CİNSİYET DEĞİL HAYIRLISI - ASLI MERCAN SARI

8 Ocak 2018 Pazartesi 09:18

(KADIN DEDİĞİN)

                Sizler şimdi bu yazıyı okuyup bitirinceye kadar geçecek sürede, dünyanın birçok yerinde istatistiklere göre 12 milyon kadın kocasından, abisinden, babasından, sevgilisinden dayak yiyecek. Bunlardan 1 milyonu, yediği dayağın izlerini en az bir hafta bedenlerinde taşıyacak. 8-10 bini, o izlerden hayat boyu kurtulamayacak. Ve 100’ü hayatını kaybedecek. Birçoğu da mutluluk oyununa devam edip aynı zamanda dinle alakası olmayan fakat dini vecibeleri gösteriş vari etkili olarak kullanmaya çalışan her dakika diline dolayan bana dokunmayan bin yıl yaşasın azcık fazla yiyim gezeyim tozayım eşim ne halt yerse yesin diyecek. Bu mutluluk oyununda olan kesim zaten en vahimi işte kadınlık sıfatını ayaklar altına alan aşağılık bir tavır.

             Değerli Ar namusu ile ekmeğini helalinden kazanan bu saydığım çizgide olan abilerimi kardeşlerimi erkekleri tenzih ederek devam ediyorum satırlarıma… Oysaki KADIN nedir biliyor musunuz? Suskun, üstün beceri isteyen, birden kırılıverecekmiş gibi uzayıp giden birçok ifade silsilesi “KADIN”. Ah kadın diyorum yok seni suçun esas suç zihniyette. Saçından ve örtüsünden, iktidar, makyajından, duruluğundan, duruşundan medeniyet kokan;  Boynunda cinsiyet künyesi, alnında namus fünyesi, âşık olunası… Konu, 'kadın olmak' olunca ne zor değil mi? Kadının değer bulduğuna inandığım İslam dininde, bu inancın hâkim olduğu ülkemde dahi hala ummadığı anda tacize uğrar, şiddete uğrar, hor görülür, canından olur. Hem de en dibindekiler yapar bunu. Haklarını bilmeyen, bilse de koruyamayan, sığınmak istese de sığınamayan. Namusunu korumak için uğraşan. Sindirilmeye çalışılan. Kendi ayaklarının üzerinde durmak isteyen... Öz güveni arayan... Anne, kardeş, eş, anne adayı, evlat daha nicesi... Okuduğum ve not aldığım bu hususla ilgili o kadar güzel hadisi şerifler vardır ki "Erkek çocuk nimet, kız çocuk ise hasenedir; yüce Allah nimetin hesabını sorar, haseneye ise mükâfat verir."[22] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür. Peygamber efendimiz, Kız çocuklarını hor görmeyin zira bende kızlar babasıyım buyurdu. Hor görmek dini bilmemekten ileri gelir. Rabbimden hayırlı evlat istenmelidir. Evlat dediğin rezilde eder vezirde. O yüzden açarken eli Mevla’ya cinsiyet değil ahlaklı evlat dilenmelidir.   Yine derin mevzularda kafa yormaya pek meraklı ben, mevzu bahis “Kadın Olmak” ise, bir nebze daha meraklı yaklaştığım bu konuda belki biraz daha sivri dilli bir üslupla duygu ve düşüncelerime kısa bir şekilde ses veriyorum farkındayım. Çünkü biliyorum ki uzadıkça bitmez bu konu ucu yok bucağı yok… Kadın nezdimde akıllıdır hem de hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar. Hep korkuldu tedirgin olundu ondan neden mi? Aklına koyduğu bir şeyi gerçekleştirmek kolaydı kadın için. Destek verilse, dağı dağın üzerine koyabilirdi ancak bu kadar o kabuğunu yırtabildi bilmemne zulası nın arasında. Kadın, baskılandı kendini güçlü gören erkek diye geçinen neudiği belirsizler tarafından. Çünkü erkek, korktu lanet duruşunun sallanmasından. Ve kadın kendini ispat etmeye çalıştığı her noktada, engeller buldu karşısında… Sahip çıkılmalı kadınlığa bana dokunmayan bin yıl yaşasıncılık olmamalı. Her düşkün kadında görmeli kendi kadınlığını ve bir bütün olmalı diğer tüm kadınlarla. Bir başkasının gerici baskılarıyla yaşamaktansa, başkaldırmalı kadın. Yıllarca bastırılmış tüm kadınlar için haykırmalı varlığını. Elinden cebren alınmak istenilen hürriyeti, sımsıkı kavramalı ve bıraktırılmamalı asla. Kadın olduğu için, her suçun sebebi görmemeli kendini haddini bildirmeli hoş tavrıyla olmuyorsa basmalı yaygarayı. Bedenen eşitlik olmasa da kafaca üstün değerini anlamalı her fırsatta. Erkek Kadın ayrımını daha en başında biz yapıyoruz. Neyse meşrebime sığmıyor nicesini yazmaya… Ataerkil bir toplumdan geliyoruz; zordur bunu değiştirmek. Fakat tamamıyla elimizdedir. Dünyanın yarısını kadınlar oluşturuyorsa, diğer yarısını da kadınların yetiştirdikleri insanlar oluşturur. Yani buda eşittir kadın demek.

              Kendimizdeki üstün yeteneklerin farkına varmalıyız artık. Mesela söyleyin bana kadınlık nedir dediklerinde ne diyorsunuz? Ben söyleyeyim bütün güzel mesleki meziyetlerimi koyup kenara öncelikle 9 ay heyecanla bekleyip bir mucizeye can veriyorum onu doğuruyorum diyorum. Bu bile seni ARŞ-I ALA ya çıkarmaya sebep değil mi? Kıymetinizi bilin.  Dünyanın kanunu bu yapma Allah’ını seversen dediğinizi duyar gibiyim… Yok, efendim dünyanın kanunu sizler çıkarıyorsunuz. Hep kabullenişlerinizden oluyor bunlar. Kabul etmiyorum ve ben bir mucizeyim. Kadınım, ayaklarımın üzerinde duruyorum. Ataerkil topluma saygı duyuyorum ama üzgünüm(!)  BOYUN EĞMİYORUM. Bende kız annesiyim. Mutluluk oyununa dâhil olup, dinimizi saçma sapan duruşlarına, yaşayışlarına alet eden kadınlık sıfatını ayaklar altına alanları şiddetle kınayarak, diğer eli, alnı öpülesi saygı duyulası kadınlar başımın tacıdır. Bu yolda sonuna kadar mücadeleyi bırakmayacağım.

Sevgiyle…


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI