Sayfalarda Minicik Bir Detayla Atılan Başlık; “Öldü” - ASLI MERCAN SARI

4 Nisan 2019 Perşembe 15:45

Toplumun temel taşı nedir? Diye sorduğumuzda hepimizin aklına bir kelime yani bir kavram gelir diye düşünüyorum. Bu sorunun cevabı ‘’aile’’ kelimesidir. Eğitim ailede başlar kelimesidir. Her bebek bir ailenin mucizesi olarak dünyaya gelir. Aile bebek sevincini tadar, bebek doğar, büyür, gelişir. Ailelerimiz ve aile kavramını oluşturan aile bireylerimiz sayesinde büyüyoruz. Bu büyümek eylemi hem mecaz hem gerçek anlamda aslında. Ama son zamanlarda o kadar çok olay duyar olduk ki eğitimin ailede başladığı değil de, çocuğum başımdan gitsin de nasıl giderse gitsin tavırlarına şahit oluyoruz.

Okumayı sevmeyen milletiz biliyorum. Okuduğunuzu ve izlediğinizi umarak makaleme devam etmek istiyorum. Kocaeli'nin Gebze ilçesinde bir öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu yaşamını yitiren müdür başyardımcısı Necmeddin Kuyucu’dan bahsedeceğim. Yine nasıl bir jenarasyon geliyor diye haykıracağım. “Öğrencisi tarafından okuldaki odasında bıçaklanarak öldürülen Gebze Atatürk Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı coğrafya öğretmeni Necmettin Kuyucu.” Ne acı bir haber değil mi? Gazetelerde sıradan bir sayfada minicik bir detayla atılan başlık. Hangi vurdumduymaz ailenin yetiştirip güya bir baltaya sap olsun diye okula gönderdiği, evlat olsa sevilmez denilen insan müsveddesinin öldürdüğü Necmettin Kuyucu…

Ne olursa olsun öğretmenler kendilerine emanet edilen çocukları yetiştirmek üzere özveriyle çalışan, hangi bölgede olursa olsunlar kendilerine emanet edilen çocukları yetiştirmek için büyük gayret ortaya koyuyorlar. Peki, burada ailelere düşen görev nedir? Sahiden o adabı veremiyor muyuz?

Yeni dönem gençliğinde;

Saygımı kaldı? Yok.

Sevgi mi kaldı? Yok.

 Duygu mu kaldı? Yok.

Adap mı kaldı? Yok

Üslup bile yok yok yok! Ağzını eğdirerek konuşmasından tutup, mutsuz anlaşılmayan varlıklar olarak büyüyüp gidiyorlar. Yanı başımızdaki savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen on binlerce insan onları hiç ilgilendirmiyor. Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor. Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri tüm zamanları kendilerine bir işkence olarak görüyorlar. Kendileri için yapılan fedakârlıkların hiç farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendine hizmet etmek için yaratılmış görüyorlar. İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı. Hayatlarında eğlenmeden başka bir amaç olmadığı için artık tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.

Çoğumuz aile eğitim ve öğretimin eksikliğinden, yanlışlığından bahseder ve okullardaki eğitimi yetersiz bulur, beğenmez. Ancak çocuklarımızın kendilerine örnek aldıkları ilk modelin anne ve babaları olduğunu unutur. Herkes işine geldiği gibi, rahatına nasıl gelirse. Şu elinizdeki telefonla sosyal medyada yalan hayat yaşamayı bırakıp biraz evlatlarınızla ilgilenseniz nasıl olur? Yok, efendim ilgilenme sonra eyvah! Sonra istismar da olur, şiddet de olur, cinayetler de olur… Şımarık bir evlat oluverip suçsuz bir insanın canına kıyıp bütün aileyi derbeder eder. Bunun önüne geçemediğin gibi gün geçtikçe daha da artar hale gelir. Eskiden usulü, erkânı, duyguyu, açlığı tokluğu, kimsesizliği, insana, ataya, saygıyı biliyorduk. Çok iyi hatırlıyorum lisedeyken öğretmenlerimizin gölgesinden korkardık. Korku değildi bizimkisi saygıydı efendim! Her sabah ailemiz tembih ederdi evden çıkmadan aman evladım Saygı! Saygı! Saygı! Diye… Soruyorum sizlere; Yeni jenerasyonun bu kadar bozuk bir gidişatla ilerlemesine müsaade eden sizce kimler?

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI