Temizlik İmanın Yarısıdır - BARIŞ SANIGÖK

24 Aralık 2019 Salı 10:59

Yüce Allah, inananların niçin temiz olmasını istemiştir?

Temizlik; bedenin, elbisenin, yiyeceklerin, içeceklerin ve çevrenin kirlerden arındırılması, aklın ve kalbin kötü duygu ve düşüncelerden uzak tutulmasıdır. Dinimizde temizlik konusuna çok önem verilmiş ve insanların her bakımdan temiz olmaları istenmiştir.

Bazı ibadetlerin yerine getirilmesinden önce temizlenmek şart koşulmuştur. Bu bakımdan temizlik kurallarına uymak, Müslümanlar için dini bir görevdir.

İslam dininin temel ilkelerinden biri temizliktir. Kur’an-i Kerim’de temizliğin önemi ve gerekliliği üzerinde sıkça durulmuştur. İlk indirilen ayetlerde Allah’a (c.c) iman edilmesi emredilmiş ve ardından “Sadece rabbinin büyüklüğünü dile getir. Elbiseni temiz tut, günahlardan uzak dur” ayetleriyle temizliğin önemi vurgulanmıştır. Peygamber Efendimiz de “Temizlik imanın yarısıdır.” buyurarak temizliğin imanla bir bütün olduğunu açıklamıştır. Yüce Allah, kendisine iman eden ve temizliğe gereken özeni gösteren Müslümanları sevdiğini “... Allah tertemiz olanları sever.” ayetiyle bildirmiştir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a) Efendimizde “... Allah temizdir, temizliği sever...” buyurarak Allah’ın (c.c) sevgisini kazanma konusunda temizliğin önemine dikkat çekmiştir.

Ayrıca, Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyuruyor: "Temizlik imanın yarısıdır" (Hadis kitaplarında mevcuttur). Bilim adamları temizlik sayesinde insanın yaklaşık olarak birçok hastalıktan korunmasının mümkün olduğunu söylemişlerdir. Vücudun temiz kalması; onun yapışkan birçok mikrop ve tozdan uzak olması demektir. Bu da başta cilt ve ağız hastalıkları olmak üzere vücudun pek çok hastalıktan korunması anlamına gelir. Devamlı olarak el ve yüzün temiz tutulması, ağız ve burun yoluyla vücuda girebilecek mikropları en az seviyeye indireceğinden, nefes ve yemek borusuna gelebilecek çeşitli hastalıklara karşı da koruyucu vazifesi görmektedir.

Hz. Muhammed (s.a.a) Efendimizin temizlik uygulamalarından birisi de suya bevletmeyi yasaklamış olmasıdır.  Zira insan idrarının içerisinde birçok mikrobun var olduğu ve bu mikropların da su aracılığıyla diğer insanlara geçebildiği tespit edilmiştir. Özellikle de durgun suda bevletmek, tifo, kolera ve çocuk felçliği gibi pek çok bulaşıcı hastalığın yayılmasına sebebiyet verdiği belirtilmiştir. Tıpkı herkese açık olan yüzme havuzlarında olduğu gibi. Bu nedenle Hz. Muhammed (s.a.a) bizleri bu davranıştan yasaklamış, böylece gelebilecek bir takım hastalıklardan uzak ve Allah’ın izniyle mutlu bir hayat yaşamamız için bize bu tavsiyede bulunmuştur.

Allah Rasulü Hz. Muhammed (s.a.a) Efendimizin sünnet olan temizlik uygulamalarından birisi de, uykudan uyanırken elleri yıkamaktır. Bu sayede; uyku esnasında ellere yapışıp orada kalacak mikropların, ter ve benzeri maddelerin giderilmesi sağlanmış olur. Bunun içindir ki; günümüz bilim adamaları, çeşitli hastalıklardan korunmak için elleri yıkamanın önemini vurgulamışlardır. İşte bu açıdan bakıldığında Hz. Muhammed (s.a.a) Efendimizin şu hadisinin ne kadar büyük anlam ifade ettiği açıkça görülecektir: “Sizden biriniz uykusundan uyandığı zaman ellerini üç kere yıkamadan herhangi bir yere dokunmasın” (Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir). Allah Rasulü (s.a.a)’in sünnet olan temizlik uygulamalarından birisi de bevlettikten sonra istinca yapmak yani kurulamak ve bevl mahallini iyice temizlemektir. Bu davranışta bulunmanın tıbbi açıdan önemi oldukça büyüktür. Zira vücuttan çıkan necaseti iyi bir şekilde giderip ortadan kaldırmak, tenasül uzvunda oluşabilecek pek çok hastalıktan insanı korur. İşte Allah Rasulü (s.a.a) temizlik ve tahareti bize emrederken bu durumu önemle belirtmiştir. Bir mümin; vücudun dış kısmını bir takım kir ve mikroplardan, ter ve kötü kokulardan korumak temizlemek amacıyla en azından haftada bir defa yıkanmalıdır. Bu durum insan vücudunu birçok cilt hastalığından koruyacağı gibi, cildin güzel bir şekilde nefes alıp vermesine ve onu korunmasına yardımcı olacaktır. Hem hastalıklardan korunmak için hem de duaların kabulune sebep olan temizliğin bu denli önem ve ehemmiyetini korumak gerekmektedir.

Bilim adamları, dişleri muntazam olarak temizlemenin insan hafızasını güçlendirdiğini keşfetmişlerdir. Bu temizlik sayesinde ağızdaki bakteriler yok olmakta, buna bağlı olarakta bağışıklık sistemi güçlenmektedir.

Bilindiği gibi, dinin temeli ve bütün ibadet ve tâatlerin aslı imana dayanır. İman kalbî bir amel olup, diğer ibadet ve ameller imanın bir parçası değildir. O halde temizlik nasıl imanın yarısı olarak kabul edilebilir? Çünkü temizlik insanın cismiyle ilgili bir ameldir. Ulemâ bunu çeşitli şekillerde açıklamaya çalışmıştır.

Bazılarına göre, temizliğin ecri ve sevabı katlanarak devam eder ve sonunda imanın yarısı kadar sevap kazandırır. Bazı âlimlere göre, iman nasıl önceki günahları yok ederse, abdestli olarak edilen tevbe ve dualarda öylece kabul olur. Dolayısıyla inanan insan, abdestli iken bir de ibadet edip iyi işler yaparsa dinini eksiksiz uygulamış olur. Böylece hem imanı hem ameli tam bir insan olur.

Sevgili okurlar,

-Temizlikle iman arasında yakın bir bağ vardır. Çünkü iman etmeyenin abdestinin veya guslünün hiçbir kıymeti yoktur.

-İman kalp ve gönül temizliğinin, hadesten ve necâsetten temizlenmek de cisim ve vücut temizliğinin temelidir.

-Temizlik, başta namaz olmak üzere abdestli bulunmayı gerektiren ibadetlerimizin sıhhatinin şartıdır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI