Ne Diyor Üstad Mehmet Akif ‘Zulmü Alkışlayamam Zalimi Asla Sevemem’ - ASLI MERCAN SARI

16 Aralık 2016 Cuma 08:55

Halep yanıyor ey insanlık Ey güzel kardeşim! Halep kan ağlıyorken bizler nasıl gülebiliriz? Halep insanlığın öldüğü şehir ölmekten korkmayan yiğitlerin şehri. Orada bulunan Ümmet-i Muhammed'in her anı acı ve ızdıraptan ibaretken biz, günlerimizi huzurla geçirebilir miyiz? Yakışır mı Müslümanlığımıza? Onların halinden anlamamız için aynı şeyleri mi yaşamamız gerekiyor? Lütfen gözlerini kapat, bütün insan olabilme çabanla şunları düşün; Bulunduğun sokak ve o sokaktaki evler, insanlar, kimsenin gözünün yaşına bakılmaksızın bombalanıyor. En yakınların, en sevdiklerin, elinden birer birer alınıyor. Kadınların, hele o çocuklar sizin kıyamadığınız üzerine titrediğiniz yemeyip yedirdiğiniz aldığınız ayakkabıya burun kıvıran sevgi sarmalama şımarıklığına boğduğunuz.... Oradaki çocukların tabutları sıra sıra dizilmiş yürek dayanmaz, genç yaştaki kızların iffetinin önüne geçiliyor. Ve sen bir köşeye sıkışmış, yalnızca Allah'a sığınıyorsun... Eğer gerçekten tüm bunları düşünebilirsen, içinin nasıl titrediğini, tüylerinin nasıl diken diken olduğunu göreceksin.

 Ve çok güzel bir hadistir okuduğum not alıp ve paylaşmak istediğim;

Nemrud, ona karşı gelen Hz İbrahim peygamberin ateşte yakılması emrini vermiş. Meydanda odunlardan büyük bir yığın yapıp odunları tutuşmuşlar. O kadar büyük bir alevmiş ki bulutlara kadar yükselmiş. Bütün hayvanlar ateşten korkmuş kaçmış. Nemrud, ne güçlü bir kral olduğunu herkes anlasın, görsün istemiş. Nemrud’un askerleri İbrahim peygamber’ i mancınıkla ateşin tam orta yerine atacaklarmış. Bu sırada göklere kadar varan ateşe doğru bir karınca ağzında küçücük bir damla su ile telaşla gidiyormuş. Başka bir karınca onun bu telaşını görüp sormuş acele ile nereye gidiyorsun? Telaşla yetişmeye çalışan karınca, ağzındaki bir damla suyu ellerinin arasına alıp cevap vermiş haberin yok mu? Nemrud, İbrahim peygamberi ateşe atacakmış. Meydana ateşin olduğu yere su götürüyorum. Diğer karınca kahkahalarla gülerek demiş ki senin yanan büyük ateşten haberin yok mu? Ateşe hiç bakmadın mı? Ne kadar büyük, senin bir damla suyun ateşe ne yapabilir ki? Bir damla su taşıyan karınca olsun, hiç olmazsa hangi taraftan olduğum anlaşılır. Hayat akarken geçmişte de günümüzde de zalimler hâkim olsa da gücünüz yettiğince zalime karşı durulmalıdır. Sizden her kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin. Eğer eliyle değiştirmeye gücü yetmezse diliyle, ona da gücü yetmiyorsa kalbiyle. Ve işte bu, imanın en yüksek mertebesidir.” * Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 70

Elimiz ulaşmıyor dilimiz duyulmuyor. Bir tek Allah’ımız var orası kurtlar sofrası olmuşsa kurdunda sahibi Allah sofrasında. İnşallah kurdukları düzen yıkılır başlarına. Uyan artık kardeşim! Artık sana hiçbir faydası olmayan boş işlerle meşgul olmayı bırak. Kendine gel! Yaşayan ölülerden olma! Bilirsin ki Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Yüreğinle, kalbinle, dualarınla ve bedeninle kardeşlerinin yanında ol! Bir yanınla Halep'te ol ve zulüm altındaki diğer İslam topraklarında! Cihat vakti gelip çattığında Hamza Efendimiz gibi cesur ol, gerekirse şehit ol.

 Üstad Necip Fazılın da dediği gibi; ‘Gel gör ki kaç füzeye denk bu müminin duası’ Ama sen sen ol, zulme ve haksızlığa karşı göre göre sessiz kalanlardan olma! O SAP DA KESERDE DÖNER BİR GÜN SANA SESSİZ KALMA!!!

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.