İptali Günleri - BARIŞ SANIGÖK

28 Aralık 2019 Cumartesi 14:22

Birbara bayramı denilen ve isminin de Azize Barbara’dan aldığını ifade edilen, kültürümüz ve geleneğimiz için çok önem icabet eden Birbara günleri Adana ilimizde yaşayan Aleviler tarafından büyük bir coşku ile kutlanmaya başlandı.

Aralık ayı içinde bulunan ve bu ay başlayan Birbara, yeni yıldan birkaç hafta öncesinden kutlanan bu bayramda eskiden vatandaşlar sabahın erken saatlerinde ayağa kalkıp çoşkuyla, kardeşlikle ve birbirlerine olan bağlılıkla Birbara günlerini

komşularıyla paylaşmak için ellerinde tepsilerle yollara düşerlerdi.

Günümüzde Birbara günlerini kutlamak bazı kişiler tarafından tepki görse de bu bayram ne Hristiyanlikla ne de başka bir dinle kesinlikle alakalı olmayıp, aksine toplumumuzda paylaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği, birlik ve beraberliği kuvvetlendiren, sevgi ve saygı tohumlarını birbirimize pekiştirmeyi daha fazla arttıran bu bayram, Arapça ile Birbara denilen asıl ismi Azize Barbara’dan gelmektedir. Hz. Birbara Hz. Meryem'in hizmetçisi idi. Putperest bir toplumdan uzak, müjde ile gelen tevhid inancına sahip olduğu için zulme uğradı.

Birbara bayramı 16 Aralık öğleden sonra başlar ve ertesi gün 17 Aralık günü biter.

Birbara günü herkes birbirinden hububat yani baklagiller alır, komşulardan toplanan buğday, fasulye, nohut, mercimek v b. hep birlikte haşlanır ve yardım amaçlı dağıtılır. Özellikle Arap Alevileri'nin kutladığı ve Aralık ayı içerisinde yeni yıldan birkaç hafta öncesinde başlayıp her hafta bir çeşit tatlı yapıp dağıttıkları önemli günlerdir. İptali günlerine ait her mübarek güne ait olmak kaydıyle sırasıyla Hububat, Kreykuşet, İmleytüt, İmfeyşet ve Kneyfi yapılır.

Kültürümüz için oldukça önem arz eden Birbara Bayramının tarih içersindeki hadisesini merak edenlere kısaca;

”Santa (Azize) Barbara İzmit’te doğmuştur. Zengin ve asil bir pağan olan babası Dioskoros, Barbara’yι kendisinden ayrιlmasιn diye bir kuleye kapatιr. Tevhid dinin habercisi Hz. İsa (a.s)'ın yeryüzüne geleceğini müjdeleyen Hz. Meryem'e yanında hizmetkar olarak kalmayı teklif eder. Bu süreçten sonra öz babası tarafından zulme uğrar. Önce hapsedilir putperest dine derhal tabi olması emredilir. Emre karşı gelen Hz. Birbara babası tarafından başı kesilir. O an hava açık ve aydınlık idi. Birden gökyüzünden Dioskoros'un başına bir yıldırım düşer ve olduğu yerde ölür. Gümüzde denizcilerin ve marangozcuların yani ağır ve tehlikeli işlerde çalışanların kurtarıcısı olarak tarihe geçer. Başka bir hadiste ise Hz. Nuh (a.s) da tufandan sonra gemi Birbara günü karaya oturur ve gemiden inenlere mahsus hububat yani baklagiller dağıtır. Hz. Nuh (a.s) Allah'a iman etmeyen kavmine bedduada bulunmuş;

"Nûh "Rabbim" dedi, "Yeryüzünde inkârcılardan hiç kimseyi sağ bırakma!"

"Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar, günahkar nankör nesillerden başkasını da yetiştirmezler." (Nuh 26-27) ayetlerinde geçmektedir.

Sevgili okurlar,

Nûh peygamber, artık bundan sonra inkârcılar arasından kendisine iman edenlerin çıkmayacağını vahiy yoluyla öğrenince yeryüzünde inkârcılardan hiç kimseyi bırakmamasını Allah-u Teâlâ’dan dua ile niyazda bulunmuştur. Ayetin devamı Hz. Nûh’un kişisel sebeplerden değil, gelecek nesillerin kurtuluşu için böyle bir bedduada bulunduğunu göstermektedir.

Biz de günümüz inkarcılarına, bizi birbirimize küstürmeye uğraşanlara, kardeşlik akrabalık bağlarımızı koparmaya çalışanlara, içimize kin ve nifak tohumları ekip bizi bölmek isteyenlere Hz. Nuh (a.s)'ın ayette ettiği bedduayı gelecek neslin korunması için tek kahredici olan İlahımızdan diliyor ve istiyoruz;

Ya Rabbi yeryüzünde bir tane zalim ve gaddar, Allah'ın yolundan saptıran bir kul bırakma...

Ayrıca, bugüne mahsus 'Birbara tekket fara' deyiminin söylenmesi türkçe mealen fare zıpladı yani artık günlerin çabuk geçeceği anlamındadır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI