Öfkesine Yenik Düşmeyen İnsana Ne Mutlu - BARIŞ SANIGÖK

20 Şubat 2020 Perşembe 01:46

Bir adam, çölden Medine’ye geldi ve Rasul-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.a) Efendimizin huzuruna çıkıp, kendisine bir öğüt ve nasihatte bulunmasını istedi. Rasul-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.a) Efendimizde ona “öfkelenme” diye buyurdu ve bundan fazla bir şey söylemedi.

Adam kabilesine döndü. Kabilesine vardığı zaman kendisinin yokluğunda mühim bir hadisenin çıktığını haber aldı. Öyle ki kendi kavminin gençleri, diğer kabilenin malını çalmış ve onlarda mislini onlara yapmışlar. İşler yavaş yavaş nazikleşmiş, birbirlerinin karşısında saf tutmuşlar ve savaş meydanlarında savaşa hazırlanmışlar. Bu heyecanlandırıcı haberi işitmek, onun öfkesini tahrik etti. Kabilesinden hemen silahını isteyerek kuşandı ve kavminin safına katılarak savaşa hazırlandı.

Bu sırada aklına geçmiş olaylar geldi. Medine’ye gittiğini, neler gördüğünü ve işittiğini, Allah’ın elçisinden bir öğüt istemiş olduğunu ve o hazretin “öfkelenmekten sakın” sözünü hatırladı.

“Niçin heyecanlandım, ne sebeple silah kuşandım ve niçin şimdi kendimi öldürme ve ölmeye hazırladım, niçin sebepsiz yere parlayıp, öfkelendim?” diye düşünceye daldı. “Şimdi o kısa cümleyi kullanmanın tam zamanı” diye kendi kendine düşündü. Öne çıktı ve muhalif safın reisini çağırdı. Dedi ki, “Bu kavga ne içindir? Bizim cahil gençlerimizin tecavüzünün ziyanına bakılırsa, ben kendi malımdam zararı ödemeye hazırım. Küçük bir şey için birbirimizin canına düşmemizin ve kanımızı dökmenin bir faydası yoktur.” Karşı tarafın, bu adamın affa yönelik akıllıca sözlerini işittikten sonra, gayret ve mertlikleri tahrik oldu ve “Biz senden az değiliz mademki durum böyledir, biz de kendi iddiamızdan vaz geçeriz.” dediler.

Her iki saf da barış içinde kendi kabilelerine döndüler…

Sevgili Gazette okurları

Cenab-ı Hak takva sahiplerinin özelliklerini sayarken şöyle buyurur: “Onlar, bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler ve insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.” (Al-i İmran, 134)

Allah Rasûlü Hz. Muhammed (s.a.a) Efendimizde bir hadislerinde, ayette yer alan “kezame” (engelledi, hapsetti) fiilini kullanarak, “Hiçbir kul, Allah katında, O’nun rızasını gözeterek öfkesini yutmasından daha faziletli bir lokma yutmuş değildir” diye buyurmuştur. (Ahmed b. Hanbel, 2, 128)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI