Çok âşıktım hiçbir engel görmedi gözüm - ASLI MERCAN SARI

26 Temmuz 2019 Cuma 00:24

Yine derin sulara “hop” diye atlamaya pek meraklı ben aldım sazı elime vurdum tellerine. Büyük bir fikirsel ayrım ve göreceli bir konu ile siz değerli okuyucularımla beraberim. “Aşk evliliği mi, mantık evliliği mi?” sorusu yıllardır beni de en çok düşündüren konulardan birisidir. Ben de aşk evliliklerinden yanayım, ancak aşk evliliklerinde neden daha çok sorun çıkıyor? Birbirlerine şiirler yazanlar, her fedakârlığa hazır olanlar, nasıl oluyor da birbirlerinden nefret eder hale geliyorlar? Nasıl oluyor da birbirlerinin nikâhı altında oynayabiliyorlar? “Evlilikte erken yaş mı, yoksa genç yaş mı, aşk mı, mantık mı?” sorusunu yaklaşık 20 bin kişiye sordum aldığım cevaplar sahiden beyin yakan cinstendi. Esas bugün köşeme derin bir konuyu taşımama sebep günlerce önce mailime düşen bir mesaj. Mesaj aynen şuydu:

“Aslı Hanım merhaba eşimle evlendiğimizde ben 17, eşim 30 yaşındaydı. Ben Türkiye’nin en batısında güzel bir sahil kasabasında ailemle yaşıyordum eşim ise doğulu. Ben pek dinci bir ailede yetişmedim onlar aşırı muhafazakârdı. Çok âşıktım hiçbir engel görmedi gözüm. Ne babamın olmazları ne annemin yapma kızım diyerek ağlamaları hiç de umurumda olmadı. Evlendik annesi babası kardeşi yengesi ben ve o hepimiz bir evdeydik. Babası cok yaşlıydı sadece seslendiğinde duymadığımda bile bana aileme küfür edip üstüme yürüyordu ne yapsam beğenmezdi. Türküm diye hep arkamdan konuşup beni kötülediler her kavga dövüş te haklıydım yine de eşim anam babam beğenmiyorsan git derdi. 3 buçuk yıl sonra eşim evi ayırdı. Ancak hala gelip giderler görümceler de sorunlu hep. Eşim hep onları sever beni hiç önemsemez hamileyken ablalarına deli divane hizmet ederdim karnimi koltuğa çarptım hrpsi sohbet ediyorlardı dönüp bakmadılar bile. Şimdi sen söyle mutlu olacak neyim var benim çocuklarımdan başka bana yardım edin akıl verin.”

Kürt - Türk meselesi değil asla niyetim insan her yerde insan. Sevmek ve aşk kelimesi çok uçsuz bucaksız kavramlar rabbim hayırlısından versin kelimesini sıklıkla kullanırım. Gözünün içine bakmaya kıyamadığımız evlatlarımızı bu hayatın yol ayrımında aldıkları kararlar ya dibe batırıyor ya da en zirveye çıkarıyor. Bin bir hayal ile evlenip sonrasında mutsuz olanlar ülkemde % 80 sınırına dayanıyor. Erken evlenmek mi, geç evlenmek mi diye devam edecek olan satırlarım kul kendi kaderini kendisi mi çiziyor kelamına dönüşüyor. Acaba çocuklarımızı yetiştirirken bu yol ayrımındaki alacakları karar için yeterli bilinçlendirme ve eğitimi vermiyor muyuz? Evlatlarımızın aşk evliliğimi yoksa mantık evliliğimi yapması doğru? Yani olayın neresinden tutarsanız elinizde kalan bir mesele ucu yok bucağı yok… Ben aşkın bir sihir olduğuna inananlardanım. Âşıklar bu sihri sürdürebildikleri sürece hiçbir problem yoktur. Yaşam tozpembedir. Ama mantıkla ilgili gelen cevaplar arasında Aslı Hanım Aşk geçici aşkın yerini sevgi ya da saygı alıyor. Zamanla sıradanlaşıyor çoğu şey. İnsan âşık olma duygusunu yitirdiği zaman karşısındaki insana aynı hisle yaklaşamıyor bunun çok örneğini gördüm çevremde. Mantık evliliğinde tartışmalar daha azdır çiftler birebirlerini anlamaya daha uyumludur.

Uzun tutmaya hiç meraklı olmadığım bu makalede “Aşk mı, mantık mı?” araştırmasını koyup bir kenara Türk toplumunun kanayan yaralarından biri de erken yaşta yapılan evliliklerdir diyorum. 

Özellikle uzmanlar, toplum tarafından önemli bir sorun olarak görülmeyen erken yaşta evliliklerin, hem çiftleri, hem ailelerini hem de toplumu, hem kısa vadede hem de uzun vadede büyük sorunlarla karşı karşıya bırakacağının altını çiziyorlar. Uzmanlara göre erken yaşta evlilik Türk toplumunun aile yapısını tehdit ediyor.

Toplumun erken yaştaki evlilikler için nedenleri veya mazeretleri her zaman mevcuttur. Hepinizin aklındaki soruyu bana mail atan o mesaj sahibine ilettim, “16 yaşında derdin neydi?” dedim. Anan baban seni nasıl terbiye etmiş dedim. Ama sorun büyük ülkemin sorunları çok büyük eğitimsizlik... Ataerkil toplum dayatması... Şımarık evlat büyütmek... Bu makalemin ek devamları gelecek bu kadar kısa kondurulacak bir kelam değil!

Peki, size soruyorum sizin evladınız bu girdabın içine düştü aşk mı mantık mı geç mi erken mi desem ne yapardınız o dönemeçte? Engel olamazdım Aslı Hanım diyenlerden misiniz yoksa tam aksini mi iddia ederdiniz?

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI