Kerbelâ - BARIŞ SANIGÖK

9 Eylül 2019 Pazartesi 00:35

10 Ekim 680, Hicri 10 Muharrem günü vuku bulan bu olay İnsanlık ayıbıdır Kanlı ve Gamlı Kerbelâ. İrak sınırları içinde bulunur. 72 kişi ile yola çıkan Ehl-i Beyt'in kendisi olan Hz. Hüseyin (a.s)'ın zorla Halife olan Muaviye ile 4500 kişilik ordusu ile mücadelesidir.

Oysa ki Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz;

"Hüseyin benden Ben de Hüseyin'denim. Hüseyin' i seven Allah daha çok sever.'' diye buyurmuştu...

Kerbelâ'da yaşananlar her yıl Şiî ve Alevîler tarafından Muharrem orucu tutmanın yanı sıra törenler şeklinde, bir kısım Sünni Müslümanlar tarafından da tören yapılmaksızın yalnızca mevlid okunarak ve muharrem orucu tutularak anılır. Yas tutma savaşın gerçekleştiği Muharrem ayının 10'unda (Aşure Günü) doruğa çıkar. Bu günde konuşmalar yapılır, yapılanlar tiyatro şeklinde canlandırılır ve ağıtlar yakılır. Hz. Hüseyin (a.s)'ın neden hayatını feda ettiği özellikle vurgulanır. Dini değiştirmeye çalışanlara fırsat vermediği,  Baskıya ve zulme teslim olmadığı belirtilir. Aynı şekilde Hz. Muhammed (s.a.â)'in torunu, yani peygamber soyu Hz. Hüseyin (a.s)'ın Kerbelâ'da dünyasını değiştirmesi hadisesi, Sünnilikte de üzücü bir olay olarak kabul edilip, Yezid, Sünni cemaat içerisinde sıklıkla yerilse bile ve Sünnilikte isim olarak neredeyse hiç kullanılmasa da Ehli Sünnet inancında yas tutmak câiz olmadığı için Kerbelâ Olayı, Sünnilikte Şiâ'dakine benzer bir şekilde her yıl törenlerle anılmaz.

Ali bin Ebu Talib ile Muaviye arasında gerçekleşen Sıffin Savaşı sonrasında İslam Devleti ikiye bölünmüştü. Hz. Ali (a.s)'ın yönetiminde başkenti Kûfe olan ve Muaviye'nin yönetiminde başkenti Şam olan iki devlet kurulmuştu. Muaviye'nin halkı kışkırtması ve kendine biat etmelerini istemesi sebebiyle tek olan İslam Dini ikiye bölünmüştür.

Hz. Ali (a.s)'ın Mulcem tarafından dünyasını değiştirmesi, daha sonra Muaviye'nin Hz. Hasan (a.s)'a yaptığı baskı ve dayatmasıyla halifeliği Emevi halifesi Muaviye'ye bırakmak zorunda kalması, en sonunda da Hz. Hüseyin ve Yezid arasında gerçekleşen Kerbelâ Savaşı ile bu ayrım derinleşmiş ayrıca Kur-an-î Kerim'in ve Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin mezhebi olmadığı halde, Muaviye'nin yaptığı bu olay sebebiyle İslam'da mezhep ayrılığının temel nedenlerinden biri olmuştur. Bu olay ile Muaviye İlahi emre karşı çıkmış, hem de İslam dininin parçalanmasına ve mezheplere bölünmesine sebep olmuştur.

Cennetin sırrı ve Cennet efendilerinden Hz. Hüseyin (a.s) akıllı ve içtihat sahibidir. Yani ayet ve hadisleri anlamaya ve doğru şekilde yorumlamaya muktedirdir. Ona göre adaletli bir halife olmayan Yezid'in saflarında savaşmak caiz değildir. Hz. Hüseyin (a.s)'a karşı asker göndermesi fâsıklığını kuvvetlendirir. Bu nedenle Hz. Hüseyin (a.s)'ın şehit, ecirli ve sevaplı olduğunu belirtir.

Unutmayın;

Hz. Hüseyin (a.s)'ın misali Hz. İsa (a.s)'ın misali gibidir.

Peygamber Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin biricik torunu, İmam Ali (a.s)'ın oğlu, ‘Cennet gençlerinin efendisi’ soruyordu:

“Birinizin canına kıydım da mı, beni öldürmek istiyorsunuz. İçinizden birinin kanını mı akıttım. Bir kimsenin malını mı gasp ettim? Evet ne yaptım, söyleyin! Suçum nedir benim?”

Şimdi sorarım size Hz. Hüseyin (a.s)'ın şehit edildiğinin yasını mı tutuyorsunuz. Yoksa ihanet edişinizi mi kutluyorsunuz…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI