Telefon aracılığı ile dolandırma suçu - AV. ENES ŞAHİN

17 Nisan 2019 Çarşamba 10:01

Dolandırıcılık, hileli davranışlar gerçekleştirilerek, mağdurun üzerinde kandırma etkisi oluşturarak onun istemediği bir neticeyi meydana getirmesini sağlayarak maddi ve manevi anlamda bir zarara uğramasına yol açmaktır. Burada ana iki unsurdan birisi bu hileli davranışların kasıtlı bir şekilde kandırma amacıyla gerçekleştirilmesi ve mağdurun bu hileli davranışlar etkisiyle neticesini istemediği bir durumu oluşturması durumudur.

Teknolojinin gelişmesi, bazı suçların oluşmasında farklı yöntemlerinde oluşmasına sebep olmuştur. Telefon ve internet insanların birbirlerine ulaşmasında büyük kolaylık sağlamış olup, akabininde de kişilerin kendi kimliklerini gizleyerek başka kişilere zarar verme olasılığını da arttırmış bulunmaktadır.

Son dönemlerde dolandırıcılık suçu gerçekleştirilirken ana yöntem olarak telefon dolandırıcılığı yaygınlaşmaya başlamıştır. Telefon ile mağdurlara ulaşan kişiler, kimi zaman kendilerinin şehit aileleri yararına bir kampanya başlattıklarını belirtip bağış topladığını söylerlerken, kimi zamanda kendilerini hakim savcı diye tanıtarak para toplamaya çalışmaktadırlar. Hatta günümüzde sıkça rastlanan bir dolandırıcılık çeşidi de, kendisinin banka görevlisi olduğunu belirten şahıslar, sizin hesabınıza yanlışlıkla geçmiş bir para olduğunu ve bu paranın hesabınızdan geri alınmadığı takdirde hesabınıza bloke konularak hakkınızda yasal işlemler başlatılacağını belirtip, hesap bilgilerinizi sizden öğrenerek hesabınızda bulunan paraları kendi hesaplarına aktarma yöntemiyle sizi dolandırıp, maddi anlamda zarara uğramanıza neden olmaktadırlar.

Kanunumuz bazı suçların soruşturulmasını ve kovuşturulmasını şikâyete bağlamıştır. Ancak dolandırıcılık bu şekilde şikâyete bağlı olarak soruşturulan ve kovuşturulan suçlar arasında yer almamaktadır. Dolandırıcılık suçunun varlığını tespit eden mercilerin re’sen soruşturma yetkisi bulunmaktadır. Normal şartlarda dolandırıcılık suçları uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almasına rağmen, nitelikli dolandırıcılık suçu uzlaşma kapsamında yer alan suçlar arasında bulunmamaktadır.

Nitelikli dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanunu’ nun 158. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre dolandırıcılık suçunun; Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanılması, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılması, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılmasıyla, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılmasıyla, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, sigorta bedelini almak maksadıyla, kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlendiği takdirde dolandırıcılık suçunun nitelikli hali meydana gelecek olup, normal şartlarda dolandırıcılık suçunun cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası iken, nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası ç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası şeklindedir.

Dolandırıcılık suçu kişilerin maddi ve manevi anlamda zarara uğramasına neden olan, kişiler arasında güven ve inanç ortamını yok eden, ciddi anlamda kötü bir suçtur. İnsanların birbirlerine güven sağlıklı ve huzurlu bir ortamda yaşamalarını yok ederek toplum barışına büyük zarar verilmiş olunur. Bundan dolayı olarak da bu tarz suçları gerçekleştiren kişiler hakkında daha ağır yaptırımlarda bulunulması, bu suçu gerçekleştirmeyi düşünen kişiler açısından daha büyük caydırıcılık teşkil edecektir. Toplum barışına ve huzuruna zarar vermemek için insanlarla iyi geçinmeli, her türlü suç oluşturacak eylemden uzak durmalıyız.

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.