Yeryüzünün İlk Hukuk Tanrıçası; Ma’at - AV. MELİS ATICI ÖZKAYA

20 Kasım 2019 Çarşamba 01:54

Antik Mısır mitelojisine göre evren oluşmadan önce büyük bir kaos vardı…

Bütün evren düzensizlik içerisindeydi…

Bütün her şeyin doğru yönetilmesi için tanrılar ve tanrıçalar seçilmişti…

Tanrı ATUM varoluşu başlatmış ve evren yaratıldıktan sonra düzensizliği düzene sokmak için maat tanrıçası doğmuştur.

Günümüzde en bilinenlerden; güneş tanrısı RA, güzellik tanrıçası Nefertiti, bereket tanrıçası İSİS, doğruluk ve adalet tanrıçası MA’AT gibi sıralanabilir…

Maad kelimesi Arapçada tekrar geri dönülücek yer, kökü MA kelimesi de Arapçada su anlamına gelmektedir.

Maat’ın kaostan sonra oluşan evrenin düzenini sağladığına inanılırdı…

Kısacası,”Maat” düzene ait bütün yasaları temsil eder; özellikle de doğa yasalarını…

En önemli görevlerinden biri, Tanrı Ra ile birlikte saltanat kayığına binerek batan güneşin ertesi gün doğmasını sağlamak. Bu sayede karanlıklar içindeki dünya yeniden düzene girecektir.

Maat evrene düzen sağlamak için yasalar koymuştur, günüzümüz kanunları gibidir…

Belki de bilinen ilk kanun; Ma’at’ın kanunlarıdır…

Aslında Ma’at yasası dendiği zaman da söylenmek istenen “birlik yasası”dır…

Bu yasaya göre evrendeki her varlığın birbiriyle bağlantılı olduğu ve birbirinin tamamlayıcısı olduğudur…

Ma’at yasası çerçevesinde tüm varlıkların eylemleri birbirini etkilemekte, yaşamın akışını olumlu veya olumsuz yöne çevirebilmekteydi.

Meslek hayatıma henüz yeni başlamışken, Antik Mısır’a olan ilgim dolayısıyla araştırmaya koyuldum ve bir sürü kitaplar okumaya başlamıştım…

Sorgulamayı çok seven bir karekterimdir. Antik Mısır ve bu çağda bizim bile aklımızın almadığı teknolojileri hep ilgimi çekmiştir. Bu yüzden tanrıları ve tanrıçaları araştırmaya koyuldum…

Okuduğum makale ve kitaplarda içlerinde en dikkatimi çeken masal diyarlarının en uçlarına götüren “Maat” olmuştu…

Öyle ki meslek hayatıma atıldığımda ofisime bir isim vermem gerektiğinde hiç düşünmeden “MAAT” demiştim… Hiç istinasız herkes sordu; “Neden MAAT?”

Anlatması hep çok keyifli oldu bana…

Bu hafta da sizlere hepimizin bilmesi gerekmese de en azından yazıyı okurken içimizdeki çocuk yanımızı bir kere daha hatırlayacağınızı düşünerek anlatmak istedim…

Adaletin ve doğruluğun tanrıçası MA’AT…

Eski Mısır döneminde, Mısırlılar Ma’at’a büyük bir aşk ile bağlılardı…

Çünkü o düzen sağlayan, kuralları ve kanunları olandı. Bu kanunlara da uyulmadığında cezalandırılacaklarını biliyorlardı…

Ma’at bilinen resimlerde çok uzun boylu bir kadın ya da dizlerinin üzerine çökmüş uzun ve geniş kanatlara sahip bayan olarak tasvir edilmiştir…

Çok güzel ve kafasında deve kuşu tüyü olarak görülen, tacının içinde tüyü olan bir kadın…

Öyle ki onu temsil eden önemli şey kafasında taşıdığı tüydür…

Gelelim hikâyeye...

Antik Mısır’da bir kimse öldüğünde…

Ölen kişinin kalbi bedeninden çıkarılıp, Ma’at’ın adalet terazisine getirilirdi…

Terazinin bir kesesine ölen kişinin kalbi, diğer kesesine Ma’at’ın sembolü olan deve kuşu tüğü konurdu…

Eğer ki; ölen kişinin kalbi kuş tüyünden hafif ya da dengede olursa kişinin ruhu tanrılarla birlikte yaşamaya hak kazanıyor. Ölümden sonra hayat olduğuna büyük bir inançla bağlı olan halk, ölen kişinin tanrılarla birlikte yaşacağına inanıyor çoğu zaman ölen kişi mumyalanıryordu.

Eğer ki; ölen kişinin kalbi kuş tüyünden ağır olursa; onun günahkâr olduğuna inanılıyor, ruhunun tanrılarla yaşamayacağına inanılıyor ve bedeni yer altına gömülüyor…

Böylelikle yer altında ölüler ülkesinde yaşamaya mahkûm olduğuna inanıyorlardı…

Bu yargılamalardan o kadar korkmuşlardır ki, günah işlemediği, işlediği günahtan arındığı üzerine belgeleri mezarlara yerleştirmişler; yapılan iyilikleri anlatan ve tasvir eden duvar resimleri yapmışlardır.

İşte hukuk ve doğruluk tanrıçası Ma’at benim ve benim gibi birçok insanın hayatını etkileşmiştir…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI