Sevgililer Gününden Geriye Kalan - BARIŞ SANIGÖK

15 Şubat 2020 Cumartesi 10:48

Bazı insanlar, her yıl, 14 Şubat gününü Sevgililer Günü (Valentine Day) olarak kutlamaktadırlar.

Daha önce yazdığım köşe yazılarımda bugün ile alakalı geniş bilgileri de okuyabilirsiniz diyerek kısaca Valentine Day;

Sevgililer Günü, milattan sonra 14 Şubat 270 yılında, yaptığı hata yüzünden hakkında idam kararı verilen Saint Valentine (Aziz Valentin) adıyla bilinen papaz ile bağlantılıdır. O günden bugüne Sevgililer Günü kutlamaları devam etmektedir.

Bugünü kutlayan insanlar, birbirlerine kırmızı güller hediye etmekte, kırmızı giysiler giymekte ve bugün dolayısıyla birbirlerini tebrik etmektedirler. Bazı pastaneler bugün dolayısıyla kırmızı renkte pasta ve şekerlemeler imal etmekte ve bunların üzerine de kalp resimleri yapmaktadırlar. Aslında bunlar hoş ve güzel şeyler.

İslam dinine göre bugünü yani Sevgililer Günü'nü kutlamanın hükmü nedir? Bir günü kutlamak veya bayramlaştırmak ancak bir peygamber hükmündedir. Bu yüzden özel günleri dini ritüele göre kutlamak gerekir.

Elbette komşuluk hakkını gözetmeli,  küçükleri sevindirmeli, büyüklerimizin gönüllerini hoşnut etmeli, ekonomi durumumuza göre esnafımızdan alışveriş yapmalı ve her günü bir bayram coşkusu ile yaşamalı ve kutlamalıyız. Bunları yaparken islam dini vecibelerine göre yapmalıyız ki kat kat sevap kazanalım.

Kitap ve Ehl-i Beyt'ten gelen açık deliller, (İslâm ümmetinin ilk alimleri bunun üzerinde ittifak etmişlerdir) İslam'da kutlanan bayramların sayısı bellidir. En çok kutlananı ise Ramazan bayramı, Kurban bayramı ile Velayet Bayramı olduğuna delalet etmiştir. İslam dini vecibeleri içinde bulunan bayramlar dışında, ister herhangi bir şahıs ile ilgili olsun, ister bir cemaat (topluluk) ile ilgili olsun, ister bir olay ile ilgili olsun veya isterse herhangi bir anlam ifade eden bir bayram olsun, bütün bunlar, dinde sonradan çıkarılan bayramlardır. Müslümanın bu bayramları kutlaması, kabul etmesi, bu bayramlarla sevinç duyması, bu bayramların kutlanmasına herhangi bir yolla yardımcı olması ise asla caiz değildir. Çünkü bu davranış, Allah-u Teala'nın çizdiği sınırları aşmaktadır. Kim de Allah-u Teala'nın çizdiği sınırları aşarsa, nefsine zulmetmiş olur. Eğer kâfirlerin kutladığı bayramlarından biri olması sebebiyle sonradan çıkarılan bir bayrama iştirak ederse (katılırsa), günah üstüne günah kazanmış olur. Çünkü bu davranışta onlara benzeme, onlara sevgi ve dostluk besleme sözkonusudur. Oysa Allah-u Teâlâ, aziz kitabı Kur'an-ı Kerîm'de müminleri, kâfirlere benzemekten, onlara sevgi ve dostluk beslemekten şiddetle yasaklamıştır.

Peygamber Hz. Muhammed (s.a.a)'den de sâbit olduğuna göre o şöyle buyurmuştur:

"Her kim, bir topluluğa (kavme) benzerse (onların giyindiği gibi giyinirse, gittiği yolda giderse ve onların işlediği fiilleri işlerse, günah ve sevap bakımından) o da onlardandır." (Ebu Davud ve Ahmed)

Sevgili Gazette okurları,

14 Şubat Sevgililer gününde sevdiklerinize değer veriyor, onların gönüllerini hoşnut etmek için çaba sarfediyor ve birçok hediyeler alıyorsunuz. Elbette bu çok güzel bir davranıştır. Ancak bunları yaparken bunu bugüne mahsup etmemelisiniz. Sevdiklerinize hergün değer vermeli, sadece bugün değil her müsait olduğunuzda gönüllerini hoşnut etmeli ve onlara hediyeler almalısınız. Sıla-i rahimi ne olursa olsun asla kesmemeli aksine akraba bağlarını güçlendirici, barışçıl meseleler ile karşılamalısınız ki Kur'ân-î Kerim'de bahsedilen Allah'ın sevdiği kullar arasında olasınız. 

14 Şubat sevgililer gününe sahip çıktığımız kadar keşke islam dininin getirdiği o mesajlara sahip çıkıp değer verilse.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI