Nevruz - BARIŞ SANIGÖK

31 Mart 2020 Salı 00:50

Farsça'da "yeni gün" anlamına gelen Nevruz, yaygın olarak "baharın gelişini kutlamak üzere yapılan tabiat bayramı" olarak bilinmektedir. Kökeni eski İranlılar (Farisi) arasında baharın gelişini kutlamak için yapılan özel tören ve bayramlara verilmiştir. Bu tören ve bayramlar İran güneş takviminin ilk ayı olan Nisan'ın (Farvardin) ilk günü başlar ve on iki gün sürer.

Dünya genelinde Miladı Takvim 21 Mart olarak Nevruz ilan edilmiştir. Oysa tarihi kitaplarda Miladi takvim 30 Mart, Rumi takvime göre ise17 Mart günü Nevruz başlar. Miladi takvime göre 30 Nisan, Rumi takvimde ise 17 Nisan da son Nevruz ile baharın bittiğini mevsimi yaz ayına teslim ettiğini bildirir.

Günümüzüze ise Nevruzun kökenine ilişkin olarak üç destan gösterilmektedir. Bunlardan gerçek olanı Fars kültürüne ait olanıdır. Bazı kayıtlarda Nevruzun, Farisiler döneminde Fars Devleti Kralı Cemşîd'in Bâbil'e girdiği günü anlatan hikâye tarzı anlatımlara dayandırılır. İkinci destana göre -ki bu Kurmanç ve Zazalar'a mal edilmektedir- Kawa adlı bir demirci ustasının zalim hükümdar Dahhak'e karşı dağlarda Nevruz ateşi yakarak başlattığı ayaklanmadır. Üçüncüsi ise Ergenekon destanı olarak bilinir.

Nevruz ile ilgili olarak Osmanlı şairleri, Ramazan bayramı ve diğer bayramlarda olduğu gibi, devlet erkânından ödül (câize) alabilmek için onlara kasideler sunmuşlardır. Bu tür kaside ve gazellere "Nevrûziyye" denilmektedir.

Nef'î'nin "Nevruz" gazelinden bir beyit:

Erişdi bahar oldu yine hemdem-i nevrûz

Şâd etse n'ola dilleri câm-ı Cem'i nevrûz.

Pir Sultan Abdal'ın nevrûziyyesinden bir dörtlük:

"Âşık olan canlar bugün gelirler

Sultan nevrûz günü birlik olurlar

Hallâk-ı cihândan ziyâ olurlar

Himmeti erince nevrûz sultanın."

Bayramların halkın ruhu olduğunu, kök ve devamlılık bilincini diri tutuğunu bilen Sovyetler, dinî inançlar kadar bu tür bayramları da yasaklamışlar, unutturmaya çalışmışlardır. Bugün Türkmenistan'da 1992 yılında beri nevruz millî bayram olarak kutlanmakta, ülkemizde de bu amaçla törenler düzenlenmektedir.

Bu törenleri yapma ve ona katılmanın dinî hükmü törenin sebep, içerik ve amacına bağlıdır.

Şiî, Alevî ve Bektaşî Türk topluluklarında olduğu kadar Sünnî topluluklarda da Nevruz geleneği yaygın olarak görülmektedir. Osmanlı Devleti'nde Nevruz, Sünnî kesim tarafından da kutlanmıştır.

İslâmî dönemlerde Nevruz, Zerdüştî kimliğinden çıkarak varlığını İran'ın millî bayramı olarak devam ettirdi. Şiî gelenekte yerleşik bulunan anlayışa göre Peygamber Hz. Adem (a.s)'ın yaratılması, Allah'ın beşeriyetle ahid yapması; Hz. İbrâhim (a.s)'ın putları kırması; Hz. Muhammed (a.s)'ı  Hz. Ali'yi yanına alarak Mekke'deki putları kırması ve Hz. Ali'yi halife olarak tayin etmesi yine Nevruz gününde gerçekleşmiştir. Sâsânî döneminde Baharda başlayan Nevruz törenleri, yazın bitiş bayramı olan Mihricân ile birleştirildi. İslam peygamberi Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz döneminden günümüze dek Nevruz, dini bayram telakki şeklinde kutlanır olup, ateş yakmak kaydiyle oluşan kutlamaları tasvip etmedi. O (s.a.â) ateşi değil bize nuru tarif etti. Oysa insanlların çoğu, tarif edileni değil aksine tahrif edilenin yolunda çizgisini belli etti..

Yine Zerdüşt geleneğinde ise Nevruz şafakla birlikte başlar. Zerdüştî gelenekte bu bayramın bir başka amacı da ateş ve onun ilâhî koruyucusu Artavahişt'i (bir nevi melek) anmaktır. Baharın bu ilk günü, kışın yer altındaki varlıkları korumak üzere yer altına inen ve öğlen vakti ile şahıslaştırılan melek Rapithvan'a dualar edilir. Nevruzda bu melek yer altından yeniden yeryüzüne çıkar. Ahamenid kralları (m.ö. 559-330) Nevruzu, merkezleri Persopolis'te kutlarlardı.

Nitekim Nevruz hakkında çok çeşitli farklı inanışlar var. Hemen hemen her dinin mensubu Nevruzu kendine kabul ettirmiş.

Halbuki Nevruzun vermek istediği mesajın gerçeğine pek az kimse sımsıkı sarılmıştır. Dua günüdür Nevruz. Allah'ın yeryüzünde muazzam mucizesini gösterdiği gündür Nevruz. Öyle bir mucize ki Allah (c.c) bugün yeşil örtüsünü mevsimlerden bahara (Nevruza) vermiştir.

Baharın gelişiyle beraber sizin de hayatınıza renk, çiçek kokusu, huzur ve muhabbet gelsin.

Sorunlarınız, derdiniz ve kederiniz gitsin. Yerine iyilik ve güzellikler gelsin. Mutlulukla, umutla her zaman dolun. Buna kalben inanın gerçekten zor değil.

Her zaman her yerde söylediğim gibi enerjinizi yükseltmek ve pozitif olmak bu sizin elinizde.

Çokça şükredin, iyi ve güzel düşüncelere sahip olun. Dünya kurulduğu günden bugüne milyar yıl geçti ve bugün olmuş bahar yine geldi ve Allah'ın izniyle her sene yine gelecek.

Bu güzel mübarek günlerde içinizde ki kasvetten kurtulun. Baharın dünyamızı yeşerttiği gibi siz de içinizde ki umudu yeşertin.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI