Arkadaşların Birbirlerine Karşı Ahlaki Görevleri - BARIŞ SANIGÖK

21 Aralık 2019 Cumartesi 00:45

Sorumluluk; kişinin kendi davranışlarının sonuçlarını üstlenmesi anlamına gelir. Sorumluluk duygusu davranışlarımıza yön verir ve hayatımızı anlamlı hale getirir. Sorumluluk bilinciyle hareket edenler sahip oldukları nimetlerin farkına vararak huzurlu yaşarlar.

Kur’an-i Kerim’de “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.” (Kıyamet - 36) buyrularak insanın dünya hayatında başıboş ve sorumsuz bırakılmadığı aksine insanların tüm eylemlerinden sorumlu oldukları bildirilmiştir.

Müslüman, günü geldiğinde yaptıklarının hesabını vereceği bilinciyle hareket eder. Bu bilinç, insana Allah’a (c.c) karşı sorumluluklarını hatırlatır. Her insan, günü geldiğinde yükümlülüklerini hakkıyla yerine getirip getirmediğinden sorgulanacaktır. Kur’an-i Kerim’de bu konuyla ilgili olarak şöyle buyrulmuştur: “Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.” (Zilzal 7- 8)

İslam dininde güvenilir ve öğütçü din kardeşleriyle oturup kalkmanın tavsiye edildiği gibi, birbirlerine hayırlı ve doğru yolu göstermekle de görevlidirler ve konudan kaçınmamaları gerekmektedir. Çünkü gerçek arkadaş, arkadaşının eksikliğini ona söyleyendir.

Bir hadiste şöyle nakledilmiştir:

Dostun, seni kötülükten men edendir. Düşmanın ise, seni aldatan kişidir. Yani kötü işlerini iyi gösterendir.

Ehl-i Beyt hadislerinde şöyle bir kısa geçiyor:

Ey Salih! Seni, iyiliğini isteyerek ağlatacak bir kimseye uy. İyiliğini istemeyerek seni güldürecek bir kimseye de uyma. Hepiniz yakında Allah’ın huzuruna varacaksınız. Gerçek dostların kimler olduğunu anlayacaksınız.

Yine Ehl-i Beyt hadislerinde şöyle buyurmuştur:

"Bana göre kardeşlerimin en sevilenleri, bana eksikliklerimi gösteren kişilerdir."

Dolayısıyla, arkadaş olduğunu iddia eden ancak gördüğü halde insanın eksiklerini hatırlatmayan ve sessiz kalan bir kimse gerçek arkadaş değildir. İnsana eksiklerini söyleyen düşman (düşmanlık nedeni ile de olsa) ne kadar güzel bir hizmet yapmış olur. Çünkü hatırlatmamış olsaydı kendi eksiklerini böyle kolay bir şekilde anlayamazdı.

Hz. Muhammed (s.a.a) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Mümin müminin aynasıdır. Çünkü kendi kötülüklerini ve eksiklerin onda görür."

Yani insan aynanın karşısında yer aldığı zaman eksiklerini gördüğü gibi, insanın din kardeşi de aynı ayna gibi onun eksiklerini ve kötülüklerini ona gösterir.

Başkalarının ayıplarını araştırmak ve söylemek nasıl çirkin ve haram ise, din kardeşinin eksiklerini gizlemek de hıyanettir. Çünkü mümin ayna gibi olmak zorundadır. Din kardeşinin çirkin davranışlarını ve iyi davranışlarını göstermelidir. Kuşkusuz başkalarına değil yalnızca ona bildirmelidir. Zaten aynanın vazifesi de budur.

Bir hadiste şöyle buyurulmaktadır:

Kim kardeşini kötü bir iş üzere görürse ve gücü yettiği halde ondan onu geri çevirmezse, ona hıyanet etmiştir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI