Duygudaşlarım, haydi dertleşelim biraz - ASLI MERCAN SARI

2 Aralık 2016 Cuma 08:35

Müsaadenizle, bu gece sizinle biraz dertleşeceğim. “İyi ve mutlu” imajı bıraktığım yazılarımın ardından biraz içimi dökeceğim size ama gündüz okuyacaksınız bunu sizler. Bence gece de açın bir okuyun efendim. Vallahi değişiyor bakış açısı gece ve gündüzün ambiyansı çok başka. Biraz geceden bahsedeceğim; mesela o duygulardan, beyin karmaşasından. Olduğunuz, olmak istediğiniz ya da utanır olduğunuz halinizi kimseye göstermediğiniz yanlarınızdan duygudaşlık kuracağım…

Yine gece olmuştu. Gözlerinizden süzülüyordu yaşlar, yaşanamamışların anısına. "İyi" demek âdetinizdendir ya! "İyiyim" dediniz… Değilsiniz efendim.

Yazdıkça yazmak, yazdıkça rahatlamak istiyorsunuz. Düşündükçe ağlamak istiyorsunuz. Çünkü sözleriniz, konuşmanız lisanınız yetmiyor bazı şeylere. Değiştirmiyor aklınızdaki olup bitenleri, geçmişi. Ben de bundan mütevelli yazıyorum işte sebepsizce. Yazıp yazıp kendim okuyorum. Hissedip, hüzünlenip gözyaşlarımı yalnız kendi içime akıtıyorum. Kimseyi üzmemem gerektiğini düşünüyor, bencilce davranmanın bana göre olmadığını biliyorum. Sizin de anlatılması zor bir duygu içinizdeki. Her harf, her kelam, her serzeniş… Ve her cümleniz, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilinize getiremediklerinizi. Bir gün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorsunuz. Bir gün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorsunuz. "Kime, neye konuşursanız konuşun." diyorum. Yeter ki susmayın!

Durmuş ne yazacağımı düşünürken gecenin sessizliğinde satırlara. Satırlar boyunca kayboluyorum, acaba hangi acı sözün arkasına saklanmak niyetim. İnsanı yaralayan kelimelerden bana en çok yakışanı hangisi. Hangi sözcük, hangi tümce içimdeki acıyı en iyi şekilde anlatabilir. Bu acıyı ben kaldıramazken henüz, hangi dizeler kabul eder ki hislerimi. Bitti diyorum, bitti. Ama bitti dediğim yerden başlıyor her şey. Zamansız yakalıyor sancılar, gece oluyor sonra. En çok da gecelerden korkuyorum. NEDEN Mİ? Çünkü sancıdır gece depreşir o yaralarınız. Eşer de eşer, alamazsınız o nefesi akar yaşlar gözünüzden. Ben duygusal kadınım üstadım bizde böyle. Arkadan çalar Koray bağıra bağıra; severim bu adamı ölmeden bir gideyim bu adamın konserine. Neyse konuya dönelim. Daha yalnız hissediyorsunuz kendinizi, daha savunmasız, daha çaresiz. Yarım yamalak bir şeyler hatırlıyorsunuz. Gözyaşlarınız dökülüyor yastığınıza. Öylesine yorgun... Bazı hikâyelerinizin sonu yok, başı yok. Olsa da önemi yok; kaybolan umutlarınız, yıkılmış hayalleriniz var. Sizlere düşmüş yalnızlık. Alıp başınızı gitseniz, uzaklaşacağınız sadece mesafeler. Gitmek deyince, bitti deyince olmuyor işte senle geliyor, onlar da yapışıyor boğazına düğüm düğüm. Her şey anlamını yitirmeli. Ayak izleriniz gözyaşlarınızı silmeli siz giderken. Ardınıza dönüp bakmak yok.

Hiçbir söz yetmiyor, sizi "size" anlatmama. Dinleyemiyorsunuz kendinizi, içinizdeki sızlayıp duran acıdan. Dokunsalar ağlayacaksınız bir ömür boyu. Değseler hüznünüze, döküleceksiniz parça parça. Bir anlık değil, boğulduğunuz bilinmezliklerin acısı çıkıyor sustuklarınızın. Öyle ki ben de siz de iyisiniz görünürde. Ahh! Anlamını içinize çeke çeke mutluluğa erişemiyorsunuz. Ya hep siz fazla geldiniz bu hayata ya da hep bir şeyler eksik kaldı. Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğiniz kırgınlıklar sarıyor dört yanınızı. Ben ve siz! İyi olmanın eşiğinde, korkulara kapılıyoruz anlamadığımız bir biçimde.

Sebebiniz yok, belki de çok…

Biliyorum; ben bile kendimi anlayamıyorken kimseden anlaşılmayı beklemek, hayalden de öte… Sonra da diyorum ki dön gerçek hayata Aslı sabah oldu, uyandın gece bitti. Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır. Haydi Polyannacılığa devam, hayat her şeye rağmen yaşanası. Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye, bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye, insanları ezip geçmeye, günlük menfaatler için onurunu terk etmeye, bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat.  Sormuşlar bir bilgine: Hayat ne, diye. Demiş bilgin: İki yönlü bir yol devam eder bilinmeze, sen görmezlikten gelsen de vardır bir yoldaş her köşesinde. Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan, Bazen de aşarsın dertleri, sanki uçuyormuş gibi inerek buradan. Ve ben legal ve illegal düşüncelerle diyorum ki “Yine gece olur, yine sabah olur kısır döngü; bu sahip olduklarına şükret!”

SENİ SEVİYORUM (SEVİYORUZ) HAYAT!!!!

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI