Nisan Yağmurunun Şifası, Yeryüzüne İnen Zemzem - BARIŞ SANIGÖK

16 Nisan 2019 Salı 10:16


14 Nisan, Rumi 1 Nisan, Evvel Nisên diye bilinir.
Rasulullâh Hz. Muhammed (s.a.â.) Efendimiz buyurdular ki;
Beni hak Peygamber olarak gönderen Cenâb-ı Hakka yemin ederim ki, çocuğu olmayan bir erkek, bu sudan hanımına içirirse, Allah-u Teâlâ’nın izni ile hanımı hamile kalır,  başı ağrıyan biri bu sudan içerse şifa bulur. İçen kimsenin balgamını keser. Rüzgâr ona zarar vermez, çirkin haller kendisine isabet etmez. Bel ağrısından, karın ağrısından, şikâyeti kalmaz. Alaca hastalığından korkmaz. Göğüs ağrısı çekmez, Kalbine gelen vesvese (evhâm), gönlünden çıkar gider. Kendini çok beğenmek, hased, kibir, düşmanlık, gıybet ve koğuculuk (gibi manevi hastalıklar dâhil), dünyada yaşayan her fani (geçici) olanlar için Allahu Teâlâ’nın izni ile fayda vericidir. Cebrail a.s Bana öyle bir ilaç öğretti ki, (o ilaç sayesinde, insanların) doktorların ilaçlarına hiç ihtiyacı kalmaz.
Eshab-ı Kiram:
O ilaçtan biize de haber ver Ya Rasulullâh dediler,
Rasulullâh Hz. Muhammed (s.a.â) buyurdu:
Nisan yağmurunu alınız (toplayınız) Ona; Fatiha, İhlâs, Felak, Nâs sureleri ile birlikte Allahın isimlerini tesbih ediniz. 26 defa (Subhanallahi vel-hamdu lillêhi velê ilêhe illallâhu vallâhu ekber. Lê havle velê kuvvete illê billêhil-aliyyil-azîm) okuyunuz. Sonra, 7 gün devamlı olarak sabah akşam birer bardak içiniz. Beni hak Peygamber olarak gönderen Cenâb-ı Hakka yemin ederim ki, Cebrâil (a.s) bana dedi ki.
"Bu sudan içen kimsenin, cesedinden, damarından, sinirinden, etlerinden, o kimseye ağrı, acı veren rahatsızlığını Cenâb-ı Hakk giderir ve o kimseye sıhhat ve afiyet verir."
Sevgili okurlar;
Nisan yağmurları olarak bilinen yağmurlar, halk arasında çok değerliydi. 13 Nisan’da başlayan bu yağmurların bolluk, bereket ve şifa getirdiği inanılır, ölüm döşeğindeki hastaların ağzına damlatılırdı.
Rûmî takvime göre nisan ayında yağan yağmurlara verilen isimdir nisan yağmuru. Rûmî takvimle mîlâdî takvim arasında 13 gün fark olduğu için, Milâdî 14 Nisan'da başlayıp 13 Mayıs'ta sona erer. Nisan ayı halk arasında "yağmur ayı" veya "yağar ay" olarak da nitelendirilir. Aynı zamanda "kırkikindi yağmurları" da bu aya rastlar.
Biri ağlamayınca biri gülmez âdet-i cârî,
Zemînin rûyi gülmez ebr-i nîsân olmasa giryân”

Nisan, çiçeklerin açma, çimenlerin yeşerme zamanı. Meyve ağaçları bu ayda çiçeklenir, birçok sebzenin fidesi de nisanda yetişmiş olur. Tarımda verim, önemli ölçüde nisan yağmurlarına bağlıdır. Dîvan şiirinde de "ebr-i nisan" (nisan bulutu) mecâzî mânâda bolluk ve bereketi anlatır.
Fuzûlî dehrden kâm almak olmaz olmadan giryân,

Sadef su almayınca ebr-i nîsandan güher vermez.
(Fuzûlî)

Nisan yağmurları, Mevlevîler tarafından dergâhta toplanıp üzerine duâlar okunarak, bu dergâhın zemzemi olarak dağıtılırdı. Mineral yönünden oldukça zengin olan nisan yağmurları "nisan taşı" denen kaplarda toplanırdı. Nisan taşına Mevlânâ'nın sarığının ucu batırıldığı için "destar suyu" da denirdi.
Nisan aylarında nisan tası, Kubbe-i Hadra'nın (Yeşil Kubbe) hemen altına konur, kazanda toplanan su ziyaretçilere dağıtılırdı. Aynı zamanda insanın iç sıkıntıları gidermek için şifâ niyetine insanlara verildiği gibi tarlalara bereket için saçılırdı.
Eski kaynaklarda göre, çiftçilerin tohum olarak kullandıkları buğday ve arpaların bereket olsun diye nisan tasına konduğu, ekim zamanında da buradan tohumların alınıp diğer tohumların arasına konarak ekilir.
Günümüzde Orta Asya'da, İslam ve Balkan coğrafyalarında, Hızır ile İlyas peygamberlerin Rumî 23 Nisan'da (miladi 6 Mayıs) buluştuğuna inanılır. "Hıdrellez" ismi verilen günde yağan yağmura önem atfedilir. Bolluğun ve bereketin timsâli olan Hızır Peygamber'in evleri ziyâret edeceği inancıyla kaplara yağmur suyu doldurulması âdeti ve yağmur çiğleriyle yoğurt yapma geleneği hâlâ yaşatılıyor. 14 Nisan günü yağan yağmur ile süt mayalanırsa yoğurt olur.

Ayrıca halk arasında Hıdrellez gecesi, yüzük, küpe gibi takılar toplanır, bir toprak çömleğin içine konur, içi suyla doldurulan küpün ağzı bir tülbentle bağlanır ve küp bir Gülfidanının dibine gömülme inancı da vardır. Bunlara "bahtiyar çömleği" veya "martıval çömleği" adı verilir. Sabah topraktan geri çıkarılan çömleğin ağzı mâniler okunarak açılır ve küpten takılar çıkarılmaya başlanır. Çıkan takının sâhibine denk düşen mâni o kimsenin niyetine ve tâlihine karşılık geldiği düşünülür.

Nisan yağmurunun bereketi hakkında tarih kitaplarından topladığım bazı bilgileri sizlere paylaşmak istiyorum.
Halk nezdinde Nisan yağmurlarının üç olağanüstü gücü olduğuna inanılır: Bereket, şifâ, uğur. Anadolu'da nisan yağmuru ile ilgili bazı inanışlar şöyle:
Nisan yağmurları bir kapta toplanır. Üzerine duâlar okunur, sabah aç karna ve akşam birer bardak olmak üzere yedi gün üst üste içilir.
Rûhî bunalım geçirenlere 3 İhlâs sûresi okunarak nisan yağmuru içirilir, nisan yağmuru suyuyla yıkanır.
Nisan yağmurunda ıslanmanın sağlık, uğur getireceğine inanılır. Bu sebeple yağmur başlayınca baş açık bırakılarak ıslanılır.
Nisan yağmuruyla boy abdesti alan kızın kısmeti açılır.
Küçük çocuklara vücutlarına faydalı olsun diye her sabah nisan yağmuru içirilir.
Üzerinden yedi yıl geçen nisan yağmuru suyu zemzem sayılır. Hastalara içirilir. Ölecek hastaların ağzına damlatılır.
Nisan ayının ilk yağmur suyunu içen insanın başı ağrımaz.
Asmanın baharda dallarının kesilmesiyle akan suyu toplanır, içine nisan yağmuru katılır. Bu karışım zemzem niyetine içilir. Ölecek insanlara da bu su içirilir, kefenine sürülür.
-Korkan kişilere, hasta hayvanlara nisan yağmuru içirilir.

İlk nisan yağmuru yağarken evin damına hanedeki insan sayısı kadar taş dizilir. Yağmur dinince taşların altına bakılır. Kimin taşının altından böcek çıkarsa o yıllık rızkının bol olacağına inanılır.

-Zayıf, hastalıklı inekler, buzağılar nisan yağmuruna çıkarılır, ıslatılır, bu yağmur içirilir.
-Kara merkebin kulağından bir parça kan alınarak yedi damla nisan yağmurunun içine karıştırılıp veremli hastaya içirilirse iyileşeceğine inanılır.
-Nisan yağmuru kırk anahtarlı tasa konup üzerine okunur, sinir hastalarına içirilir.
-Nisan ayında ilk yağan yağmur suyuyla yoğurt yapılır.
-Para keseleri bereket için nisan yağmuruyla yıkanır.
-Nisan yağmuruyla yemek pişiren gelecek nisana kadar yokluk çekmez.
-Nisan suyu ambarlara, un sandıklarına bereket olsun diye serpilir.
-Nisan suyu mutfaktaki yiyeceklere bereket düşüncesiyle serpilir.
-Tırnağı makas görmeden avuçları nisan suyuyla yıkanan bebek büyüyünce eli açık, cömert olur.
-Nisan yağmurlarının yedinci günü yağan yağmur yutulursa kapalı kısmetin açılacağına, dileklerin yerine geleceğine inanılır.
-Türbe kapı ve pencerelerine dilek için bağlanan bez parçaları nisan suyuyla yıkanmış olursa dilekler daha çabuk yerine gelir.
-Nisan yağmuru yağmadan sebzeler yenmez.
-Zemzem suyu içine nisan yağmuru katılarak çoğaltılır.
-Nisan yağmurlarıyla yetişen yemlik, madımak, kuşkuş, ebegümeci, ısırgan gibi bitkilerin yapraklarından yapılan yemekler yenilirse o yıl hasta olunmaz.
-Nisan yağmuruyla yıkanan saçlar gürleşir.
-Bitkilerdeki böceklere ilâç olarak nisan suyu serpilir.
-Nisan yağmuru gözlere sürülürse göz ağrısına iyi gelir.
-Nisan yağmuru ile yıkanmış iplere yedi düğüm atılıp yedi âyet okunarak ağrıyan yerlere bağlanır.
-İlk nisan yağmuru suyuyla dua yazılır.
-Nisan yağmurlarının yedinci günü yunus balıkları ağızlarını açıp yağmuru bekler.
-Nisan yağmuru istiridyenin içinde inci, yılanın ağzına düşerse zehir olur.
Evvelâ Nevruz'un yirmisi veli
Ertesi nisan gününün evveli
Yedisi içre yağan nisan-ı has
Ger sadef içre düşerse dürrü has
Gece nisanın yirmi ikisi
Hızır İlyas günüdür bil ertesi.
(Derlenmiştir)

Sevgili okurlar;

Yüce Allah (c.c) bu mubarek gün, Hz. Muhammed (s.a.â) ve Ehli Beyt (s.a) hürmetine bütün hastalarımıza şifa, borçlularımıza eda, dertlilerimize deva, evlilerimize de geçim dirliği versin.

-Kaynak-
-Tefsir-i Kebir (Kuran-ı Kerim Tefsiri)'den

-Edirne Selîmiye Kütüphânesi, Bâdî Efendi Kitapları

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI