Kur’an-ı Kerim, Düşünce, Özgürlük ve Adaletin Kitabıdır - ASLI MERCAN SARI

10 Mayıs 2019 Cuma 00:42

Her zaman söylerim, bu hayatta üretmemek beni rahatsız ediyor, topluma çevreme ve insanlığa değer katmamayı düşünemiyorum. Her gün yeni bir ruhla tanışıyorum. Gerek okuyarak, gerek yüz yüze gerekse gözlemleyerek dışarıda akan hayatları… İnsanlardan beslenen ve gündelik gelişen güncel gündemden çok fazla etkilenen bir bireyim. Köşelerimde asla çok popüler bir şeyler karalayayım da okunsun olmadı niyetim! Her zaman tak tak tak o an ne geldiyse döküldü kaleme, kağıda, tuşlara… Kimi okuyucularım sevdi sarıldı. Kimi okuyucularım saygı çerçevesinde zıt fikrini beyan etti. Hepsi özel, hepsi kıymetli. Her ruh beni biraz daha olgunlaştırıyor bu hayatta, gördüklerimden mutlu olduklarımda çok oluyor, midemi bulandır-anlarda.
Geçenlerde gözüme ilişen bir yazı okudum “En yıkıcı, en öldürücü yara haksızlık ve adaletsizlik yarasıdır.” Kim söylemiş? Sordum, soruşturdum, kimin olduğu belli değil! Anonim. Bu köşemin ilhamı da bu satırlar oldu işte…
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, düşünce, özgürlük ve adaletin kitabıdır. Kuranı kerim hiç de hafife alınacak bir kitap değildir. Yerle yeksan olan birçok kavim kuranda haber verilmiştir. Kur’an müminlere, ahretteki kurtuluşun, dünyadaki kurtuluşa bağlı olduğunu, cennet yolunun özgürlük, izzet, adalet ve uyanıklık, bilgi ve bilinçten geçtiğini, bu dünyada zillet üzere ölenin, orada zillet üzere kalkacağını, burada kör olanın orada da kör olacağını söyler. Kur’an bizlere zulme rıza gösterenin, zalimin ortağı olduğunu hükmettiğimiz zaman, adaletle hükmetmemizi öğretti. Bu hususla ilgili en sevdiğim söz ve şiirlerden bir tanesi ise “ZULMÜ SEVEMEM ZALİMİ ALKIŞLAYAMAM ”diyen “Mehmet Akif Ersoy” dur. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de adaletli olmayı emreden birçok ayet bulunur. Bu konuyla ilgili olarak Yüce Rabbimiz Mâide suresinde şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış)tır.
Adalet, kelime olarak hak yememek, düzeltmek, dengede olmak, ölçülülükten ayrılmamak, insaflı olmak, doğru yoldan sapmamak gibi anlamlara gelmektedir. Her ne kadar adaletin tanımı üzerinde tam bir ittifak yok ise de, adaletin gerekliliği konusunda bütün insanlık aynı görüştedir. İşin ilginç yanı, zalimler bile adalet isteyebilmektedirler. Emanetleri korumak, dürüstlük, güvenilirlik ve adaletli olmak ahlaklı bir insanda bulunması gereken en temel özelliklerdendir. Böylesi güzel özelliklere sahip kişilerin çoğalması toplumsal hayat açısından son derece önemlidir. Çünkü adaletin olduğu yerde barış, huzur ve güven de olur. İnsanların adaletli davranmadığı bir ortamda ise dürüstlük ve huzurdan da söz edilemez. Halk adiliyet ister. Fikri hür, vicdanı hür bireyler büyütmek ister. Adalet, sosyal bir varlık olan insanın, toplumda insanca yaşayabilmesi için gerekli olan ilkelerden birisidir. Adalet, hem insanın olay ve olguları anlama biçiminde, hem de tutum ve davranışlarında etkili olan; yüksek güven kültürünün yaratılmasına ve kalıcı olmasına öncülük eden bir ilkedir. Adaleti, bireysel ve toplumsal ilişkilerde dengeli olmak; her şeyi yerli yerine koymak; insaflı olmak; her şeye layık olduğu kadar değer vermek; haklıya hakkını suçluya cezasını vermek şeklinde tanımlamak mümkündür. İslam dini güzel ahlaklı, dürüst, güvenilir ve adil insanlar olmamızı ister. Bizlere yalan, hile, haksızlık, adaletsizlik gibi kötü davranışlardan kaçınmamızı öğütler.
Adalet toplumsal bir değer gibi gözükse de bizzat bireyin kendi hayatını yönlendirmesinde temel bir değer haline gelebilir, gelmelidir. Esasında herkesin hayatı seçimlerden oluşur. Yaptığımız her iş, verdiğimiz her tepki, sergilediğimiz her tutum gerçekte diğer tüm alternatifler arasından uygun bulduğumuz ve seçtiğimizdir. Seçimlerimizi, içimizde gerçekleştirdiğimiz bir takım değerlendirmeler sonucunda yaparız. Olayları ya da kişileri belki de bilinçsizce bazı değerlendirmelerden geçirir duygusal davranır bunun sonucunda olaylara sevinir, üzülür, kızar ya da şaşırırken; kişilere kendimizi yakın veya uzak hissederiz. Bu değerlendirmeleri yaparken ve ciddi kararlar verirken ne kadar adaletliyiz?

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI