviş, elinde elma dolu bir sepetle genç bir kıza rastlar... Kız, az ötede tarlada çalışan sevgilisine götürmektedir elmaları... Derviş sorar “kaç tane elma götürüyorsun?..” Kız şaşkınlık içinde cevaplar; “İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı?..”

Sevginin ölçüsü varmıdır bilemiyorum ama, sevginin kesinlikle maddi bir karşılığı olamaz, olmamalıdır... 14 Şubat’ta sevgiliye en değerli hediyeyi al, geriye kalan 364 günde ise azap çektir... Olmaz öyle şey...

Sevgiliye verilebilecek en değerli hediye tatlı bir gülüş, tatlı bir sözcük olmalıdır... Ve bu hediye her gün verilmelidir...

Ne yazık ki, niceliğin egemenliğindeki dünyamızda, her şeyin olduğu gibi aşkın da ölçülebilir, paraya tahvil edilebilir bir yanı olduğu keşfedildi ve bu tesbit, tüketim ekonomisinin ekmeğine bal sürdü...

Sevgiyi bulmanın, korumanın ve en önemlisi göstermenin bir bedeli vardır muhakkak... Bu bedel; gözlerdeki gülümseme, dudaklardaki güzel söz, gönüldeki ateş olmalı... Devasa bir tüketim endüstrisinin çarklarını döndürmek için ödenenler değil...

Günün Sözü

Sevgi, kusur gören gözü kapatır; güzellik gören gözü açar... Seveceksen öyle sev; ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur.

Hz. Mevlana

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI