ZORDUR HAYAT YÜKÜNÜN ALTINDA KALMAK (BİR KADIN TANINIDIM KISA HİKAYE ---1---) - ASLI MERCAN SARI

28 Temmuz 2017 Cuma 09:57

Bu gece kalemim parmaklarım arasında sürünüyor. 36 yaşındaki eşini toprağa teslim eden koca yürekli bir kadın tanıdım.

Ağlarken, bir yandan da “İyi ki vardı, iyi ki 2 evladım var diyordu. İyi ki bana onun eşi olma şerefini tattırdı. Kıskanmasıyla beni kimseyle paylaşamaması, duruşu kimseye muhtaç etmeyişi diyerek o güzel günlerin hiç bitmeyecek gibi bir yandan sevgi bir yandan yüreğindeki kor ile bana sevmeyi öğretti diyordu. Ani Ölüm çok zor Aslım çok zor diyordu. Gıpta ettim.  Yutkunarak ekledi o zor günlerimizde nelerle mücadele ettik. Girdiğimiz odanın bir köşesinde eski bir ayna… Önünden geçiyoruz yavaşça yaslandığı duvara bakarak, her seferinde hayallerimiz gibi akıp gidiyor diyor. Yavaşça arkamızı dönüp çıkıyoruz kapıdan ve diğer odaya dalıyorum hızlıca... Çok derin bir nefes alıyorum. Acı çok acı anı yaşıyoruz o anlarda akan gözyaşlarını siliyorum. İşte beynimde toparlayıp köşemde yazarken o güçlü kadının,  hayalleri gibi parmaklarımda hafifçe kayıyor tuşların üzerinden...

İleride çerçeveye hapsolmuş bir fotoğraf görüyorum... Evinde gezdiriyor beni Mutlu günleri hatırlatıyor gülümseyen yüzler… Bir resim köşesi yapmış evinde acısı 5 yıllık fakat 5 saatlik gibi o yüzündeki ifade o asi aykırı duruşu arkasında ne yufka yürekli ne acılı bir hikâye var diyorum tuşlara gözümden yaşlar süzülerek vururken. Sonra ekliyor Diğer bir tarafta soğuk günlerin içimizi ısıtan koru var. Alevlerine sakladığım düşlerim çıkıyor kıvılcım kıvılcım Aslı diyor… İçim yanıyor... Yutkunamıyorum, o anları yaşıyorum adeta çıkıyorum odadan. Ağır ağır soruyorum peki nasıl oldu hepsini anlatacağım diyor Anıların olduğu odadan çıkarken,  basamaklarımız sanki adımlarımızın yetişemeyeceği kadar uzak, aynı kaybolan umutları gibi... Kimi acı olayların içinde bile sevgi ve mutluluk saklı olduğunu yıllar geçse de bitmeyeceğini o zaman fark ettim. O zaman öğrendim, acıyla bitemeyecek sevgilere ulaşmanın erdemini… Sonra pür dikkat tekrar tekrar dinledim gözlerinden yaşlar süzülüyordu; hep evlatlarıma ne diyeceğim diye düşünmüş yıllardır onların psikolojisini nasıl kontrol edebilirim diye kendi derdini unutup varını yoğunu dökmüş yollarına. Çocukları çok küçükmüş çevresindeki pervasızca sadece gereksiz konuşan insanlara karşı dik durmuş ayaklarının üzerinde. Çeşitli kuşkular ve korkular yüzünden kendini o konuşanlara göre şartlandırmak yerine daha güçlü olmuş, acı onu çok yüceltmiş… O zaman idrak ettim. “Bazı sevgiler imkânsız olunca daha da perçinleşir”miş. Ölüm unutturmuyor gerçek sevene Yani, sevmeye devam! Aslıcığım ilk gün ki gibi diyordu. Nasıl öldüğünü tekrar soruyorum, 5 yılda geçen zor günleri evlatlarıyla yaşadıklarını tam anlatacak ağır geliyordu, duraksıyordu, susuyordu. Dilinden cümleler dökülmeye başlarken Aslı! Çok sevmiştim diyordu çok…

O KOCA YÜREKLİ KADIN NESLİHAN. Sanırım gerçek anlamda cesur olmak, dik durmak için öncelikle hayal kırıklıkları yaşamış olmak, dibi görmek sonra büyümek ve olgunlaşmak gerekmiş diyorum.

 İçimi yakan, burkan, kısa hikâyenin devamı diğer köşemde.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI