Şiddet..! - ADEM AKOL

27 Kasım 2019 Çarşamba 01:33

‘Taşı toprağı altın’ hikayesine inanıp Sivas’tan yola çıkar 1960’lı yılların sonlarında yeni evlenmiş çaresiz bir aile... Derme çatma bir eve yerleşirler İstanbul’da... Adam, günübirlik inşaat işlerine gider, kadın da evlere temizliğe...

Tabudur onlarda doğum kontrolü, günahtır... Allah ne verdiysedir... ‘Allah, gönderdiği kulunun rızkını da verir’ inancındadır baba... Aradan yıllar geçer, arka arkaya 11 çocukları doğar Kastamonu’lu ailenin... 2 iken 13 nüfuslu bir aile olurlar...

Ardı ardına doğan çocuklar, annenin temizliğe gitmesine engel olur; tek, babanın 2 eline bakar 13 nüfus... Zaten bozuk olan ekonomik durumları, daha da kötüleşir...

Evine ekmek götürmekte zorlanır baba... 13 nüfus, öğün başı birer dilim ekmek yeseler; şukadar para eder... Ev kirası, elektrik-su parası, kömür parası derken; bunalıma girer baba...

Rahatlamak için çareyi, evde şiddete başvurmakta bulur... Henüz 15 yaşındaki en büyük kız, sokakta aramaya başlar kurtuluşu... Kendisinden 10 yaş büyük mahalleli bir gençle arkadaşlık kurar...

Baba itiraz eder bu arkadaşlığa... Kaçıp evlenirler... Başlık parası şartı ile kabullenir baba bu durumu, sonradan... Kız söz verir: “Çalışıp, başlık parasını sana ben ödiyeceğim” der babasına... 6 ay boyunca, çok zor koşullarda yılmadan çalışarak babasına olan borcunu öder...

Kocası, evliliğin üzerinden geçen 1 yılın sonunda gerçek yüzünü göstermeye başlar... Baba şiddetinden kurtulmak için kocaya gitmişti; koca evinde yine şiddet ile yüzleşir... Babasından farklı değildir kocası... Şiddet görmesine rağmen hamile kalır...

Bu sırada kocasının asker kaçağı olduğunu öğrenir ve onu vatani görevini yapması için ikna eder... Adam, askere giderken babasına teslim edilir kadın...

Kocası askerden döndükten sonra aldatıldığını fark eder... Bunu dile getirince kavga çıkar, yine şiddete başvurur kocası... İkinci çocuğuna hamile kalır ancak evde kavga dinmez, şiddet bitmez... Birçok erkek gibi, onun kocası da kendi suçunu bastırmak için şiddete başvurmuştur...

Şiddetin dozu artınca, sık sık hastanelik olur kadın... Önceleri şikayet etmekten korkar... Sonradan, doktorların ısrarı üzerine; karakola şikayette bulunur birkaç kez... Ancak sonuç değişmez...

Ekonomik bağımsızlığını kazanmak için gündelik işlere gitmeye başlar kadın... Eli para tutmaya başladıktan sonra kendini daha güçlü hisseder, nisbeten şiddetten kurtulur...

Kadına şiddet azalmıştır; ancak bu kez de çocukları şiddet görmeye başlar babalarından, kadının evde olmadığı zamanlarda... Hortumla döver onları, ayak tabanlarına jilet atar, sarhoşken...

İkisi de erkek olan çocuklar büyüdükçe, babalarına karşı gelmeye başlarlar; şiddetin boyutu değişir... Büyük oğul, bıçak çeker babasına; karşı koymak için... Baba balta ile saldırır oğluna... Sürekli şiddete maruz kalan büyük oğul, madde bağımlısı olur...

Boşanmak ister kadın, adam razı olmaz; tehdit eder karısını... “Dava açarsan seni öldürürüm” der... Hatta öldürmeye bile teşebbüs eder bir keresinde... Bu duruma şahit olan büyük oğul, annesini korumak için internetten tüfek satın alıp babasını omuzundan yaralar...

Şiddet gördüğü için savcılığa suç duyurusunda bulunur kadın... Uzlaşmacının yanında bile kocası tarafından ölümle tehdit edilmesine rağmen; “kocan şiddeti tekrarlarsa yine gel” söylemiyle geri gönderilir...

“Kaderim bu” diyerek böyle yaşamaya alıştırır kendini... Daha fazla çalışmanın, daha fazla ekonomik bağımsızlık kazanmanın; onu daha güçlü kılacağını kabullenir...

Yukarıda okuduğunuz; dünyada şiddet gören milyonlarca kadından sadece birinin hikayesi... Türkiye’de her 100 kadından 45’i şiddete maruz kalıyor... Şiddet gören her 100 kadının 69’u eşi tarafından öldürülmekten korkuyor, 58’i gidecek yerim yok diyor...

Ne yazık ki, Türkiye’de yukarıdakinin benzeri 15 milyon hikaye yaşanıyor sürekli olarak; dünya genelinde bu sayı 1 milyar... Çoğu korku altında sindirilmiş, yahut kanıksanmış...

Geçtiğimiz Pazartesi; ‘25 Kasım, kadına şiddete hayır günü’ idi... Kadına şiddete sadece 25 Kasım’da değil, her gün HAYIR..! Sadece kadına değil, her şiddete HAYIR..!

Günün Sözü

Şiddet karşıtlığının ürettiği güç, kesinlikle insan yeteneğinin icat ettiği tüm silahların gücünden üstündür.

Mahatma Gandhi

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI