Kıvırmalı Meziyet - ASLI MERCAN SARI

12 Nisan 2019 Cuma 09:51

Yine halk anketinden çıkan bir güncel gündemi satırlarıma dökmek istiyorum. Bu hayatta asla affetmeyeceğiniz şey nedir dedim?  5000 kişiye sordum 2800 kişi “YALAN”ı asla affetmem dedi. Geriye kalan sayı ise çocuk istismarı, ihanet, salak yerine koyulmak, iftira diye devam etti… Ben de kelamıma usta beceri ve mide bulandırıcı kıvraklık isteyen “YALAN”I kondurmak istedim. Bana soracak olsalardı Bende yalan derdim. Çünkü Kendi pisliğini kapatmak için yalan söyleyerek yola çıkan ama zaman geçip de yalancı çoban misali adam yerine koyulmayan, foyası ortaya çıkan insancıklar geçti hayatımdan. Bir bardak suya ihtiyacı olsa ayağımın tersiyle tekme atıp sana vereceğime senden daha masum olan dört ayaklılara nasip ederim diyeceğim türden insancıklardan bahsediyorum. Eminim sizlerin de hayatında az ya da çok bu tip insancıklar olmuş, bu cümleler yaşadığı birçok olayları ve kişileri aklına getirmiştir. Şahsen bana; Akıbetlerini görüp kulun adaleti şaşar Allah’ın adaleti şaşmaz diye söyletti rabbim çok şükür. Darısı sizlere olsun diyerek başlarım satırlarıma;

Hangi sebeple olursa olsun çok kötü bir davranıştır. Yalancı olarak bilinen kişiler toplumda çok hoş karşılanmazlar ve herkes bu tarz insanlardan uzaklaştığı için bu kişiler her zaman yalnız kalmaya mahkûmdur. İnsanlar arasındaki ilişkiler sevgi, saygı ve güvene dayanır. Doğruluk ve doğru söylemek toplumu kaynaştırırken, doğru ve dürüstlüğün tersi olan yalan ve yalancılık ise insanlar arasındaki saygı ve güveni, dostluk ve arkadaşlığı ortadan kaldırır, hakların kaybolmasına, adaletin yerini zulmün almasına sebep olur. Yalan söylemenin literatürde aynı anlama gelen çeşitli kelimeler sayılabilir bunlar; Hile yapmak,  abartmak, saklamak, gizlemek, aldatmak, dolandırmak, iftira atmak, uydurmak, sahtekârlık yapmak, taklit etmek, fikir çalmak,  riyakârlık yapmak, blöf yapmak, kopya çekmek, göz yummak, görmezden gelmek, kazık atmak, dolap çevirmek, dalavere yapmak, yolunu bulmak, uydurmak… Yalan söyleyen kişiler için ise; Düzenbaz, hileci, sahtekâr, ikiyüzlü, üçkâğıtçı, ahlaksız, dolandırıcı, hain, çıkarcı, samimiyetsiz, sadakatsiz, şarlatan,  namussuz, yapmacık, taklitçi… kişisel özellikleri ortaktır. Etki Alanı Oluştururlar Konuşurken insanları etkileri altına almaya çalışırlar. Ancak bunu yaparken son derece rahattırlar ve özgüvenleri tamdır. Söyledikleri yalanlara inandırmak için sizi yönlendirmeye hatta dertleşiyor gibi konuşmaya çalışırlar. Hazır Cevap Olurlar Her soruya hazır bir yanıtları olduğu için tereddüde yer bırakmazlar. Çünkü insanlar hızlı yanıtların doğru olduğuna inanırlar. Sorduğunuz her soruyu duraksamadan hızlı bir şekilde cevaplayarak size yalan söylemediğini kanıtlamaya çalışırlar. Kendilerine Güvenirler İnsanlara önce kendilerine güvendiklerini kanıtlarlar ve büyük laflarla alt etmeye çalışırlar. Kolaylıkla Dikkat Dağıtırlar İnsanlar üzerinde iyi izlenim bırakırlar. Dürüst ve iyi niyetli olduklarına inandırırlar. Detaycıdırlar Çok basit bir soruyu bile detaya boğabilirler. Böylece dikkati farklı yönlere çekip asıl yaptığı şeyin üstünü örterler ve söyledikleri yalanı geçiştirmiş olurlar. Laf Cambazlığı Yaparlar Etkili konuşma yeteneğine sahip olan yalancılar, sözcüklerle oynayarak insanların kafasını karıştırırlar. Hararet ve Hareketlilik Yalan söyleyen insan konuşması bittikten sonra hemen konuyu değiştirme çabasına girerek farklı şeylerden bahsetmeye başlar.

Resmi araştırmalara göre yalan oranlarına bakıldığında, erkeklerle kadınların arasında anlamlı bir fark bulunmamış. Kadınlar, girdikleri sosyal alanlarda erkeklerle aynı oranda yalan söylüyorlarmış. Hatta daha vahimi kadınlar bir araya geldiklerinde, başkaları ile alakalı, kendileriyle alakalı daha çok yalan söyleniyormuş. Mutsuzken mutluymuş gibi poz vermekte kadınların üzerine yokmuş. Hele zengin görünmek için çevresine caka satmak için kırk takla atarlarmış. Ama yine zannımca genelleme yapılacak olursa erkekler daha fazla oranda kendine yönelik, kadınlar ise başkasına yönelik yalan söyler. Ancak, bu bilimsel araştırmaların dışında benim kişisel kanaatim; erkekler daha çok yalan söyler ama kadınlar daha iyi yalan söyler. Dolayısıyla kadınların daha donanımlı ve inandırıcı yalan söylediklerini ifade etmemiz hiç de yanlış olmaz. Baskı yalanı arttırır. Bir yere kadar doğru. Ama kendi çıkarlarını ön planda tutan, başkalarını önemsemeyen, fırsatçı insanlar daha sık yalan söylerler. Bunu maalesef kadınlarda daha fazla görmekteyiz.

Yalan görmezden gelinebilecek, hafife alınacak bir günah değildir. Dinimiz yalan ve yalancılığı kötü huyların ve günahların en büyüklerinden kabul eder ve şiddetle reddeder. Münafık ve kâfirlerin özelliğinin de yalan ve yalancılık okluğunu belirtir. Okuduğum ve not aldığım hadis ve ayetleri sizlerle paylaşmak isterim;

"Yalan sözden sakınınız" (Hac 22/30). "Ey İman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin" (Ahzâb 33/70).

"İçinde kuşku uyaran şeyleri bırak, terk et (kuşku olmayan bir iklimde yaşa). Doğruluk insanın içinde itmi'nan (tam inanma, kalbin tatmin olması) ve oturaklaşma hâsıl eder. Yalana gelince burkuntudur, bulantıdır." (Tirmizî, "Kıyame", 60)

"Dâima doğruluğu araştırın; doğrulukta helâkinizi görseniz bile. Ancak muhakkak ki doğrulukta sizin kurtuluşunuz vardır." (Kenzü'l-Ummal, 3/344)

"Doğruluktan ayrılmayınız. Doğruluk sizi birr'e, o da sizi Cennet'e götürür. Kişi doğru olur ve daima doğruyu araştırırsa Allah katında sıddîklardan yazılır. Yalandan sakının. Yalan insanı günaha, o da Cehennem'e götürür. Kişi durmadan yalan söyler ve yalan araştırırsa Allah katında yalancılardan yazılır." (Buhari, "Edeb", 69)

Ez cümlelerim şudur; ,Makaleme başlarken de bahsettim çoğunuz kendi hayatınızda şahit olmuşsunuzdur. Öyle bir kıvırmalı meziyettir ki yalancılık güzel bir şekilde kurgulandığında haklının yerini haksız, haksızın yerine haklı geçer. Birçok ocaklar yalan dolayısıyla söner, servetler mahvolup gider, insanlar arasındaki karşılıklı güven, sevgi ve saygı duyguları yerlerini kuşku, kin ve düşmanlığa bırakır. Bu yüzden kanlar dökülür, cinayetler işlenir. Bunun içindir ki atalarımız yalancının bir gün, hem de çok geçmeden foyasının, yalanının ortaya çıkacağını anlatmak için: Yalancının mumu yatsıya kadar yanar, demişler, yalancıya kimsenin güvenmeyeceğini anlatmak için de: Yalancının evi yanmış hiç kimse inanmamış, diyerek, yalan ve yalancılığın iyi bir şey olmadığını bastıra bastıra Atasözleriyle tasdiklemişlerdir. Sizce yalancı gerçekten rahat bir hayat mı yaşıyor? Yoksa su testisi suyolunda mı kırılıyor? Yalanlar üzerine, sahtekârlık üzerine kurulan hayatın sonu nereye kadar gidiyor?

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.