CANLI HAYVANA İŞKENCE EDENE LANET OLSUN! - ASLI MERCAN SARI

21 Haziran 2018 Perşembe 09:22

                      Hayvan hakları ülkemizde gündeme çok sık gelmeyen bir konu. Lakin gündemde muhakkak ve kati surette kalması gereken konu. Elbette nasıl çocuk İstismarını kadın cinayetlerini unuttuğunuz gibi bunu da unutacaksınız. Halkımız galeyana gelip sosyal medyada paylaşım furyasına kapılıp 2-3 gün bağırması örneklerini her olayda sıklıkla görüyoruz bu konuda ellerine kimse su dökemez maşallah. Hatice’ye değil her zaman neticeye bakarım ben. Ciddi anlamda olaylar karşısında tutunduğun tavır takındığın mücadele önemli. Barınaklara gittin mi bir defa bir paket mama aldın mı peki bir kap su? Maalesef maalesef maalesef… Hayvana eziyetle ilgili işlenen suçlar dudak uçuklatacak mahiyette. Arabasına bağlayıp sürükleyenler, bilerek vurup kaçanlar, bundan feyz alanlar, evimde besliyorum kılıfı altında cinsel istismara maruz bırakılanlar, patisine-boynuna ipi zorla bağlayıp kahkaha atanlar, tekme tokat gösteri yapanlar, şımarık aile çocuklarının mutlu olması adına doğum gününde hediye edilen fakat sonrasında sokağa, kurda kuşa yem edilen yavru hayvanlar ve yüreğimizin dayanmadığı, aklımızın almadığı niceleri.

                      Geçenlerde Sakarya'nın Sapanca ilçesinde, ayakları ve kuyruğu kesik halde bulunan yavru köpek içimizi acıtıp duygularımızı yerle bir etti. İş makinasının yaptığı açıklamaları yapıldıysa da birçok hayvan severi bu açıklama hiç de tatmin etmedi. Birçok psikologlar ve sosyologlar hayvana şiddetin bir kişilik bozukluğu olduğunu söyleyerek, hayvana şiddet uygulayan bir insanın aynı zamanda potansiyel bir katil de olduğunun altını sonuna kadar çiziyor. Bir başka deyişle; karşısındaki canlının savunmasız olduğunu bile bile ona işkence eden ve bundan zevk alan insan toplum için tehlike unsuru. Epey oldu Peygamber efendimizin hayvanlarla ilgili okuduğum bir ufak hikâyesi gelir aklıma. Hz. Peygamber ordusuyla Mekke ile Medine arasında bir bölgeden geçiyormuş. Bir çalı dibinde yavrularını emziren bir köpek görmüş, ashabından birine 'Bu zavallıların başında nöbet tut, ordu geçinceye kadar onlara bir zarar gelmesin' demiş... Müslümanlıkta evde köpek beslemek yoktur ama köpeklere merhametsizlik etmek de yoktur.'

”Canlı hayvana işkence, eziyet edene lanet olsun.” (Hz. Muhammed)

             Israrla söylemek istediklerim şudur. Toplumun tüm kesimleriyle, gerek sivil toplum kuruluşları gerek ilgili derneklere hayvanlara yönelik şiddetin karşısında hep birlikte durmadıkça bu sorunun katlanarak artacağı ortada. Hayvanların sapkın ruh ve son derece buna eğilimli kişilerin oyuncağı haline gelmesini önlemek için ilk aşamada gerekli yasal düzenlemelerin yapılması zorunlu ve katiyen gerekli. Örgütlü mücadelenin başarı şansı çok daha yüksek olduğundan, gerçek anlamda hayvan hakları mücadelesi veren herkesin işbirliğine gitmesi de lazım. Para cezalarının caydırıcılığı hiç yok. Her konuda olduğu gibi vurdumduymazlık hat safhada dilerim ki azda olsa bazı iyileştirmeler yapılması o dilsiz zavallıların işkenceye maruz kalmaması. Hayvanlara eziyet merhametsizliktir…

                      Resmi kaynaklara bağlı kalarak köşeme HAYVAN HAKLARI BİLDİRGESİNİ BIRAKMAK İSTERİM.

Hayvan Hakları Bildirgesi

15 Ekim 1978'de Paris UNESCO evinde ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi

1.       Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.

2.       Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.

3.       Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.

4.       Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.

5.       Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir.

6.       İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır.

7.       Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.

8.       Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.

9.       Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.

10.    Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.

11.    Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.

12.    Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur.

13.    Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır.

14.   Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.

 

 

Selam, sevgi ve merhamet ile kalınız.


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.